CHP Manisa Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, TÜİK’in Nisan 2026 enflasyon verileri ile tarımsal üretim maliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “gıda arzında sorun yok” yönündeki değerlendirmelerini eleştiren Başevirgen, sahadaki tabloyun çok daha ağır olduğunu savundu.

CHP'li Genç'ten ruhsatsız silah açıklaması
CHP'li Genç'ten ruhsatsız silah açıklaması
İçeriği Görüntüle

TÜİK verilerine göre yıllık enflasyonun yüzde 32,37 seviyesinde olduğunu hatırlatan Başevirgen, gıda ve alkolsüz içeceklerdeki yıllık fiyat artışının yüzde 34,55 ile genel enflasyonun üzerinde seyrettiğini söyledi.

Nisan ayında gıda fiyatlarının aylık bazda yüzde 3,70 arttığını belirten Başevirgen, bu durumun vatandaşın alım gücünü her geçen gün daha da düşürdüğünü ifade etti.

Başevirgen, “TÜİK’in makyajlı verileri bile gıdadaki durdurulamaz artışı gizleyemiyor. Vatandaşın tenceresinden her ay bir kaşık daha eksiliyor. Erdoğan ‘arzda sorun yok’ diyor; raflar dolu olabilir ama o raflar halk için artık sadece bir vitrinden ibaret” dedi.

“Çiftçi gerçek maliyetlerle mücadele ediyor”

Tarımsal üretimde maliyet baskısının giderek arttığını dile getiren Başevirgen, Tarım-GFE verilerine de dikkat çekti.

Mart ve Nisan ayı verilerine göre veterinerlik harcamalarında yüzde 41,37, yem fiyatlarında yüzde 37,70 ve gübre maliyetlerinde yüzde 36,89 artış yaşandığını belirten Başevirgen, sahadaki gerçek maliyet artışlarının ise çok daha yüksek olduğunu savundu.

Başevirgen, “TÜİK yıllık tarımsal girdi maliyeti artışını yüzde 31,55 olarak açıklasa da sahadaki gerçek maliyet artışı yüzde 50-60 bandındadır. Çiftçi, mazotu ve gübreyi TÜİK’in hesapladığı fiyattan değil, bayinin etiketinden alıyor. Üretici borç batağında, traktörü hacizli, tarlası ipotekli” ifadelerini kullandı.

“Gıda güvenliği milli güvenlik meselesidir”

Bitkisel üretimde yaşanan daralma riskine de dikkat çeken Başevirgen, tahıl, sebze ve meyve üretiminde ciddi düşüş beklendiğini söyledi.

İktidarın çözümü ithalatta aradığını öne süren Başevirgen, yerli üreticinin yeterince desteklenmediğini savundu.

“Gıda güvenliği milli güvenlik meselesidir” diyen Başevirgen, “Üretimden kopan her çiftçi, vatandaşın gelecekte daha pahalı ekmek ve daha pahalı et tüketmesi anlamına geliyor” değerlendirmesinde bulundu.

“Çözüm ithalatta değil, planlı üretimde”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarını eleştiren Başevirgen, tarım sektöründeki sorunların sahada net şekilde görüldüğünü söyledi.

Manisa’daki üzüm bağlarında, Ege Bölgesi’ndeki tarım alanlarında üreticilerin ciddi sıkıntılar yaşadığını ifade eden Başevirgen, “Gübre atamadığı için verimi düşen çiftçinin, eti gramla alan emeklinin, çocuğunun beslenme çantasına meyve koyamayan annenin dünyasında çok büyük bir sorun var” dedi.

Çözümün ithalat politikalarında değil, Tarım Kanunu kapsamında üreticiye verilmesi gereken desteklerin eksiksiz sağlanmasında olduğunu belirten Başevirgen, planlı üretim modeline geçilmesi gerektiğini kaydetti.

Muhabir: Kadir Gürhan