Dünya genelinde milyonlarca sürücünün, çiftçinin ve nakliyecinin gözü kulağı akaryakıt fiyatlarındayken, küresel motorin piyasasından endişe verici haberler geliyor. Rusya’nın iç piyasayı rahatlatmak adına dizel ihracatını askıya alması ve Orta Doğu’da tırmanan İran-ABD geriliminin Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatları yavaşlatması, küresel çapta bir arz krizini tetikledi.

Bu çifte darbe, Avrupa piyasalarında toptan dizel fiyatlarının ham petrole olan primini varil başına 60,70 dolara kadar fırlattı. Ham petrol fiyatları gerilese bile işlenmiş ürün piyasasındaki bu sıkışma, pompadaki fiyatların yüksek kalmasına neden olarak doğrudan tüketicinin cebini vuruyor.

Küresel çarklar yavaşlayabilir

Wood Mackenzie rafineri uzmanı Alan Gelder, dünyanın şu an mevcut talebi karşılayacak kadar dizel üretemediğine dikkat çekiyor. Gelder, bu sürecin uzaması halinde piyasanın içinden çıkılmaz bir hal alabileceği konusunda uyarıyor.

Türkiye’nin de içinde olduğu 9 Avrupa ülkeden dev savunma bankası
Türkiye’nin de içinde olduğu 9 Avrupa ülkeden dev savunma bankası
İçeriği Görüntüle

Dizel, yalnızca binek araç sahiplerini değil; hayatın idamesi için şart olan tarım, lojistik, sanayi ve deniz taşımacılığı gibi kritik sektörlerin kalbini oluşturuyor. Dolayısıyla motorin fiyatlarındaki her artış, market raflarındaki gıdadan giyime kadar her ürüne doğrudan zam olarak yansıma riski taşıyor. Bu durum, dünya genelinde zaten hassas olan enflasyon mücadelesine yeni bir darbe vuruyor.

Cephe hatları ve yaralı rafineriler

Uzmanlar, dünyanın en büyük ikinci dizel ihracatçısı olan Rusya’nın bu hamlesinin arkasında iki temel neden görüyor: Cephedeki askeri lojistiği güvenceye almak ve Ukrayna’nın İHA saldırılarıyla ağır hasar alan iç piyasayı korumak. Kpler analisti Nikhil Dubey, saldırıların Rusya’nın rafineri kapasitesinin yüzde 45’ini devre dışı bırakmış olabileceğini belirtiyor. Batı yaptırımları nedeniyle parça tedarik edilemediği için bu rafinerilerin onarılması aylar, hatta yıllar alabilir. Rusya içerisinde bile sürücülerin istasyonlarda uzun kuyruklar oluşturması, krizin boyutunu gözler önüne seriyor.

Normal şartlarda Rusya’dan yoğun şekilde motorin ithal eden Türkiye ve Brezilya gibi ülkeler, haziran ayında Rusya’nın deniz yolu ihracatının son 10 yılın en düşük seviyesi olan 260 bin varile gerilemesiyle alternatif kaynak arayışına girdi.

Yoksul ülkeler daha çok etkilenecek

Kriz sadece Avrupa ve gelişmekte olan ülkelerle sınırlı değil; dünyanın en büyük üreticilerinden ABD’de bile dizel ve ısıtma yakıtı stokları son 23 yılın en düşük seviyelerine gerilemiş durumda. UBS emtia analisti Giovanni Staunovo, ABD’de de stokların erimesiyle ihracatın cazibesini yitebileceğini ve küresel piyasanın daha da sıkışacağını öngörüyor.

Sparta analisti Neil Crosby ise bu küresel köşe kapmacada en büyük zararı Afrika, Latin Amerika ve Güneydoğu Asya gibi alım gücü daha düşük bölgelerin göreceğini ifade ediyor. Zengin Batı ülkeleriyle fiyat rekabetine giremeyen yoksul ülkelerin, ciddi bir yakıt kıtlığı ve buna bağlı olarak derin bir ekonomik sarsıntı yaşaması bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi