Ramazan Bayramı'na sayılı günler kala tatil için yola çıkacak olan vatandaşlar, araçlarıyla güvenli bir seyahat yapmak adına hazırlıklara başladı. Elips Haber’den Sibel Yazıcı’nın sorularını cevaplayan Güvenli sürüş eğitmeni Caner Çetintaş, bayramda uzun yola gideceklere tavsiyelerde bulundu.

Uzun yol öncesinde araç bakımının önemli olduğunu belirten Çetintaş, “Uzun yolda araç kullanmak ile şehir içinde araç kullanmak biraz farklılıklar gösteriyor. Önce aracı yola hazırlamak gerekir. Yağ bakımı, cam suyu, aracın radyatör suyudur bunların kontrolü gerekiyor. Lastik hava basınçları, aracın yola gitmeye uygun olup olmadığını, yetkili bir servise göstermek gerekiyor. Ondan sonra yola çıkmak gerekir” dedi.

Yolda yediklerinize dikkat edin!

Araç bakımı kadar sürücülerin sağlığına da dikkat etmesi gerekiyor. Çetintaş, kullanılan ilaçların yolda uyku getirebileceğini söyleyerek sürücülere uyarıda bulundu:

“Soğuk algınlığı ilaçları, kas gevşetici ilaçlar, bazı ağrı kesiciler bunlar uyku yapabiliyor yolda. Bunların alındığı saati, etkisini bilmesi gerekiyor. Mesela şeker hastalığı varsa yediklerine dikkat etmeli. Yolda süt, yoğurt, ayran tüketmemeli çünkü yolda uykuyu daha da kolaylaştırıyor. Bir konuda özellikle tatil beldelerinde veya uzun yola çıkanlarda da bazen denk geliyoruz. Yolda giderken Alkol tüketiminden uzak durmamız gerekiyor.”

Emniyet kemerinin önemine vurgu yapan Çetintaş, arka koltukta seyahat edenlerinde bu kurala uyması gerektiğini dile getirdi. Çetintaş, bayramda kazaları en çok arttıran unsurlardan birinin uzun yol tecrübesizliği olduğunu kaydetti:

“Birçok kişi senede bir veya iki sefer uzun yola çıkıyor. Uzun yol tecrübesizliği yaşıyorlar. İkinci unsur, bu lastikte hava basınçlarının düzenlenmemesi. Lastik hava basınçlarının normal şehir içinde kullandığı hava basıncıyla uzun yola da çıkıyor, aynı hava basıncıyla. Bu yüzden lastik hava basıncı düzensizlik yol tuşunu azaltır, fren mesafesini uzatır, virajları da çabuk savurur.

Araçtaki kişi sayısı ve bagajdaki yükler bunların hepsi aracın dengesini değiştiriyor, ağırlık transferini değiştiriyor. Yükünü yükledi, yolcuların sayısı arttı. Ne oldu? Aracın lastiklerine bir baskı oluştu. Bu nedenle aracın lastikleri bile uzun yola çıkmadan önce bir kontrol edilmeli. Lastik hava basınca önemli. Normal hava basınca atıyorum 34 ps basıyorsa uzun yola çıkmadan önce bunun 2-3 ps artırılması gerekiyor”  

“Kahve ve çay uykunuzu açmıyorsa 15-20 dakika şekerleme yapın”

Uzun yolda iki saatte bir mola vermenin önemli olduğunu söyleyen Çetintaş, “Mola verdiğinizde kesinlikle oturmayın. Yürüyüş yapın, egzersiz yapın. Sonra bol bol su tüketin uykunuz açılsın. Hareket halinde olmak kan dolaşımınızın hızlanmasına, uyku halinin çökmemesine neden olacak. Şu da bir araştırmalar sonucu söylenen bir şey. Kahve veya çay tüketimiyle uykunuzu açtığınızı düşünmeyin. Yola çıktığınızda 20 dakika sonra tekrar gözleriniz kapanıyorsa bu seferki uyku bir öncekinden 4 katı fazlasıyla geliyor. Bu sefer artık çay kahvede fayda etmiyor demek ki. Kesinlikle uyku saati. Çekip kenara 15 dakika, 20 dakika, yarım saat bir şekerleme yapın” açıklamasında bulundu.  

