Beykoz Belediyesi'ne yönelik yürütülen 'İhaleye fesat karıştırma' ile 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, üyelik ve yardım' soruşturması kapsamında mahkemede savunma yapan görevinden uzaklaştırılan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, "Beykoz halkının sandıktaki iradesine çöküldü. En zor olan şey iyi bir isim yaptıysanız o ismi koruyabilmektir. Şüpheden sanık yararlanır, ama artık şüpheden savcılar yararlanıyor. Sanıklığı da kabul etmiyorum. Onurlu insan kaçmaz, bana Silivri hapishanesinden kapıyı açsalar siz karar vermedikten sonra kaçmam. 10 bin 200 saattir uğramadığımız algı operasyonu kalmadı. Çok istiyorlarsa sandığı kursunlar paylaşalım, Beykoz halkına ayıptır. Mert olan mücadelesini eder" dedi. Duruşma 5 Haziran'a ertelendi.
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in de aralarında bulunduğu 4'ü tutuklu 26 sanık hakkında 'İhaleye fesat karıştırma', ve 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, 'Üyelik' ve 'Yardım' suçlarından yürütülen soruşturma tamamlandı. Köseler'in 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'Hileli davranışlarla zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma', 'Zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık' ve 'Zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik' suçlarından toplam 17 yıl 6 aydan, 67 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Sanıklar bugün saat 11.30 sıralarında başlayan duruşmada Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı. Duruşmada tutuklu sanıklar, görevinden uzaklaştırılan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler ile Veli Gümüş ve Havva Dindar'ın yanı sıra tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları hazır bulundu.
Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Alaattin Köseler, "En son bu salonda görüştük, 69 gün sonra tekrar karşınızdayım. Sizin tüm tahliyelere verdiğiniz kararı herkes gibi bende takdir ettim. 1 gün sonra Paşabahçe'de halk beni karşıladı. 24 saat sonra tekrar ağır ceza mahkemesi beni tutukladı. Halk çok büyük kayıplar içinde. Ben çok merak ediyorum bu bilirkişi raporu bir an önce çıkar nedir bu kamu zararı? 18'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ne şunu sormak istiyorum; 24 saat sonra ne değişti de ben tutuklandım. Ben iktidarın belediye başkanı olsam 18'inci Ağır Ceza Mahkemesi bana bu aleyhe maddeleri yazamaz. Beykoz halkının sandıktaki iradesine çöküldü. En zor olan şey iyi bir isim yaptıysanız o ismi koruyabilmektir. Şüpheden sanık yararlanır, ama artık şüpheden savcılar yararlanıyor. Sanıklığı da kabul etmiyorum. Onurlu insan kaçmaz, bana Silivri hapishanesinden kapıyı açsalar siz karar vermedikten sonra kaçmam. 10 bin 200 saattir uğramadığımız algı operasyonu kalmadı. Çok istiyorlarsa sandığı kursunlar paylaşalım, Beykoz halkına ayıptır. Mert olan mücadelesini eder. Hangi evrakta, sahtecilik var ben bilmiyorum. Kim hazırladı bu evrağı, hangi evrak bilmiyorum. Birilerinin konfor alanı değişmesin diye beni tutsak ettiler. Daha önce hakkaniyetle verdiğiniz tahliye kararını tekrar vermenizi talep ediyorum" dedi.
"İftira atanların hepsi dışarıda ben hala tutukluyum"
Savunma yapan tutuklu sanık Veli Gümüş, "Dosyaya konu olan ihlaleler de görev ve yetkim olmadığı halde ben neden tutukluyum? İftira atanların hepsi dışarıda ben hala tutukluyum. Üzerime iftira atanlar açıkça kul halkına girmiştir. 2 buçuk yıllık evliliğim var bunun 14 ayı cezaevinde geçti. Bu eşime de ceza. Benim vicdanım çok rahat, serzenişim sadece tutukluluğadır. Ben 3 bayram eşimden ailemden uzak kaldım. Önümüzdeki bayram eşimin ailemin yanında olmak istiyorum tahliyemi talep ederim" dedi.
"Biz sadece çalıştık, devlete hizmet ettik1
Tutuklu sanık Uğur İnci, "Yaklaşık 20 yıldır kendi işimi yapıyorum, önce teklif veririz kabul edilirse çalışırız. Beykoz Belediyesi ile de yapmadan önce teklif gönderdim, kabul edilenler oldu, edilmeyenler oldu. İhalesiz iş yapmıyorduk. Acil olunca hemen müdahale ettiğimiz işler oluyordu. Bu işler Nihat Mutlu'nun döneminde oldu. 10-11 yıldır bu işi yapıyorum. Biz sadece çalıştık, devlete hizmet ettik. Devleti zarara uğrattığımızı düşünmüyorum" dedi.
"Kendim teslim oldum"
Tutuklu sanık Havva Dindar, "Tek söylemek istediğim devleti zarara uğratacak bir şey yapmadım, kendim teslim oldum, 14 aydır tutukluyum, tahliyemi talep ediyorum" dedi.
"Benim dönemimde usulsüzlüğe hiç denk gelmedim"
Tanık Nihat Mutlu, " Alaattin Başkanımız 5 Nisan'da göreve başladı. Ben 3 hafta içerisinde 29 Nisan'da görevden alındım. Başka bir hizmette düz memurlukta görev yaptım. Ağustos 2024 itibarıyla Boğaziçi Üniversitesi'nde görev yapmaya başladım. İhaleler destek hizmetleri müdürlüğü tarafından yürütülmezdi, başka hizmetler tarafından yürütülürdü. Ben belediyede çalıştığım sürece biz kamu ihale kanunun dışına çıkmadık. Benim dönemimde usulsüzlüğe hiç denk gelmedim. Belediyeden ayrıldıktan sonra hiçbir işim olmadı. Yıldız Güneş ile çalıştım o benim kalem memurumdu. Bizim müdürlüğe geçici olarak geldi. Ben sonuç itibariyle 20 senedir çalışıyorum 16 yıldır yöneticilik yaptım. Kalem memuruydu ister istemez oradaki işlerden haberdardı. Ben 3 sene destek hizmetleri müdürlüğü yaptım. Alaattin Başkanımız görev aldıktan sonra benim bulunduğum dönem de ihale yapmadık" dedi.
Tutukluluk halinin devamına karar verildi
Mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı 5 Haziran Cuma gününe erteledi.





