İsmini Zagros Dağları'ndan alan 3’üncü Zagros Film Festivali çevrimiçi olarak başladı. Festival Şubat ayının sonuna kadar devam edecek. Festivalde 20 kısa, orta ve uzun metraj film yer alıyor. Bu filmler Kürtçenin farklı lehçeleriyle çekildi.
Tüm filmler İngilizce altyazılı olarak gösterilecek. Festival çevrimiçi olarak gerçekleşiyor ve herkese açık. Bu yılki festival hakkında Elips Haber’e açıklamalarda bulunan festival sorumlusu Simon Süleymani, " İlk yıl 24 bin, ikinci yıl ise 72 bin insan festival filmlerini izledi; toplamda 600 bin insan web sitemizi ziyaret ederek festivale göz attı. Bu, dörde bölünmüş, dili ve kültürü yasaklanmış bir millet için çok iyi bir sonuç” ifadelerini kullandı.
Her yıl Kürt kültürünü yansıtan farklı bir görselle hazırlanan Zagros Film Festivali’nin bu yılki afişinde, Suriye’de savaşan bir Kürt kadının örgülü saçlarının kesilmesi yer alıyor. Görselin Kürtler açısından taşıdığı mesajı sorduğumuz Süleymani şu yanıtı veriyor; “Bu görselle izleyiciye şunu söylüyoruz: Kürtlerin hikâyeleri susturulamaz; kesilen her yerden yeni bir anlatı filizlenir.”

Görsel: Lilian Amir Ali'nin 'Red Room' filminden bir sahne
Simon Süleymani festivalle ilgili sorularımıza şu yanıtları verdi;
“600 bin insan web sitemizi ziyaret ederek festivale göz attı”
1. Zagros Film Festivali bu yıl üçüncü yılını kutluyor. Bu yılın içeriğinden bahseder misiniz?
Evet, Zagros Film Festivali bu yıl üçüncü edisyonuyla yoluna devam ediyor. Festival, online olarak gerçekleşiyor ve Şubat ayı boyunca izleyiciyle buluşuyor. Dünyada online olan dört festivalden biriyiz; ancak konseptini tamamen online olarak belirleyen tek festivaliz.
Bu yıl seçkide, Kurdistan’ın farklı parçalarından ve diasporadan toplam 20 kısa, orta ve uzun metraj film yer alıyor. Her sene Kurdistan’ın bir parçasına odaklanıyor ve oradan filmler alıyoruz. Kurmaca ve belgesel filmlerden oluşan bu seçki, bir ön jüri tarafından sanatsal niteliği, anlatı gücü ve Kürtlerin tarihsel ve güncel deneyimleriyle kurduğu ilişki üzerinden belirlendi.
İlk festivalimiz daha çok sınırlı bir çevreye ulaşırken, bugün dünyanın farklı ülkelerinden binlerce izleyicinin çevrimiçi olarak festivali takip ettiğini görüyoruz. İlk yıl 24 bin, ikinci yıl ise 72 bin insan festival filmlerini izledi; toplamda 600 bin insan web sitemizi ziyaret ederek festivale göz attı. Bu, dörde bölünmüş, dili ve kültürü yasaklanmış bir millet için çok iyi bir sonuç.
Böylece festival tüm sansürleri kırıyor, tüm sınırları yok ediyor. Bu sayede Qamişlo’daki bir Kürt ile Paris’teki bir Kürt aynı anda aynı filmi izleyip aynı duyguyu yaşayabiliyor.

