Cumhurbaşkanı Erdoğan, DSİ tarafından tamamlanan 563 adet tesisin toplu açılış törenine katıldı. Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin su stresi çeken ülkeler arasında olduğunu belirterek, “Türkiye, kişi başına düşen yıllık 1301 metreküp kullanılabilir su miktarıyla su stresi çeken ülkeler grubundadır. Sularımızı daha bilinçli kullanmamız gerektiğinin altını burada bir kez daha çiziyoruz” dedi.
Erdoğan, konuşmasının bir bölümünde Ankara’da yaşanan su kesintilerini hatırlatarak ABB Başkanı Mansur Yavaş’a yüklendi. Erdoğan, “Kış mevsiminin ortasında başkent halkını günlerce susuzluğa ve ellerinde bidonlarla su kuyruklarına mahkûm eden beceriksiz zihniyetle, biraz önce kısa videosunu seyrettiğimiz yatırımları ülkemize kazandıran anlayış arasındaki en temel fark azimdir, millete hizmet sevdasıdır” ifadelerini kullandı.
Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
“İklim değişikliği, su kaynakları üzerindeki baskıyı artırıyor”
“Değerli dostlar, güç rekabetinin her alanda giderek kızıştığı bir yüzyılda, en stratejik ve en değerli kaynak; üretim ve enerjinin de ana unsuru olan sudur. Geçtiğimiz asırda petrol ve karbon yakıtlar için yapılan mücadele, önümüzdeki dönemde su alanında yapılacaktır. Çevremizde yaşanan sıcak çatışmalara baktığımızda bunun işaretlerini şimdiden görebiliyoruz.
İklim değişikliği, kuraklık, nüfus artışı, aşırı kentleşme ve sanayileşme gibi faktörlerin yol açtığı sorunlar, su kaynakları üzerindeki baskıyı artırıyor. Özellikle şu rakamlar, karşı karşıya olduğumuz tehlikenin büyüklüğünü daha net ortaya koyuyor: Bakınız, dünya genelindeki 1,4 milyar kilometreküp toplam suyun yalnızca %2,5’i tatlı sulardan oluşuyor.
1960 yılında 3 milyar olan dünya nüfusunun bugün 8 milyarı aşmasına karşın, aynı dönemde yeryüzüne düşen yağış miktarına baktığımızda hiçbir değişiklik olmamıştır. Temiz su kaynaklarına duyulan ihtiyaç artarken, hızlı tüketim ve kirliliğin etkisiyle kullanılabilir su kaynakları maalesef hızla azalıyor. Bugün dünyadaki 2 milyar insan sağlıklı içme suyuna erişemiyor. Dünya Su Kalkınma Raporu’na göre 2050 yılında yaklaşık 6 milyar insanın yeterli temiz suya ulaşamayacağı öngörülüyor.
“Türkiye, su stresi çeken ülkeler grubunda”
Tüm bunlara ilave olarak, iklim krizi en fazla suyumuzu, yani hayat kaynağımızı tehdit ediyor. Biz Akdeniz kuşağında yer aldığımız için bu tehditlerle en sert şekilde yüzleşen ülkelerden biriyiz. Son yıllarda orman yangınlarından sel felaketlerine kadar yaşadığımız olaylarla, iklim değişikliği sebebiyle birçok sorunla mücadele etmek zorunda kalıyoruz.
Sadece geçtiğimiz sene 2.334 orman yangınına müdahale ettik. Bu yangınlardan 81 bin hektar ormanlık alanımız etkilendi. Yangınlara karşı hazırlıklarımızı en hızlı şekilde yapıyoruz. Bu yıl hava filomuza 14 yeni helikopter ekleyerek helikopter sayımızı 119’a, havadan su atma kapasitemizi 462 tona çıkardık. 28 uçağımız, 14 insansız hava aracımız, 2.766 ilk müdahale aracımız, 1.953 arazözümüz ve 878 iş makinemizle bu sene yangınlarla çok daha etkin mücadele edeceğiz.
Kıymetli misafirler, Türkiye, kişi başına düşen yıllık 1301 metreküp kullanılabilir su miktarıyla su stresi çeken ülkeler grubundadır. Şurası da son derece çarpıcıdır: Dünyanın ortalama yağış miktarı yıllık 990 milimetre iken, Türkiye’de bu rakam yıllık 574 milimetredir. Bu manzara bize şunu gösteriyor: Su kaynaklarımızı tükenme sınırına gelmeden korumak, verimli kullanmak ve doğru yönetmek mecburiyetindeyiz. Sularımızı daha bilinçli kullanmamız gerektiğinin altını burada bir kez daha çiziyoruz.
