Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, 2017’den bu yana cezaevinde bulunan Osman Kavala’nın ikinci başvurusunda kararını açıkladı. AİHM, Türkiye’nin AİHS’nin 3, 5, 6, 7, 10 ve 11. maddelerini ihlal ettiğine hükmetti. Mahkeme, Kavala’nın mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılması gerektiğini belirtti.
AİHM Büyük Dairesi, Osman Kavala’nın ikinci başvurusunu öncelikli dosyalar arasında ele aldı. 17 yargıçtan oluşan Büyük Daire’de görülen duruşma 2,5 saat sürdü. Kavala duruşmada Prof. Dr. Philip Leach ve Prof. Dr. Başak Çalı’nın liderliğindeki hukuk heyeti tarafından temsil edildi.
Türkiye’yi ise Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanı Abdullah Aydın ile Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Ali Emrah Bozbayındır’ın yer aldığı heyet temsil etti. Duruşmaya AİHM Başkanı Mattias Guyomar başkanlık etti.
Büyük Daire, yaklaşık 5 aylık değerlendirme sürecinin ardından nihai nitelikteki kararını açıkladı.
“Kavala’nın özgürlüğünden mahrum bırakılması kötü niyetli”
Kararı açıklayan AİHM Başkanı Mattias Guyomar, Türkiye’nin Osman Kavala hakkındaki önceki AİHM kararını uygulamadığını vurguladı.
Mahkeme kararında, Kavala’nın tutukluluğunun gerekçeleri arasında Gezi Parkı protestolarındaki rolünün yanı sıra insan hakları savunucusu olmasının da bulunduğunu belirtti. AİHM, yerel makamların Kavala’yı özgürlüğünden mahrum bırakma sürecinde “kötü niyetli” hareket ettiğine hükmetti.
Büyük Daire ayrıca, Kavala’nın Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvurunun sonuçlanmasını beklemesinin gerekli olmadığına karar verdi. Mahkeme, Anayasa Mahkemesi önündeki sürecin uzaması nedeniyle Kavala’nın AİHM’e başvurmadan önce bu sürecin tamamlanmasını beklemek zorunda olmadığı değerlendirmesinde bulundu.
“Mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılmalı”
AİHM Başkanı Guyomar, kararın açıklanması sırasında Türkiye’nin Kavala’nın serbest bırakılmasını sağlaması gerektiğini belirtti. Guyomar, “Mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılmasını sağlaması gerektiğini belirtmektedir” ifadelerini kullandı.
Mahkemenin Kavala'nın ikinci başvurusu hakkında ihlal kararı verdiği Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi maddeleri şöyle:
Madde 3 - İşkence yasağı
Madde 5 - Özgürlük ve güvenlik hakkı
Madde 6 - Adil yargılanma hakkı
Madde 7 - Kanunsuz suç ve ceza olmaz
Madde 10 - İfade özgürlüğü
Madde 11 - Toplantı ve dernek kurma özgürlüğü
Madde 18 - Haklara getirilecek kısıtlanmaların sınırlandırılması
Kavala'nın avukatları, iç hukuk yollarına yaptıkları başvuruların ardından 7 Haziran 2018'de AİHM'e başvurmuştu.
AİHM, 10 Aralık 2019'da Kavala'nın tutukluluğunda özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğine karar vermişti.
Mahkeme ayrıca tutukluluğun Kavala'yı susturma yönünde AİHS'de öngörülmeyen bir amaç taşıdığı sonucuna vararak, özgürlük ve güvenlik hakkıyla bağlantılı olarak 18'inci maddenin de ihlal edildiğine hükmetmişti.
AİHM, Türkiye'nin Kavala'nın tutukluluğuna son vermesi ve "derhal serbest bırakılmasını" sağlaması gerektiğini belirtmiş ancak Kavala tahliye edilmemişti.
Türkiye’de devam eden yargılama sonucunda Kavala, 25 Nisan 2022’de Gezi Parkı eylemleriyle bağlantılı olarak “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış, karar Yargıtay tarafından 2023’te onanarak kesinleşmişti.




