Halk TV'de gerçekleşen polis baskını ve sonrasındaki kayyım atama kararı, kanalın tepe yönetiminde büyük bir istifa dalgasına yol açtı. Kanalın Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş ile Program Koordinatörü Kürşad Oğuz, yeni yönetim anlayışı altında görev yapmayı reddederek kanalla yollarını ayırdıklarını peş peşe duyurdu.
Suat Toktaş istifa etti
Sosyal medya hesabı üzerinden kararı paylaşan Toktaş, "Kayyum altında çalışmayı reddederek Halk TV genel yayın yönetmenliğinden istifa ettim" ifadelerini kullandı. Resmi istifa dilekçesini de kamuoyuyla paylaşan deneyimli gazeteci, Ocak 2024'ten bu yana sürdürdüğü görevini tamamen bıraktığını ilan etti.
Kayyum altında çalışmayı redderek Halk TV genel yayın yönetmenliğinden istifa ettim. https://t.co/y8Ta3gNcgD
— Suat Toktaş (@SuatToktas) October 16, 2026
Kürşad Oğuz istifa etti
Kanalın Program Koordinatörü Kürşad Oğuz da istifasını açıkladı. Oğuz, baskının gerçekleştiği ilk gün kayyım yönetimine kendileriyle çalışmayacağını doğrudan ilettiğini belirtti. Sosyal medyadaki veda mesajında, Halk TV çatısı altında geçirdiği üç yıl boyunca özgür bir çalışma ortamı bulduğunu ifade eden Oğuz, bu imkanı sağlayanlara teşekkür ederek geleceğe yönelik güzel günlerin geleceğine olan inancını paylaştı.
Baskın günü kayyıma kendileriyle çalışmayacağımı açıkça söylemiştim. Size söylemediğimi farkettim. Halk TV’deki tüm görevlerimden ayrıldım. Üç yıl özgürce çalıştım; bunu sağlayanların hakkını ödeyemem. Darısı gelecek güzel günlere. Üç yıl öncesinden bir de anı kalsın burada. https://t.co/wlUcdxbjfR
— Kürşad Oğuz (@kursadoguz) October 16, 2026
Halk TV'de ne oldu?
Halk TV’nin İstanbul Zeytinburnu’ndaki merkez binasına 14 Ekim 2026 sabahı erken saatlerde polis baskını düzenlendi ve kanala Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kayyım atandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, operasyonun kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu hakkında yürütülen "rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve kara para aklama" soruşturması kapsamında yapıldığını açıkladı. Baskının ardından televizyonun canlı yayınları kesildi, çalışanlar zorunlu izne çıkarıldı ve Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş dahil üst düzey yönetim kayyım altında çalışmayı reddederek istifa etti. Siyaset ve medya dünyasında "basın özgürlüğüne darbe" olarak nitelendirilen bu karar, uluslararası basında da geniş yankı uyandırdı.





