Günlük yaşamda sıkça kullanılan bulaşık süngerleri, fark edilmeden çevreye mikroplastik salımına neden oluyor. Araştırmaya göre, süngerlerin yüzeyinde oluşan aşınma, kullanım sırasında küçük plastik parçacıkların suya karışmasına yol açıyor. Özellikle plastik oranı yüksek süngerlerin çok daha fazla parçacık saldığı tespit edildi.
Malzeme yapısı belirleyici rol oynuyor
Araştırma, Almanya’daki University of Bonn liderliğinde yürütüldü. Çalışmaya ayrıca Fraunhofer Enstitüsü ve Leiden Üniversitesi’nden bilim insanları da katkı verdi. Araştırma, bilimsel dergi Environmental Advances’ta yayımlandı.
Araştırmada, farklı sünger türleri karşılaştırıldı ve plastik oranı yüksek olan ürünlerin daha fazla mikroplastik yaydığı görüldü. Örneğin, plastik oranı yüzde 59,3 olan bir sünger, yüzde 15,9 plastik içeren “organik” bir süngere kıyasla çok daha fazla salım yaptı. Bu durum, aşınmanın tek başına yeterli açıklama olmadığını, malzeme içeriğinin kritik rol oynadığını ortaya koyuyor.
Araştırmacılar, laboratuvarın ötesine geçerek gerçek ev ortamlarında veri topladı. Gönüllü katılımcılar, süngerlerini haftalar boyunca kullanarak ağırlık değişimini ve yıkama alışkanlıklarını kaydetti. Bu sayede, insanların farklı yıkama yöntemlerinin sünger aşınması ve mikroplastik salımı üzerindeki etkisi daha net görüldü.
En fazla salım yeni süngerlerde görülüyor
Laboratuvarda yapılan testlerde, yeni süngerlerin kullanımın ilk aşamalarında daha fazla malzeme kaybettiği belirlendi. Bu da mikroplastik salımının süngerin ömrünün başında daha yoğun olabileceğini gösteriyor.
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri ise çevresel etkinin büyük bölümünün sudan kaynaklanması oldu. Yaşam döngüsü analizine göre, bulaşık yıkamada kullanılan su; arıtma, enerji ve altyapı süreçleri nedeniyle toplam çevresel etkinin yüzde 85 ila 97’sini oluşturuyor.
Küçük miktarlar büyük toplam etki yaratıyor
Bireysel düzeyde yıllık mikroplastik salımı düşük görünse de (yaklaşık 0,02–0,15 ons), toplumsal ölçekte bu miktar ciddi boyutlara ulaşıyor. Örneğin Almanya genelinde bu değer yıllık onlarca ton seviyesine çıkabiliyor.
Araştırma, mikroplastik salımının sadece süngerlerle sınırlı olmadığını da ortaya koyuyor. Plastik kesme tahtaları gibi diğer mutfak araçları, kişi başına daha yüksek miktarda plastik parçacık yayabiliyor.
“Organik” seçenekler tam çözüm değil
Daha az plastik içeren süngerler daha düşük salım yapsa da, araştırmacılar bunun her zaman daha az zararlı olduğu anlamına gelmediğini vurguluyor. Farklı plastik türlerinin çevrede farklı şekillerde parçalandığına dikkat çekiliyor.
Uzmanlara göre en etkili çözüm, bulaşık yıkarken su kullanımını azaltmak. Bunun yanı sıra, daha az plastik içeren süngerleri tercih etmek ve ürünleri daha uzun süre kullanmak da çevresel etkiyi azaltmaya yardımcı olabilir.



