AK Parti kurucularından, eski Milli Eğitim Bakanı ve milletvekili Hüseyin Çelik, Geçici Şam Yönetimi’ne bağlı HTŞ unsurlarının Halep’in Kürt mahallelerine yönelik saldırılarının ardından Türkiye’nin tutumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çelik, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Suriye Kürtlerine yönelik yaklaşımın yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Hüseyin Çelik, paylaşımında Türkiye, Irak ve Suriye’de yaşayan Kürtler arasındaki akrabalık ve toplumsal bağlara dikkat çekerek, Suriye Kürtlerinin bütüncül şekilde terör örgütleriyle ilişkilendirilmesini eleştirdi. Türkiye’deki Kürtlerin PKK ile özdeşleştirilmesinin doğru olmadığı gibi, Suriye’de yaşayan Kürtlerin de aynı şekilde topyekûn suçlanmasının insani ve hakkaniyete uygun olmadığını belirtti.

Çelik, Suriye’deki siyasi dengelere ilişkin değerlendirmesinde, geçmişte “terörist” olarak tanımlanan Ahmet eş-Şara ve çevresinin bugün muhatap alınırken, Suriyeli Kürtlerin kanaat önderleriyle herhangi bir diyalog kurulmamasını eleştirdi. Bu durumun hangi diplomatik anlayışla bağdaştığının sorgulanması gerektiğini ifade etti.

Türkiye’nin farklı coğrafyalardaki Müslüman toplulukların sorunlarına duyarlılık gösterdiğini, ayrıca Gagauz Türkleri gibi farklı inanç gruplarına mensup soydaşlarla da yakın ilişkiler kurduğunu hatırlatan Çelik, uzun yıllar Baas rejimi altında temel haklardan mahrum bırakıldığını belirttiği Suriye Kürtlerine yönelik yaklaşımın bu çerçevede çelişkili olduğunu savundu. Suriye Kürtlerinin milyonlarca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Kürdün akrabası olduğuna da dikkat çekti.

Çelik, Milli Savunma Bakanlığı’nın, Suriye hükümetinin talep etmesi halinde Halep’teki çatışmalara destek verilebileceğine yönelik açıklamalarına atıf yaparak, Türkiye’nin taraflardan birine açık destek vermek yerine, çatışan gruplar arasında arabulucu ve hakem rolü üstlenmesinin daha uygun olacağını dile getirdi. Bir tarafla yakınlaşırken diğer tarafa açık bir düşmanlık sergilenmesinin, etkili bir arabuluculuk zemini oluşturamayacağını vurguladı.

Geçmişte Kuzey Irak’taki Kürt yönetimiyle yaşanan sorunlara da değinen Çelik, zaman içinde Türkiye ile bölgesel Kürt yönetimi arasında iyi komşuluk ve iş birliği ilişkilerinin kurulduğunu hatırlattı. Açıklamasının sonunda Japon atasözünden örnek veren Çelik, Suriye Kürtlerine yönelik mevcut politikaların sürdürülmesi halinde “Terörsüz Türkiye” hedefinin gerçekçi olmayacağı uyarısında bulundu.

Çelik’in X üzerinden yaptığı açıklama şu şekilde:

“— Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti’ne yakışan, Suriye’deki Kürt Kardeşlerini Amerika’nın, İsrail’in veya bazı terör örgütlerinin merhametine terk etmemesidir.

— Türkiye’deki bütün Kürtleri PKK ile özdeşleştirmek nasıl ki, doğru değilse, insanî, vicdanî ve hakkaniyete uygun değilse; Suriye’deki bütün Kürtleri de PKK, PKK’nın uzantıları veya sempatizanı olan yapılarla özdeşleştirip onları düşman ilan etmek de o derece insanî, vicdanî ve hakkaniyete uygun değildir.

— “Terörist”likten Suriye Cumhurbaşkanlığı’na terfi ettirilen Ahmet eş’Şara’yı ve ekibini muhatap alıp, Suriyeli Kürtlerin ileri gelenleri ile hiçbir diyalog kurmamak hangi diplomatik zihniyetin eseridir?

— Arakan’daki, Myanmar’daki, Somali’deki, Filistin’deki, özetle dünyanın dört bir yanındaki Müslümanların derdi ile dertlenen, Gagauz yerindeki Hristiyan Türklere “soydaş” diye kucak açan Türkiye Cumhuriyeti ve onun muhafazakâr hükümeti, on yıllarca Baas Rejimi altında inim inim inletilen, en temel insanî haklarından mahrum bırakılan Suriye Kürtlerini hangi insaf, hangi vicdan, hangi akıl ile, sahiplenmek bir yana, nasıl düşman ilan eder?

— Üstelik Suriye Kürtlerinin milyonlarca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Kürdün akrabası olduğunu bile bile…

— Bu insanlarla onların duygudaşlığını bile bile….

— Daha da ötesi, Millî Savunma Bakanlığı’mız, Suriye Hükümeti’nin istemesi halinde, Halep’teki çatışmalarla ilgili olarak onlara destek verebileceğini ilan ediyor.

— Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden ve Türk Milleti’nden beklenen ve yakışacak olan şey, Suriye’deki çatışan gruplar arasında arabuluculuk yapmak ve hakem rolü üstlenmektir.

— Ne var ki, bir tarafa ilan-ı aşk ederek bir tarafa ise aleni düşmanlık yaparak hakemlik yapılamaz, yapmak isteseniz de sizi kimse ciddiye almaz.

— Kuzey Irak’taki Kürtlere de yıllar yılı düşmanlık edildi ama günün sonunda Kuzey Irak’taki Kürt yönetimi ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti son derece iyi komşuluk ve dostluk münasebetleri içindedir.

— Japon atasözü der ki, “arkandan kapattığın kapıyı sert çarpma ola ki geri dönme ihtimalin olur.”

— Suriye Kürtleri ’ne yönelik bugünkü yaklaşım ve politikalarla “Terörsüz Türkiye” süreci, hayal gemisiyle rüya avcılığı yapmaktan öteye geçmez. Benden söylemesi…”

Ekol TV soruşturmasında adı geçen Mübariz Mansimov’dan açıklama
Ekol TV soruşturmasında adı geçen Mübariz Mansimov’dan açıklama
İçeriği Görüntüle

Ekran Görüntüsü 9 1 2026 173757 X.com

Muhabir: Halil Kızılırmak