Dursun Erkılıç

ARTANKARA Uluslararası Çağdaş Sanat Fuarı kapsamında gerçekleştirilen “Sanatçı Mustafa Delioğlu Anısına: Sanat Mitolojilere Nasıl Yaklaşıyor? Kurguda Mitolojik Referanslar” başlıklı söyleşi, sanatseverlerin yoğun ilgisiyle tamamlandı. 28 Mart 2026 Cumartesi günü ATO Congresium’da düzenlenen etkinlik, disiplinler arası değerlendirmelere sahne oldu.

Sanat ve mitoloji ilişkisi masaya yatırıldı

Söyleşide, sanatın mitolojik anlatılarla kurduğu bağ farklı yönleriyle ele alındı. Mitolojinin, sanat üretiminde yalnızca bir ilham kaynağı değil, aynı zamanda kültürel hafızanın taşıyıcısı olduğuna dikkat çekildi. Katılımcılar, kurgu eserlerde mitolojik referansların nasıl dönüştürüldüğünü örnekler üzerinden değerlendirdi.

Alanında uzman isimler bir araya geldi

Moderatörlüğünü Ümit Yaşar Gözüm’ün üstlendiği söyleşiye; eğitimci ve sanatçı Hasan Pekmezci, ressam ve yazar Emre Delioğlu Arın ile yayın yönetmeni Taşkın Takış konuşmacı olarak katıldı. Panelde, sanat üretiminin geçmişten bugüne mitolojik öğelerle nasıl beslendiği kapsamlı biçimde tartışıldı.

Mustafa Delioğlu anıldı

Söyleşi, sanatçı Mustafa Delioğlu’nun anısına düzenlenirken, onun sanat dünyasına katkıları da katılımcılar tarafından anıldı. Delioğlu’nun eserlerinde yer alan mitolojik göndermeler ve anlatı dili üzerine yapılan değerlendirmeler, etkinliğe ayrı bir anlam kattı.

Moderatör Ümit Yaşar Gözüm’ün yaptığı değerlendirme

Etkinliğin Moderatörlüğünü yapan Ümit Yaşar Gözüm, yaptığı “Sanat Mitolojilere Nasıl Yaklaşıyor? Kurguda Mitolojik Referanslar” başlıklı değerlendirmede şunları söyledi:

“Bugün sizlerle, geçtiğimiz yıl sonsuz yolculuğuna uğurladığımız çok yönlü sanatçı dostumuz Mustafa Delioğlu anısına düzenlediğimiz insanlığın en eski aynalarından biri olan mitolojinin, çağdaş sanatın damarlarında nasıl dolaştığını konuşacağız.

Mitoloji, yalnızca geçmişin tozlu raflarında duran bir masal külliyatı değildir; o, insanın kendini anlamak için kurduğu en büyük laboratuvardır. Ve sanat, bu laboratuvarın en cesur deneycisidir.

Mitoloji: İnsanlığın Kayıp Hafızası

Mitler, insanın karanlıkta yürürken elinde taşıdığı ilk fenerdir. Tanrılar, kahramanlar, yaratılış hikâyeleri… Bunların hepsi, aslında insanın kendi içindeki sorulara verdiği şiirsel yanıtlardır. Sanat ise bu şiiri yeniden okur, yeniden kurar, yeniden dönüştürür.

Bugün bir ressamın tuvalinde gördüğümüz bir figür, belki de binlerce yıl önce bir mağara duvarında yankılanan aynı arayışın devamıdır. Sanat, mitolojiyi yeniden canlandırmaz; onu yeniden yorumlar, yeniden sorar, yeniden kurar.

Sanatçının Mitolojiyle Kurduğu Gizli Bağ

Sanatçı, mitolojiye yaklaşırken aslında iki şey yapar:

Birincisi, mitin içindeki arketipleri bugünün ruhuyla buluşturur. Çünkü her çağ kendi kahramanını, kendi trajedisini, kendi tanrısızlığını yaratır.

İkincisi, mitin boşluklarını doldurur. Mitler tamamlanmış hikâyeler değildir; yarım bırakılmış sorulardır. Sanatçı bu soruların içine kendi sesini, kendi yarasını, kendi sezgisini yerleştirir.

Bu yüzden modern bir romanda karşımıza çıkan bir karakter, bazen fark etmeden Odysseus’un yorgunluğunu, Narcissus’un kırılganlığını, Kibele’nin doğurgan karanlığını taşır.

Kurguda Mitolojik Referanslar: Sessiz Bir Diyalog

Kurguda mitolojik referans kullanmak, bir süsleme değildir. Bu, yazarla insanlığın kolektif hafızası arasında kurulan sessiz bir diyalogdur.

Bir karakterin suya bakarken kendini tanıyamaması, yalnızca bir sahne değildir; Narcissus’un gölgesidir.

Bir yolculuğun bitmek bilmemesi, yalnızca bir olay örgüsü değildir; Odysseus’un eve dönüş arzusudur.

Bir annenin kaybı, yalnızca bir dram değildir; Demeter’in kızını ararken toprağı kurutan yasının yankısıdır.

Mitolojik referanslar, kurgunun içine gizlenmiş derinlik kapılarıdır. Okur o kapıdan geçerse, hikâye yalnızca bir hikâye olmaktan çıkar; insanın binlerce yıllık yolculuğuna bağlanır.

Son Söz: Mitler Bitmez, Sadece Biçim Değiştirir

Sanat, mitolojiyi bir müze vitrini gibi görmez. Onu nefes alan, dönüşen, çağlar boyunca yeniden doğan bir varlık olarak ele alır.

Çünkü mitler ölmez. Sadece biçim değiştirirler. Bir resimde figür, bir heykelde taş olurlar, bir romanda cümle, bir filmde ışık, bir şiirde sessizlik…

Yeni Yüzüklerin Efendisi filmi geliyor!
Yeni Yüzüklerin Efendisi filmi geliyor!
İçeriği Görüntüle

Ve belki de en önemlisi: Her sanatçı, kendi mitini yaratırken insanlığın büyük mitine bir satır daha ekler.”

Muhabir: Dursun Erkılıç