Almanya’da düzenlenen 62. Münih Güvenlik Konferansı (MSC) sona erdi. Üç gün boyunca süren toplantılarda, dünyanın hızla çok kutuplu bir yapıya evrildiği vurgulanırken, “uluslararası düzenin sonu” tartışmaları konferansın ana eksenini oluşturdu.

Friedrich Merz, konferansın açılış konuşmasında kurallara dayalı uluslararası düzenin artık eski haliyle var olmadığını söyledi.

“Bu düzen, en iyi dönemlerinde ne kadar kusurlu olsa da artık bu haliyle bile mevcut değil.” diyen Merz, Berlin Duvarı’nın yıkılmasının ardından oluşan tek kutuplu dünyanın geride kaldığını ifade etti.

ABD’nin küresel liderlik iddiasının sorgulandığını, hatta bu rolü kaybetmiş olabileceğini dile getiren Merz’in sözleri, salonda yeni dönemin belirsizliklerine dair güçlü bir yankı buldu.

“Eski dünya artık yok”

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise konuşmasında, Donald Trump liderliğinde yürütülen “yenilenme sürecine” Avrupa’nın da dahil olması çağrısı yaptı.

Rubio, Avrupa ile ABD arasında yalnızca askeri ve ekonomik değil, kültürel ve manevi bağlar da bulunduğunu belirterek, “Eski dünya artık yok ve jeopolitik açıdan yeni bir çağda yaşıyoruz.” dedi. Amerikalıların “Avrupa’nın bir çocuğu” olduğunu söyleyen Rubio’nun birlikte hareket etme çağrısı, Avrupalı liderlerden olumlu karşılık gördü.

Avrupa savunması ve NATO vurgusu

Pedro Sánchez, dünyanın giderek daha istikrarsız bir hale geldiğini belirterek Avrupa’nın savunma kapasitesini güçlendirmesi gerektiğini söyledi. Nükleer silahlanma yarışına girmenin ise tehlikeli sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Ursula von der Leyen, Avrupa Birliği’nin kurucu anlaşmasında yer alan karşılıklı savunma maddesinin artık hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

Mark Rutte ise AB ile NATO arasındaki iş birliğinin hiç olmadığı kadar güçlü olduğunu söyledi. Ortak kuvvet komutanlıklarının zamanla Avrupalılar tarafından yönetileceğini belirten Rutte, NATO’nun Berlin Duvarı’nın yıkılmasından bu yana en güçlü dönemini yaşadığını kaydetti.

Ukrayna müzakerelerinde Avrupa talebi

Rusya-Ukrayna Savaşı, konferansın ana gündem maddelerinden biri oldu. Liderler, savaşın sona erdirilmesine yönelik müzakerelerde Avrupa’nın mutlaka masada yer alması gerektiğini vurguladı.

Volodimir Zelenski, Avrupa’nın ABD ile birlikte Rusya ve Ukrayna arasındaki müzakerelere katılmasının barış ihtimalini güçlendireceğini söyledi.

Suriye başlığı ve SDG’nin diplomasi trafiği

Konferansın dikkat çeken başlıklarından biri de Suriye oldu. Suriye oturumu ikinci gün ele alınırken, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) heyeti üç gün boyunca yoğun temaslarda bulundu.

SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed; Marco Rubio ve Suriye geçici hükümeti Dışişleri Bakanı Esad Şeybani ile bir araya geldi. Heyet ayrıca Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile de temas kurdu.

ABD, İran ve Rusya bağlantılı gemiye el koydu
ABD, İran ve Rusya bağlantılı gemiye el koydu
İçeriği Görüntüle

SDG temsilcileri, Irak Federe Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ve Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul dahil birçok isimle görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerde, Şam’daki geçici yönetimle olası bir anlaşma sürecinde uluslararası bir garantör mekanizması oluşturulması talebinin dile getirildiği ifade edildi.

Türkiye’den üst düzey katılım

Konferansa Türkiye’den Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, MİT Başkanı İbrahim Kalın, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar ve Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katıldı.

Güvenlik kaynaklarına göre Kalın, İran, Gazze, Suriye ve Kuzey Afrika başta olmak üzere; istihbarat diplomasisi, terörle mücadele, yasa dışı göç ve siber güvenlik konularında temaslarda bulundu.

Kapanışta Rusya’ya baskı çağrısı

Münih Güvenlik Konferansı Vakfı Başkanı Wolfgang Ischinger, kapanış konuşmasında Rusya üzerindeki baskının artırılması gerektiğini vurguladı.

Transatlantik ortakların Moskova’ya karşı daha güçlü ve eş güdümlü adımlar atabileceğini belirten Ischinger, özellikle Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu hava savunma sistemlerinin acilen tedarik edilmesi gerektiğini söyledi. ABD yaptırımlarına ek olarak Avrupa’nın da daha kapsamlı yaptırım paketleri hazırlaması ve “savaşın maliyetini artıracak” seçenekleri değerlendirmesi çağrısında bulundu.

Üç gün süren konferans, eski düzenin çözülüşü ve yeni güç dengelerinin arayışı ekseninde, belirsizliklerle dolu bir dönemin kapısının aralandığı mesajıyla sona erdi.

Kaynak: Ajanslar / Haber Merkezi