Özgür Özel, mahkemenin mutlak butlan kararı sonrası ilk kez CHP TBMM grup toplantısında konuşuyor.

Özgür Özel'in açıklamalarından satırbaşları şöyle:

“Türkiye'nin dört bir yanından dayanışma için, partisine sahip çıkmak için, Cumhuriyet Halk Partisi grubuna sahip çıkmak için koşup gelen değerli örgütümüz, belediye başkanlarımız, tüm dostlarımız... Hepinizi saygıyla selamlıyorum, hepiniz iyi ki varsınız.

Meclis çok grup toplantıları gördü. Çok coşkulu, çok kalabalık grup toplantıları gördü. Ama bugün buradaki tablo ve Dikmen Kapı'nın önünde, turnikeler önünde hazır bekleyen, içeri girmek için sıra bekleyen 3200 arkadaşımıza yürekten teşekkür ediyorum.

Özgür Özel ve 5 CHP'li milletvekili için fezleke hazırlığı!
Özgür Özel ve 5 CHP'li milletvekili için fezleke hazırlığı!
İçeriği Görüntüle

Bu bir grup toplantısı, o toplantıya katılma değildir. Bu bir sahip çıkma, bir tarihin doğru tarafında durma, bir tarih yazma ve partinin ve ülkenin geleceğine yapılan saldırılara karşı göğüs germe, direnme ve yürüyüşe geçme ziyaretidir.

"Olmamız gereken kürsüdeyiz"

3 haftalık aranın ardından milletin meclisinde olmamız gereken yerde, olmamız gereken kürsüdeyiz. Biz bildiğiniz gibiyiz, biraz daha ustalaştık taşı kırmakta dostu düşmanı birbirinden ayırmakta.

Bugün her biriniz partiniz saatinin vidasından geliyorsunuz. Siz sokağı bilen sokağı duyan, sokaktaki öfkeyi bilenlersiniz. -Bizim görevimiz bugün bu tepki seslerini bu yüce çatının altına taşımak değildir. Bizim görevimiz bu çatı altına direnci, mücadele ve umut seslerini taşımaktır.

Değerli arkadaşlar, kısaca hatırlayalım. 3 yıl önce bu kara düzeni değiştirmek için hep birlikte yola çıktık. 3 yıl önceki seçimde Tayyip Bey Erdoğan, o seçimde kendisi açısından böyle bir risk görmediği için, istediği gibi bir seçime gitmeyi başardığı için partinin başına bunlar gelmiyordu. Çok kazanmamız gereken bir seçimi; üzerinde çok konuşmamız gereken hatalarımızla, kusurlarımızla, şimdi baktığımızda başka türlü yorumlayabileceğimiz işlerle kaybettik ve kahrolduk. Bu salonda o seçimin ertesi sabahı dışından ya da içinden ağlamayan, gırtlağından ekmek, peynir, zeytin geçebilen, günlerce kendine gelebilen yani kaybetmeyi, bir kez daha kaybetmeyi hazmedebilen kimse olduğuna inanmıyorum bu salonda. Kimse yok! İşte, işte bu anlayış, ‘Bir daha kaybetmemeliyiz, bir daha kaybetmemeliyiz’ diyen anlayış, ‘Yeter artık’ diyen anlayış. ‘CHP değişirse Türkiye değişir, önce CHP'yi değiştireceğiz sonra yönetimi değiştireceğiz, Gazi'nin partisini bir daha iktidara getireceğiz’ diyen anlayış bu ülkede genciyle, kadınıyla, her yaştan tecrübeli ama 10. Yıl Marşı'nda söylendiği gibi her yaştan genciyle hep beraber bir değişime inandılar ve gerçekleştirdiler.

Özgür Özel'den Kılıçdaroğluna tepki

Cumhuriyet Halk Partililerin kazananıyla, kaybedeniyle o seçimde boynunda yeni bir şeref madalyası vardı. Aynı ülkeyi kuran, Gazi'nin yanında duran, Garp Cephesi Komutanı olan, ülkenin ikinci cumhurbaşkanı olan İnönü'ün 14 Mayıs 1950 günü seçimleri Demokrat Parti'ye kaybettiğinde "Herhalde bunlara vermeyeceksin paşam" diyenlere karşı yaverine not yazıp Demokrat Parti'ye yollayan ve "Paşa devir teslime hazırdır, sizi tebrik etmektedir" diyen İsmet Paşa'nın madalyası var madalyası, demokrasi madalyası. O gün Demokrat Parti, Türkiye Cumhuriyeti'nde seçimle iktidara, yarışla iktidara gelen, iktidarı seçimle değiştiren ilk parti unvanını ve madalyasını alırken; seçimi kaybettiğinde sonuçlarına saygı gösteren ve demokrasinin gerçekten geldiğini tescilleyen madalya da İsmet Paşa'nındı. Bizim kurultayımızda da ilk kez Türkiye'de bir siyasi parti genel başkanı ikili yarışla değişti. Bendeki madalya ne kadar büyükse, o gün o seçimde genel başkanlık görevini bırakanın da o görevi bırakabilseydi, bırakmayı bilseydi madalyası daha büyük olacaktı.

Ayrıntılar geliyor…

Muhabir: Kadir Gürhan