CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun SSK Genel Müdürlüğü döneminden bu yana yakın çalışma arkadaşı olan Bülent Kuşoğlu, Nefes gazetesi yazarı Aytunç Erkin’e yaptığı açıklamalarda CHP’deki son gelişmeleri ve Yeni Parti’nin kuruluş sürecini değerlendirdi. Kuşoğlu, CHP içinde yaşanan ayrılığın ideolojik ya da sosyolojik bir kopuş olmadığını savunarak, “Bu bir bölünme değil, ayrılma” ifadelerini kullandı.

“Bu duygusal bir kopuş”

Yeni Parti’nin CHP’den ayrılmasının tabanda ve fikir dünyasında bir farklılaşmaya dayanmadığını belirten Kuşoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:

Kabine yarın toplanıyor! Gündemin ilk sırasında terörsüz Türkiye süreci var
Kabine yarın toplanıyor! Gündemin ilk sırasında terörsüz Türkiye süreci var
İçeriği Görüntüle

“Bu bir bölünme değil, ayrılma. Bölünme şöyle olur: Sosyolojik olarak partinin tabanında bir ayrışma olur. İdeolojik olarak da bir farklılık yok. ‘Biz CHP’den farklı düşünüyoruz’ da demediler. CHP bugün ne düşünüyorsa kendileri de aynı. Zaten dün aramızdalardı. Farklılıkları olmadan ayrılmak ne anlama geliyor bunu yeterince anlayamadım daha doğrusu.”

Kuşoğlu, yaşanan sürecin daha çok kişisel ve duygusal bir kopuş olduğunu belirterek, “Bu, ‘Koltuklarda biz oturamayacağız, onun için gelecek görmüyoruz’ anlamında bir kopuş. Yoksa bir bölünme değil. Düşünce, ideoloji ve sosyolojik bazda henüz bir bölünme yok” dedi.

“Ayrılık 2023 seçimlerinden önce başladı”

2023 Cumhurbaşkanlığı seçim sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kuşoğlu, Kılıçdaroğlu’nun seçim çalışmaları sırasında samimi bir çaba gösterdiğini savundu. Kuşoğlu, bazı isimlerin Kılıçdaroğlu’nun yanında görünmesine rağmen yeterli desteği vermediğini öne sürerek şunları söyledi:

“Samimi olarak Kemal Kılıçdaroğlu uğraştı. Ama samimi olmadan onun yanında görünenler de olmuş maalesef. Sonradan bunu anlıyoruz. Seçimler olmadan bile Kılıçdaroğlu için CHP iktidarı için çalışmayanlar varmış. Bu ayrılık 2023 seçimlerinden önce başlamış.”

“Muhalefeti birleştirmek lazım”

CHP'nin Yeni Parti'den farklı olarak devletçilik okunu ve "kamuculuğu" ön plana çıkaracağını kaydeden Kuşoğlu, "Ayrılmayla olmaz bu iş. Çağrım; bir araya gelelim, halkın umudunu heyecanını boşa çıkarmayalım. Cumhurbaşkanı adayının güçlü olması lazım. Bunun için de yüzde 50 artı 1’i alacak aday çıkarmak gerekiyor. Ayrışarak yapılamaz. Daha önce denendi. Millet İttifakı’yla yüzde 48 alındı ve doğruydu o yöntem. O yöntemle devam etmek gerekiyor. Tüm muhalefeti birleştirmek lazım. Ortak aday çıkarmamız lazım. Başarı ihtimali var biliyorum ama bu kafayla yok tabii. Sadece CHP ve Yeni Parti için değil, tüm muhalefet için diyorum bunu" diye konuştu.

“Devlet aklı” sözlerine açıklık getirdi

Daha önce kullandığı “devlet aklı” ifadeleriyle ilgili de konuşan Kuşoğlu, sözlerinin yanlış yorumlandığını söyledi. Kuşoğlu,"Benim daha önce bir röportajda kurduğum cümleler istismar edildi. 'Devlet aklı' demiştim. Bu kavram üzerinden saçmalandı resmen. Bir ülkeyi seçilmişlerle atanmışlar yönetir. Şu anda Türkiye’yi maalesef ağırlıklı olarak atanmışlar yönetiyor. Siyasetçilerin projelerinin olması lazım atanmışların da bu projeleri uygulamaları lazım. Benim söylediğim, atanmışların ön planda olmasıydı. Yürütme erkinde tek bir kişi var, seçilmiş Cumhurbaşkanı… Meclis pasifize edilmiş durumda. Böyle bir ortamda seçilmişlerin esamesi okunmuyor. Atanmışlar, belli siyasi çözümleri kendi akıllarına göre gerçekleştiriyorlar. Ekonomide de aldıkları önlemler, adalette aldıkları önlemler gibi. Bunun CHP kitlesini rahatsız etmesi lazım. Siyaset adına güzel değil. CHP’nin en fazla çözüm üretmesi gereken durum bu. Onun için güçlü olması gereken parti CHP. Demokrasinin güçlenmesi için seçilmişlerin güçlü olması gerekir. Bunu söylemek istedim ben. Tam tersi, siyaset üretmeyi bürokratlara bırakmayalım siyasetçiler olarak, CHP olarak çözüm üretelim diyorum. Bürokrat yaptığı zaman olmuyor, halkın desteği olmuyor burada. Atanmışlar devlet adına çözüm arıyorlar, halk adına çözüm aramıyorlar. Bunu söylemek istedim ama yanlış okundu. Kötü niyetle okundu, iyi niyetle okunmadı. Mutlak butlanın gölgesi altında kaldı ve böyle okudular."

Kaynak: Haber Merkezi