Gece yolculuğunun ve virajlı yolların gündüz ve düz yollara kıyasla daha az kazaya sebep olduğunun altını çizen Çetintaş, “Düz yolda risk daha fazla. Bir de yol hipnozu var. Dümdüz yolda o çizgiler peş peşe gözünüze doğru geliyor. O da yol hipnozuna sebep oluyor. Göz açık ama aslında beyin uykuya geçmiş orada. Son sahne gözünün önünde fakat ondan sonraki sahneyi göremiyor artık. Öndeki araç durduysa mesela onu hala gidiyor zannedebiliyor. Ve önüne çıkan bir aracı fark edemiyor göremiyor. Peki, ne yapacağız? Ara ara hızımızı ve sabit şeridimizi değiştirmemiz gerekiyor. İki saatte bir en az, 15-20 dakika mola verilmesi gerekiyor” diye ifade etti.

Çetintaş, yakıt tasarrufu konusunda da önerilerde bulundu:

“Şimdi aracın devir saati ne kadar yükselirse, aracın devri ne kadar yükselirse o kadar fazla tüketir. Düşük devir de zarar verir, çok yüksek devir de zarar verir. Her iki durumda da motorun başta yakıt tüketimini etkiler. Yani mesela 2000-2500 aralığı vites değişimi için uygun. Düşük devirde motoru yorar, motora zarar verir. Partikül filtrelerin çabuk tıkanmasına sebep olur düşük devirde kullanılıyorsa.

Türkiye ile ABD arasında Ankara'da Terörle Mücadele İstişareleri yapıldı Türkiye ile ABD arasında Ankara'da Terörle Mücadele İstişareleri yapıldı

Bazen otomatik vites araçlar da mesela 1300-1400 devirde gidiyor. Bu da iyi bir şey değil. Yani orada gerekirse manuel alıp onu 2000-2000 küsur devirlere çıkarmak gerekir. Yüksek devir çok yakıt tükettirir. Düşük hava basınçları lastiklerin yakıt tüketimini arttırır. Fazla yük yakıt tüketimini etkiler bunların hepsi birbirine koordineli. Aşırı hız, mesela 120 ile gitmekle 150-160 çekmek arasında yakıt tüketimi neredeyse iki katına çıkar. Yani siz kilometrede atıyorum 3 lira yakıyorsanız 120'liya giderken, 150-160'la giderken 3,5-4 lira yakmaya başlayacaksınız.”

Whatsapp Image 2024 04 02 At 13.06.53

“Uzun yolda yapılan en büyük hatalardan biri yokuş aşağı inerken aracın vitesini boşa alıp öyle inmek”

“120'den sonra yapacağınız her hız tamamen kazaya daveti çıkarıyor” diyen Çetintaş, “Çok fazla yola odaklanmak zorundasınız aşırı hızda sizi strese sokar, yorar. O yüzden ortalama 110-120'ye gitmek uzun yolda size birçok şeyi kazandırır.

Aşırı hızı illa 180-200'leri düşünmeyin. Yolun eğimine, durumuna göre yaptığınız belki 50 kilometre aşırı hız sayılabilir. Yola göre yaptığınız aşırı hız varsa şayet bu fizik kurallarına aykırı hareket ediyorsunuz demektir. Burada sizin usta şoförlüğünüz, çok iyi aracınız işe yaramayacaktır. Hiçbir işe yaramayacak. Uzun yolda yapılan en büyük hatalardan biri yokuş aşağı inerken aracın vitesini boşa alıp öyle inmek. Bu yeni nesil araçlarda hiçbir işe yaramayacak. Aksine frenlerin daha geç tutmasına sebep olacak. Sürekli belki ayağınız frende olduğu için yokuş aşağı giderken balataların, disklerin ısınmasına, daha çabuk aşınmasına sebep olacak. Ve yakıt tüketimi yeni nesil araçlarda boşa attığınızda azalmıyor, aksine artıyor. Uygun viteste kompresörden, motor kompresöründen faydalanarak inmek en ekonomik iniş şekli.”

Muhabir: Sibel Yazıcı