CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, Muğla’nın Milas ilçesinde Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş. tarafından işletilen kömür madenlerinde yaşandığı iddia edilen olaylara ilişkin üç ayrı bakanlığa soru önergesi sundu.
Uzun, kamuoyuna yansıyan Afganistan uyruklu işçilere yönelik iddiaların tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini belirtti.
Kamuoyunda yer alan iddialara göre, maden sahasında çalışan 10 Afganistan uyruklu işçi hakkında jandarma tarafından işlem yapıldığı, bu kişilerin Afganistan’da bir örgütle bağlantılı oldukları gerekçesiyle sınır dışı edilmek üzere idari gözetim altına alındığı veya tutuklandığı öne sürüldü.
Cumhur Uzun, İçişleri Bakanlığına verdiği soru önergesinde bu iddiaların doğru olup olmadığını sordu.
Uzun ayrıca, söz konusu kişiler hakkında hangi işlemlerin yapıldığını, güvenlik tahkikatı yürütülüp yürütülmediğini ve maden sahalarında çalışan kişilere yönelik güvenlik denetimlerinin nasıl gerçekleştirildiğini öğrenmek istedi.
Milas’taki maden sahalarına giriş süreçlerinde hangi kurumların sorumluluk üstlendiğini soran Uzun, güvenlik mekanizmasının tüm aşamalarıyla açıklanmasını talep etti.
“Sahte belgeyle çalışan işçileri kim işe aldı?”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına verilen soru önergesinde ise yaklaşık 50 Afganistan uyruklu işçinin sahte evrakla çalıştığının tespit edildiği ve işlerine son verildiği iddiaları gündeme taşındı.
Uzun, bu kişilerin çalışma izinleri, kimlik bilgileri, ikamet belgeleri, SGK kayıtları ve mesleki yeterlilik belgeleri üzerinden hangi süreçlerle çalıştırıldığının açıklanmasını istedi.
İşveren şirket, taşeron firma veya aracı kişiler hakkında herhangi bir idari işlem yapılıp yapılmadığını da soran Uzun, denetim süreçlerinin detaylandırılmasını talep etti.
Cumhur Uzun, “Sahte belgeyle çalışan işçiler işten çıkarıldıysa, bu kişileri işe alan, sahaya sokan, çalıştıran ve denetlemekle yükümlü olanlar kimlerdir? Bu tablo yalnızca işçilerin üzerine yıkılamaz. Burada şirket, taşeron ve kamu denetimi zinciri birlikte incelenmelidir.” ifadelerini kullandı.
“Denetim zinciri nerede koptu?”
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına sunulan soru önergesinde ise olayın ruhsat yükümlülükleri, taşeron denetimi ve çevresel etkiler yönünden incelenmesi istendi.
Uzun, sahte belgeyle çalıştığı ileri sürülen kişilerin üretim, bakım, patlatma, nakliye, kazı ve cevher hazırlama gibi kritik görevlerde çalıştırılıp çalıştırılmadığının açıklanmasını istedi.
Ayrıca MAPEG, EPDK veya bakanlık birimleri tarafından olağanüstü bir denetim yapılıp yapılmadığının da kamuoyuna duyurulmasını talep etti.
“Akbelen’de gerçeklerin üzeri kapatılamaz”
Cumhur Uzun, açıklamasında Akbelen’de uzun yıllardır doğa, yaşam alanı ve kamu yararı ekseninde ciddi bir mücadele yürütüldüğünü belirtti.
Şimdi ise aynı bölgede güvenlik, sahte belge, kayıt dışı istihdam ve denetimsizlik iddialarının gündeme geldiğini ifade eden Uzun, “Bu iddialar doğruysa ortada münferit bir aksaklık yok; şirketten taşerona, çalışma izinlerinden güvenlik denetimine kadar uzanan ağır bir yönetim sorunu vardır.” dedi.
Kamu kurumlarının yalnızca çevreyi değil, işletmelerin denetimini de etkin şekilde yürütmesi gerektiğini vurgulayan Uzun, “Akbelen’de gerçeklerin üzeri kapatılamaz. Hangi işçi hangi belgeyle çalıştı, kim işe aldı, kim denetledi, kim göz yumdu; bütün bu soruların yanıtı kamuoyuna açık biçimde verilmelidir.” ifadelerini kullandı.




