CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, DİSK-AR tarafından yayımlanan "İşçi Sınıfının Geçim Krizi Raporu"nun Türkiye'de emeğin sistematik şekilde yoksullaştırıldığını ortaya koyduğunu belirterek, AKP iktidarının ekonomi politikalarını eleştirdi.

Raporda yer alan verilerin milyonlarca emekçinin yaşadığı geçim krizini rakamlarla gözler önüne serdiğini ifade eden Kış, Türkiye'nin çalışanların emekleriyle zenginleştiği değil, çalıştıkça yoksullaştığı bir ülkeye dönüştürüldüğünü öne sürdü. Kış, yaşanan geçim krizinin ekonomik bir tesadüf değil, siyasi tercihlerin sonucu olduğunu savundu.

"İşçinin cebinden 23 Cumhuriyet altını gitti"

Rapordaki en dikkat çekici verilerden birinin asgari ücretlinin altın karşısındaki alım gücü kaybı olduğunu belirten Kış, 2005 yılında bir işçinin yıllık asgari ücretiyle 31,5 Cumhuriyet altını alabildiğini, bugün ise aynı ücretle yalnızca 8,1 Cumhuriyet altını alınabildiğini söyledi.

Bu durumun yalnızca ekonomik bir kayıp olmadığını ifade eden Kış, milyonlarca emekçinin birikim yapma umudunu da kaybettiğini belirtti.

"Sofradaki et her yıl biraz daha küçüldü"

Asgari ücretlinin temel gıda ürünlerine erişiminin her geçen yıl zorlaştığını dile getiren Kış, rapora göre Türkiye'de bir asgari ücretlinin aylık maaşıyla yalnızca 27 kilogram dana eti satın alabildiğini söyledi.

Kış, aynı ücretle Hollanda'daki bir işçinin 107 kilogram, Fransa'daki bir işçinin ise 84 kilogram dana eti alabildiğini belirterek, milyonlarca ailenin markette çocuklarının ihtiyaçlarını karşılayamadan evine döndüğünü ifade etti.

DİSK-AR raporuna göre net asgari ücretin açıklandığı gün itibarıyla açlık sınırının altında kaldığını belirten Kış, dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı beslenebilmesi için gereken tutarın 34 bin 808 liraya, yoksulluk sınırının ise 114 bin 348 liraya yükseldiğini hatırlattı.

28 bin liralık asgari ücretin temel mutfak masraflarını dahi karşılamaya yetmediğini savunan Kış, çalışanların açlık sınırının altında ücretlerle yaşam mücadelesi verdiğini söyledi.

AKP'nin yıllardır ekonomik büyüme söylemini dile getirdiğini belirten Kış, DİSK-AR raporunun işçilerin milli gelirden aldığı payın yıllar içinde sistematik biçimde azaldığını ortaya koyduğunu ifade etti.

Ekonomik büyümeden emeğin pay alamadığını savunan Kış, büyüyenin işçilerin maaşı değil, belirli kesimlerin serveti olduğunu ileri sürdü.

"Türkiye asgari ücretliler ülkesi hâline geldi"

Türkiye'de çalışanların yaklaşık üçte birinin asgari ücret ya da asgari ücret seviyesinde gelir elde ettiğini belirten Kış, bunun Avrupa'nın en olumsuz tablolarından biri olduğunu söyledi.

Asgari ücretin istisna olmaktan çıkıp ortalama ücret hâline geldiğini ifade eden Kış, sendikalaşmanın zayıflaması ve toplu sözleşme kapsamının daralmasının milyonlarca işçiyi düşük ücret kıskacına sürüklediğini öne sürdü.

Raporda yer alan vergi verilerine de dikkat çeken Kış, ücretlilerin maaşlarını almadan vergi ödediğini, tüketim harcamaları ve faturalar üzerinden de yeniden vergilendirildiğini söyledi.

Kış, mevcut vergi sisteminin adalet sağlamadığını, çalışanların üzerindeki yükü artırdığını savundu.

"Emekliler geçim mücadelesi veriyor"

Emeklilerin de aynı ekonomik düzenin mağduru olduğunu ifade eden Kış, yıllarca prim ödeyen milyonlarca kişinin bugün yeniden çalışmak zorunda kaldığını belirtti.

AK Partili Zeybekci: Terörün ülkeye maliyeti 3,1 trilyon dolar
AK Partili Zeybekci: Terörün ülkeye maliyeti 3,1 trilyon dolar
İçeriği Görüntüle

Emekliliğin dinlenme dönemi olmaktan çıktığını söyleyen Kış, emeklilerin torunlarına harçlık vermeyi değil, temel ihtiyaçlarını karşılamayı düşündüğünü dile getirdi.

Açıklamasının sonunda düşük ücret politikalarını eleştiren Kış, Türkiye'nin sorununun kaynak yetersizliği değil, kaynakların adil paylaşılmaması olduğunu savundu.

İşçilerin sadaka değil, emeklerinin karşılığını istediğini belirten Kış, Cumhuriyet Halk Partisi olarak alın terinin, adil paylaşımın ve sosyal devlet anlayışının savunulmaya devam edileceğini ifade etti.

Muhabir: Kadir Gürhan