Her 8 kişiden 1'i obeziteyle yaşıyor!
Her 8 kişiden 1'i obeziteyle yaşıyor!
İçeriği Görüntüle

Çocukların sosyal medya kullanımı dünya genelinde giderek daha fazla tartışma konusu olurken, yeni bir araştırma ebeveynlerin de bu platformlara yoğun şekilde bağlı olduğunu ortaya koydu.

Yapılan ankete göre ebeveynlerin yüzde 21’i Facebook, Instagram, X ve LinkedIn gibi sosyal medya platformlarına bağımlı olduğunu kabul ediyor. Katılımcıların yüzde 23’ü ise sosyal medya kullanımı nedeniyle kaygı yaşadığını belirtiyor.

Daily Mail'de yer alan habere göre, araştırmada ayrıca ebeveynlerin yüzde 15’inin, sosyal medyada geçirdikleri süre nedeniyle düzenli olarak üzgün veya depresif hissettiklerini söylediği kaydedildi.

2 binden fazla ebeveyn ve 700 çocuk araştırmaya katıldı

Araştırma kapsamında Birleşik Krallık ve ABD’de yaşayan 2 bin ebeveyn ile 11-17 yaş aralığında 700 çocuk incelendi.

Sonuçlara göre hem ebeveynlerin hem de çocukların büyük bölümü sosyal medya kullanımıyla bağlantılı fiziksel veya duygusal belirtiler yaşadığını ifade etti.

Katılımcıların yüzde 68’i ebeveynlerde, yüzde 66’sı ise çocuklarda sosyal medya kullanımına bağlı en az bir fiziksel ya da duygusal sorun görüldüğünü bildirdi.

Birçok ülkede 16 yaş altındaki çocuklar için sosyal medya yasakları tartışılırken, uzmanlar ebeveynlerin kendi sosyal medya kullanımının çocuklar üzerinde daha büyük etki yarattığını belirtiyor.

Geçen yıl Journal of Paediatric Nursing dergisinde yayımlanan bir akademik çalışma da bu görüşü destekliyor.

Araştırmaya göre telefonlarına sık sık bakan veya sosyal medya uygulamalarında çok zaman geçiren ebeveynlerin çocukları, sosyal medyayı daha yoğun ve problemli şekilde kullanma eğilimi gösteriyor.

Bu durum, bazı ebeveynlerin çocuklarının telefonlarını sık sık alarak veya kullanım kurallarını sıkılaştırarak kontrol etmeye çalışmasına rağmen değişmeyebiliyor.

Gelir ve sosyal sınıf belirleyici değil

Çeşitli araştırmalar sosyal medya bağımlılığı açısından gelir düzeyinin belirleyici olmadığını da ortaya koyuyor.

Daha varlıklı ailelerin çocukları, birden fazla cihaza erişim imkanına sahip olsalar da, sosyal medya bağımlılığı açısından daha düşük gelirli ailelerin çocuklarıyla benzer riskler taşıyabiliyor.

Sosyal medya yasağı tartışmaları

Birçok ülke, Avustralya’nın 16 yaş altına sosyal medya yasağı getirme planını yakından takip ediyor ve benzer düzenlemeleri değerlendiriyor.

Ancak teknoloji girişimcisi ve çocukların çevrim içi güvenliğini geliştirmeyi amaçlayan Sway.ly uygulamasının kurucusu Mike Bennett’e göre bu tür yasakların uygulanması zor olabilir.

Bennett, çocukların yasakları aşmanın yollarını bulabileceğini ve bunun onları daha az denetlenen internet ortamlarına yönlendirebileceğini belirtiyor.

“Asal sorun ailedeki dijital davranış”

Bennett’e göre sosyal medya kullanımını belirleyen en önemli faktör çocukların yaşı değil, ebeveynlerin çevrim içi davranışları.

“Birçok ebeveyn çocukların sosyal medyada fazla zaman geçirmesinin zararlı olduğunu düşünüyor ve yaklaşık yüzde 70’i 16 yaş altı için daha sıkı yaş doğrulama sistemlerini destekliyor” dedi.

Ancak Bennett, yasakların tek başına çözüm olmayacağını vurguladı.

Uzmanlar eğitim ve açık iletişim öneriyor

Uzmanlara göre çocukların sosyal medya kullanımını yönetmenin en etkili yolu yasaklardan çok eğitim ve aile içi iletişim.

Bennett, ebeveynlerin çocuklarıyla sosyal medya içerikleri hakkında konuşmasının, sınırlar belirlemesinin ve çevrim içi deneyimleri birlikte değerlendirmesinin riskleri önemli ölçüde azaltabileceğini söyledi.

“Çocukların paniğe değil, rehberliğe ihtiyacı var” diyen Bennett, ailelerin birlikte sosyal medyada ne kadar zaman geçirdiklerini ve hangi içerikleri gördüklerini konuşmasının sağlıklı dijital alışkanlıklar geliştirmede kritik rol oynadığını ifade etti.

Bennett’e göre çocukların ve ebeveynlerin birlikte bilinçlendirilmesi, daha sağlıklı bir dijital yaşamın anahtarı olabilir.

Kaynak: Haber Merkezi