Avrupa Birliği (AB), Gazze’de olası bir barış sürecinde sahada daha görünür bir rol üstlenmeye hazırlanıyor. Kaja Kallas, Brüksel’de düzenlenen AB Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, Birliğin diplomatik ve teknik kapasitesini sürece dahil etmek istediğini söyledi.
Kallas, Gazze’de güvenliğin tesis edilmesi ve kurumsal yapının güçlendirilmesi için AB misyonlarının devreye girebileceğini belirtti.
Gazze’de misyonlar devreye girebilir
Kallas, mevcut AB misyonlarından EUBAM Rafah ve EUPOL COPPS’un barış sürecine katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Özellikle Hamas’ın silahsızlandırılması sürecinde Filistin polis teşkilatının güçlendirilmesinin kritik önemde olduğunu dile getiren Kallas, bu noktada EUPOL COPPS’un teknik destek sunabileceğini kaydetti.
Bölgesel temaslara da değinen Kallas, Ürdün ve Mısır’la mevcut anlaşmalar bulunduğunu ancak Filistinli polislerin eğitimi ve konuşlandırılması için İsrail’in onayının da gerektiğini vurguladı. Sürecin çok taraflı bir uzlaşıya bağlı olduğunun altını çizdi.
Rusya’ya 20’nci yaptırım paketi gündemde
Toplantının bir diğer önemli başlığı ise Rusya’ya yönelik yeni yaptırımlar oldu. Kallas, AB dışişleri bakanlarının Rusya’ya karşı 20’nci yaptırım paketini ele alacağını ancak henüz ortak bir mutabakata varılmadığını söyledi.
“Biz gerekli baskıyı sürdüreceğiz.” diyen Kallas, Rusya-Ukrayna müzakerelerinde AB’nin doğrudan masada yer almamasına ilişkin soruya da yanıt verdi. Kallas, “Kimin Rusya ile konuştuğundan daha önemli olan, Rusya’nın ne taviz vereceğini görmek.” değerlendirmesinde bulundu.
Brüksel’den verilen mesaj net: AB, hem Gazze’de olası bir barış sürecinde hem de Ukrayna savaşına ilişkin diplomatik baskı hattında daha etkin bir aktör olmak istiyor. Ancak sahadaki dengeler ve taraflar arasındaki siyasi irade, sürecin yönünü belirleyecek temel unsur olmaya devam ediyor.



