ABD ve İsveçli bilim insanları, Covid-19 enfeksiyonunun ardından uzun süreli tat kaybı yaşayan az sayıdaki hastada, tat hücrelerinde ölçülebilir biyolojik bozukluklar bulunduğunu ortaya koydu.
Araştırma, hastaların bildirdiği tat değişimlerinin doğrudan hücresel anormalliklerle bağlantılı olduğunu gösteren ilk çalışma olma özelliğini taşıyor.
Çalışma, Colorado Anschutz Üniversitesi ile iki İsveç üniversitesinden araştırmacılar tarafından yürütüldü. Covid-19 geçirdikten bir yıldan uzun süre sonra tat bozukluğu bildiren ve hastaneye yatmamış 28 hasta incelendi.
Elde edilen bulgulara göre:
- 28 hastanın 8’inde belirgin derecede anormal tat testi sonuçları görüldü.
- 11 hasta özellikle tatlı ve tatlarında kayıp yaşadığını bildirdi.
- Tuzlu ve ekşi tat duyusu ise büyük ölçüde korundu.
Araştırmacılar, bu durumun nedenini anlamak için 20 katılımcının tat tomurcuklarından biyopsi aldı.
Araştırma ekibi, tatlı ve acı tatlarını algılayan reseptör hücrelerinde önemli rol oynayan PLCβ2 adlı proteinin üretiminden sorumlu haberci RNA (mRNA) seviyelerinin azaldığını belirledi.
Tuzlu ve ekşi tatları algılayan hücrelerin bu proteine ihtiyaç duymaması, söz konusu tatların neden daha az etkilendiğini açıklayabilir.
Moleküler değişikliklerin yanı sıra bazı hastalarda mikroskobik incelemelerde tat tomurcuklarının yapısal organizasyonunda bozulmalar görüldü.
Araştırmacılar, bazı katılımcıların tat tomurcuklarının normal görünürken bazılarında belirgin yapısal düzensizlik bulunduğunu ifade etti. Bu durum, kalıcı tat kaybının hem moleküler hem de hücresel mimari değişimlerden kaynaklanabileceğine işaret ediyor.




