Seçimlere sadece 3 gün kaldı ve artık son kez düşüncelerimizi toparlama ve gerçeklere odaklanma zamanı geldi. Bugüne kadar belki küstük, naz yaptık, kırıldık; ancak artık bu tarz duygusal tepkileri bir kenara bırakmalı ve önümüzdeki döneme odaklanmalıyız.

"Bana gelmediler, beni aramadılar" gibi lafları artık rafa kaldıralım ve unutalım. Bu tarz kişisel beklentiler veya hayal kırıklıkları, ülke ve şehrimizin için yapmamız gerekenlerle kıyaslanamaz. Önemli olan, şahsi meseleleri bir kenara bırakıp, ülkenin ve şehrin gerçek ihtiyaçlarını belirlemek ve bu doğrultuda hareket etmektir.

Pazar günü sandık başına gideceğiz ve tercihlerimizi yapacağız. Ancak seçim havası dağıldıktan sonra, gerçeklerle yüzleşme zamanı gelecek. Hangi parti veya aday seçilirse seçilsin, ülkenin ve ilin sorunlarıyla yüzleşmek ve çözümler üretmek hepimizin sorumluluğundadır.

Seçimlerden bir hafta veya on gün geçtikten sonra, siyasi arenanın toz dumanı dağılacak ve gerçeklerle yüzleşeceğiz. Ülkenin ekonomik, sosyal ve siyasi gerçekleriyle karşı karşıya geleceğiz. Bu gerçeklerle başa çıkmak için siyasi liderlerimize ve yetkililere sorumluluklarını hatırlatmalı ve onları bu doğrultuda yönlendirmeliyiz.

Siyaset sadece seçim dönemlerinde değil, her zaman vatandaşların katılımı ve talepleriyle şekillenir. Bizler de seçimlerin ardından gerçeklerle yüzleşmek ve ülke için yapıcı adımlar atmaya devam etmek için sorumluluklarımızı yerine getirmeliyiz.

Kısacası, artık duygusal tepkileri bir kenara bırakma ve gerçeklerle yüzleşme zamanı geldi. Ülkemizin ve şehrimizin geleceği için yapmamız gerekenlerin farkına varmalı ve bu doğrultuda hareket etmeliyiz. Her birimizin katkısıyla daha güçlü bir gelecek inşa edebiliriz.