Görsel: Festival sorumlusu Simon Süleymani
“Kürt kadın savaşçının örgülü saçının kesilmesi sadece fiziksel bir saldırı değil”
2. Bu yılki afiş Kürt kadının kesilen örgülü saçlarını merkeze alıyor. Bu görsel hangi mesajları taşıyor?
Bu yılki afiş, hafızayla doğrudan ilişki kuran güçlü bir görsel anlatı sunuyor. Kürt kadınının örgülü saçı, hem kimliği hem de kuşaktan kuşağa aktarılan direnci simgeliyor. Rojava ve Suriye’de yaşanan savaşta bir Kürt kadın savaşçının örgülü saçının cihatçılar tarafından kesilmesi, yalnızca fiziksel bir şiddet değil, aynı zamanda hafızaya ve kimliğe yönelik bir saldırıydı.
Afişte saçın film şeridiyle iç içe geçmesi, sinemanın bu kesintiye uğratılan hafızayı yeniden anlatma ve onarma gücüne işaret ediyor. Bu görselle izleyiciye şunu söylüyoruz: Kürtlerin hikâyeleri susturulamaz; kesilen her yerden yeni bir anlatı filizlenir.
Görsel: Kazım Öz'ün 'White Plan' belgeselinden bir sahne
“Sinemayı Kürtler için bir kimlik inşa aracı olarak görüyoruz”
3. Festival, Kürt sinemasının hangi yönlerini görünür kılmayı hedefliyor?
Zagros Film Festivali, Kürt sinemasını yalnızca politik bir refleks olarak değil, estetik, etik ve insani bir anlatı alanı olarak görünür kılmayı amaçlıyor. Göç, savaş, kadın deneyimi, hafıza, dil ve gündelik hayat gibi temalar filmler aracılığıyla çok katmanlı biçimde ele alınıyor.
Evet, sinemayı Kürtler için bir kimlik inşa aracı olarak görüyoruz; ama bu inşa tek sesli değil. Festival, Kürt sinemasının çoğulluğunu, farklı coğrafyalardan ve kuşaklardan gelen anlatılarını yan yana getirmeyi önemsiyor.
“Festival, bireysel hikâyeler üzerinden kolektif bir hafızaya dokunuyor”
4. Festival, coğrafi olarak bölünmüş Kürtler için nasıl bir anlam taşıyor?
Zagros Film Festivali, coğrafi olarak ayrı düşmüş Kürtlerin duygusal ve kültürel olarak bir araya geldiği sembolik bir buluşma alanı yaratıyor. Çevrimiçi olması da bu anlamda bilinçli bir tercih. Farklı ülkelerde yaşayan Kürtler aynı filmleri izleyerek ortak bir hafıza etrafında buluşabiliyor.
Festival, bireysel hikâyeler üzerinden kolektif bir hafızaya dokunuyor; bastırılmış ya da parçalanmış anlatıları görünür kılarak ortak bir duygu alanı açıyor.

Görsel: Hevar Omar'ın 'No Signal' filminden bir sahne
“Kürt sineması susturulsa bile yeniden konuşmanın bir yolunu buluyor”
5. Bugün Kürt sineması bir ses olsaydı, nasıl bir ses olurdu?
Bugün Kürt sineması tek bir ses değil. Bazen bir çığlık kadar sert, bazen bir ağıt kadar derin, bazen de bir fısıltı kadar sakin. Ama en önemlisi, bu ses ısrarcı. Susturulsa bile yeniden konuşmanın bir yolunu buluyor. Kürt sinemasının gücü de tam olarak bu çok sesliliğinde yatıyor.
“Sinema, kayıt düşmenin ve hakikati gelecek kuşaklara aktarmanın bir yolu”
6. Güncel gelişmeler ışığında sinema ve Kürtler üzerine ne söylemek istersiniz?
Bugün Kürtlerin yaşadığı coğrafyada şiddet, inkâr ve belirsizlik hâlâ devam ediyor. Böyle bir dönemde sinema, yalnızca bir sanat alanı değil; tanıklık etmenin, kayıt düşmenin ve hakikati gelecek kuşaklara aktarmanın bir yolu.
Zagros Film Festivali olarak biz, Kürt sinemasının bu tanıklık gücünü uluslararası alanda daha görünür kılmak ve sinemayı hafızaya sahip çıkan bir direniş biçimi olarak büyütmek istiyoruz.
Zagros film festivalinde yer alan filmleri şu adresten izleyebilirsiniz



