İBB davasını takip ettiği sırada yaptığı haberler ve YouTube’daki bazı söylemleri nedeniyle “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla gözaltına alınan gazeteci Kayhan Ayhan, "Tek yaptığım gazeteciliktir. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" dedi. Ayhan'ın avukatları da gözaltının hukuka aykırı olduğunu savunarak, dosyanın Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülmesini "yetki gaspı" olarak nitelendirdi. Ayhan’ın gazetesine destek amaçlı atmış olduğu "Kaç kişi gazete alıp destek oldu acaba? İşte böyle böyle özgür basın da yok olup gidiyor. Destek şart” paylaşımının da suç isnadı olarak yöneltildiğini belirten avukatları, “Yalnızca bu durum bile iş bu soruşturma ve gözaltının ne kadar sorumsuzca yapıldığını açıkça ortaya koymaktadır” dedi.
Geceyi Vatan Emniyet'te geçiren Ayhan'ın bugün adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.
Kayhan Ayhan, “Hakim vekile ‘soytarı’ dedi ortalık karıştı” ve “Savcıdan Ekrem İmamoğlu’na ‘Haddini bildiririz’ yanıtı” başlıklı haberleri ile YouTube’daki bazı söylemleri nedeniyle “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla soruşturma başlatıldı. Ayhan, dün sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda gözaltına alındığını duyurdu.
Emniyet’teki ifadesinde, takip ettiği İBB davasında yaşanan somut gerçekleri ve ifadeleri kamuoyuna yorum katmadan aktardığını söyleyen Ayhan, “Burada yazılan ifadeler tamamen davada yargılanan sanıkların savunmalarında yer alan ifadelerdir. Sayın savcılık isterse mahkeme kayıtlarından görüntülere ve ifadelere ulaşabilir. Tek amacım davada yaşananları gazetecilik faaliyetim kapsamında halkın bilmesidir. Bunun dışında şahsım tarafından herhangi bir yorum, ifade barındırmamaktadır. Yaptığım tek iş gazeteciliktir. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir” dedi.
Ayhan’ın avukatlarından Sema Özdemir, müvekkiline yöneltilen suçlamanın hangi beyanlardan kaynaklandığının ortaya konulmadığını savundu. Özdemir, Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesinde düzenlenen "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçunun oluşabilmesi için haberin gerçeğe aykırı olması, kamu barışını bozabilecek nitelikte bulunması ve halk arasında korku ya da panik yaratma kastıyla yayılması gibi unsurların birlikte gerçekleşmesi gerektiğini belirterek, Ayhan'ın paylaşımlarının "görünürdeki gerçeği birebir yansıttığını" ifade etti.
Gözaltı tedbirinin orantısız ve hukuka aykırı olduğunu savunan Özdemir, müvekkilinin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek serbest bırakılmasını talep etti.
Ayhan'ın bir diğer avukatı Enes Hikmet Ermaner da müvekkilinin gece saatlerinde, kanser hastası annesinin yanından gözaltına alınmasının Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki çağrı ve ifade alma usullerine aykırı olduğunu öne sürdü.
Ermaner, soruşturmanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülmesine de tepki göstererek, dosyada terör suçuna ilişkin herhangi bir isnat bulunmadığını, bu nedenle dosyanın Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülmesi gerektiğini savundu.
Ermaner, soruşturmaya konu edilen içeriklerin İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ve kamuoyunda "İBB Davası" olarak bilinen davanın duruşmalarında yaşananlar ile sanık beyanlarından oluştuğunu belirtti.
Müvekkilinin gazetecilik meslek ilkeleri çerçevesinde, kamu yararı doğrultusunda olayları olduğu gibi aktardığını söyleyen Ermaner, BirGün gazetesine destek amacıyla yaptığı "Kaç kişi gazete alıp destek oldu acaba? İşte böyle böyle özgür basın da yok olup gidiyor. Destek şart." paylaşımının da suçlama konusu yapılmasının soruşturmanın hukuki temelini zayıflattığını savundu.
Ermaner, TCK'nin 217/A maddesindeki suçun oluşabilmesi için öncelikle yanıltıcı bir bilginin bulunması ve bunun özel kastla yayılması gerektiğini belirterek, müvekkilinin paylaşımlarında "yanıltıcı bilgiyi bırakın, bilgi dahi bulunmadığını" öne sürdü.
İBB davasındaki duruşmaların sesli ve görüntülü olarak kayda alındığını hatırlatan Ermaner, bu kayıtlar dosyaya getirtilmeden paylaşımların yanıltıcı olduğunun ileri sürülemeyeceğini savunarak, soruşturmanın gazetecilik faaliyetini engellemeye yönelik olduğu değerlendirmesinde bulundu.




