Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu, açılış konuşmalarıyla başladı. Etkinliğe siyasi parti ve sivil toplum temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda davetli katıldı.

Diyarbakır’da gerçekleştirilen forum, Ali Emiri Toplantı Salonu’nda yapıldı. Açılışa Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda siyasi isim ve sivil toplum temsilcisi katıldı.

Forum kapsamında, tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı’nın mesajları okundu.

Cezaevlerinden barış ve diyalog vurgusu

Gönderilen mesajlarda toplumsal barış, diyalog ve demokratik çözüm süreçlerine ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı belirtildi. Mesajlar forum katılımcıları tarafından ilgiyle karşılandı.

Etkinlikte, toplumsal uzlaşı ve özgürlük başlıklarının farklı kesimler tarafından ele alınacağı bir programın takip edileceği bildirildi.

Demirtaş ile Mızraklı’nın mesajı şu şekilde:

“Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu adıyla düzenlediğiniz anlamlı ve değerli buluşmanın başarılı geçmesini temenni ediyor, emeği gelen herkesi kutluyor, teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Yaşanan derin siyasal ve toplumsal çöküşten çıkışa ışık tutacak, yol gösterecek kıymetli tartışmalarla onurlu barış arayışına da büyük katkılar sunacağınıza olan inançla hepinize içten selam, sevgilerimizi gönderiyor, özgür yarınlarda bir arada olabilmeyi diliyoruz.”

Forumda emeği geçen herkese teşekkür eden Figen Yüksekdağ’ın mesajı şu şekilde:

Özkan Yalım, 5 saat süren ek ifade verdi
Özkan Yalım, 5 saat süren ek ifade verdi
İçeriği Görüntüle

“Şüphesiz varlığımızı tanımlayan politik coğrafyada, etkileşim içinde olduğumuz bölge ve dünyada yaşanan değişim sancısı, bizleri her yönüyle sorumluluk üstlenmeye, çözüm ve seçenek üretmeye yönlendiriyor. Türkiye, Kürdistan ve bölge gerçekliğini savaş, sömürü, kadın kırımı, doğa tahribatı, kışkırtılmış gerici şovenist düşmanlıklar ve güçlünün zayıfı ezdiği, hakkını gasp ettiği bir zemin üzerine kuranlar karşısında seçenek üretecek olan, şüphesiz ki halklarımız ve onun demokratik bilinç kuşanmış örgütlülüğüdür. ‘Herkes için, hep birlikte toplumsal barış ve özgürlük’ derken, canavarlar kuşatması altındaki yerel ve bölgesel habitat için eksen değiştirme, eksen belirleme amacına da işaret ediyoruz. Böyle bir amaca, iradeye ve sergilenecek her tür çabaya ne kadar ihtiyaç duyulduğu ortada.

Türkiye’den, Amed’den, Rojava’ya, Filistin’e, İran’a kadar halkların, kadınların, bütün kurtuluş özlemi taşıyanların barış ve özgürlük adına birleştiği bir hakikat, çağın kaderini belirleyecektir. Bu asla uzak bir hayal değildir; hepimize oturduğumuz mahalle, gittiğimiz okul, çalıştığımız tarla, fabrika, işyeri; katıldığımız miting-eylem, yattığımız zindan kadar yakındır. Bütün toplumsal yaşam, üretim ve etkileşim alanlarında barış ve özgürlük kavramlarının yükselen değerine dönüşmesi, yeni bir toplumsal örgütlenmeye ve sözleşmeye pratik zemin sunması mümkündür, gereklidir.

Gerçekleştirdiğiniz forumun, Türkiye halkları açısından hayati önem taşıyan bir süreçte, barışın toplumsallaşması çabalarına büyük katkı yapacağına inanıyorum. Toplumsallığın yerellikle eş anlamlı olduğunu düşünürsek, bu katkının anlamı daha öne çıkacaktır. Barış, özgürlük, demokrasi farkındalığının toplumun ana yaşam damarlarından kılcal damarlarına kadar yayılma iradesi temelden, yani yerelden büyüyecektir.

Etkinliğinizin, Sayın Başkan Öcalan tarafından başlatılan Barış ve Demokratik Toplum Süreci ve iradesini sahiplenen, güçlendiren bir verim ortaya çıkaracağına inanıyorum. Zira böylesi bir verim yükseltme etkinliğine çok ihtiyaç var. Umudu, yeni başlangıçları ve kurucu misyonu örgütlemek elbette kolay değildir. Ama her tür zorluk karşısındaki başarı deneyimlerimiz, rehberimiz ve güvencemizdir. Hepinize saygılarımı, sevgilerimi sunuyor; özlemle dayanışmayla selamlıyorum.”

Kaynak: Haber Merkezi