“Suyu israf etmeden kullanmaya özen göstermeliyiz"
Tüm kurumlarımızdan ve tüm vatandaşlarımızdan bu konuda azami hassasiyet beklediğimi özellikle ifade ediyorum. Sadece musluktan akan suyu değil, nehirden gürül gürül akan suyu bile israf etmeden kullanmaya özen göstermeliyiz.
Eşim Emine Erdoğan’ın öncülüğünde başlatılan ve bugün küresel bir çevre projesine dönüşen Sıfır Atık Hareketi’miz 9 seneyi geride bıraktı. Sıfır Atık Hareketi’yle 90 milyon ton atığı geri kazandık, ülkemiz ekonomisine 365 milyar lira katkı yaptık.
Geri kazanım oranımızı 2035’te %60’a, 2053’te ise inşallah %60 seviyesine yükselteceğiz. Bu noktada, farklı vesilelerle dile getirdiğim bir hakikati bugün tekrar ifade etmek istiyorum, kıymetli dostlar.
Biz, canlı ve cansız tüm varlıkları, eskilerin tabiriyle cümle tekemmülatı Rabbimizin bizlere emaneti olarak görüyoruz. Bu emaneti de en güzel şekilde, daha da zenginleştirerek gelecek nesillere aktarmak için son 23 yılda bilhassa su yatırımlarımızı zirveye çıkardık. Medeniyetimizin nişane taşı olan suyu iktisatlı kullanan, doğru yöneten ve milletimizi suyla en güvenli şekilde buluşturan politika ve yatırımlara ağırlık verdik.
2002’den bugüne 805 barajı, 522 gölet ve bent, 1.890 sulama tesisi, 365 toplulaştırma projesi, 378 içme suyu ve atık su tesisini hizmete sunduk. Bu arada 6.234 taşkın kontrol tesisini, 637 hidroelektrik santralini, 148 yeraltı depolama ve suni besleme tesisini ülkemize kazandırdık. Güncel rakamlarla toplam 4 trilyon 700 milyar lira değerinde olan 10.984 tesisi tamamlayarak milletimizin emrine verdik.
“2026 yılına yağışların bereketiyle girdik”
Bu tesislerle iki buçuk milyon hektarlık alanı sulamaya açtık. Türkiye ekonomisine yıllık 416 milyar lira katkı sağladık. Toplam 2,2 milyon insanımıza tarımsal istihdam oluşturduk. 7 milyon 400 bin hektar alanda toplulaştırma çalışması yaptık. Böylece 20.300 megavat kurulu güce ve yıllık 67 milyar kilovat saat enerji üretim kapasitesine ulaştık.
Değerli kardeşlerim, Allah’a hamdolsun 2026 yılına yağışların bereketiyle girdik. Barajlarımız doluyor, su kaynaklarımız yenileniyor. Geçen yıl zirai kuraklık ve zirai don sebebiyle sıkıntılar yaşayan çiftçilerimizin bu yıl yüzü gülüyor. İnşallah umutlarımızı artıran bu bereketi; tarımda, enerjide ve sanayide en güçlü şekilde üretime yansıtmayı hedefliyoruz.
Bu yıl içerisinde 300 yeni su ve sulama tesisini tamamlayacağız. Tabii burada şunu da önemle ifade etmek isterim: İster tarımda, ister sulamada, ister ulaştırmada, isterse başka bir alanda olsun, esas mesele vizyon ve irade sahibi olmaktır. Ülkenin ve milletin derdiyle dertlenen hizmet eder; hizmet eden ise Hak nezdinde izzet bulur.
Erdoğan’dan Mansur Yavaş’a tepki
Kış mevsiminin ortasında başkent halkını günlerce susuzluğa ve ellerinde bidonlarla su kuyruklarına mahkûm eden beceriksiz zihniyetle, biraz önce kısa videosunu seyrettiğimiz yatırımları ülkemize kazandıran anlayış arasındaki en temel fark azimdir, millete hizmet sevdasıdır.
Biz, bahane bulanlardan değil; bir yolunu bulup iş yapanlardan, taş üstüne taş koyanlardan olduk. Vatandaşımızın boğazından keserek devletine verdiği kaynakları, yine halkımıza hizmet ve eser üretmek için kullandık.
İnşallah bundan sonra da bir bardak suda fırtına koparmaya, su akarken testiyi doldurmaya çalışan fırsatçılara rağmen; biz, taşı sıkıp suyunu çıkarmaya, bu aziz millet için, şüheda emaneti bu mübarek topraklar için çalışmaya devam edeceğiz.
Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle, birazdan hizmete alacağımız 563 tesisimizin bir kez daha milletimiz ve ülkemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.”



