Sosyal güvenlik uzmanı İsa Karakaş, 18 yaş öncesi sigorta girişinin emekliliğe etkisini, primlerin durumunu, kademe düzenlemesi beklentisini ve istisnai uygulamaları tüm yönleriyle değerlendirdi.

18 yaşından önce sigortalı olarak çalışmaya başlayanların emeklilikteki durumu, "Emeklilikte Kademe" beklentileriyle birlikte yeniden tartışılmaya başlandı. Sosyal güvenlik uzmanı İsa Karakaş, kaleme aldığı yazısında, 18 yaş öncesi sigorta girişine ilişkin mevcut yasal düzenlemeleri ve olası kademe düzenlemesinin etkilerini değerlendirdi.

Karakaş, iş ve sosyal güvenlik mevzuatına göre çocukların eğitimlerini aksatmayacak hafif işlerde çalıştırılabileceğini belirterek, hizmet akdiyle fiilen çalışan çocukların yaşlarına bakılmaksızın SSK (4/1-a) kapsamında sigortalı yapılmasının yasal zorunluluk olduğunu ifade etti.

18 yaşından önce ödenen primler geçerliliğini koruyor

Karakaş'ın aktardığı bilgilere göre, SGK uygulamasında 18 yaşından önce sigortalı olanların emeklilikte esas alınan sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihten itibaren başlıyor. Buna karşın, 18 yaşından önce ödenen uzun vadeli sigorta primleri geçerliliğini koruyor ve emeklilik hesabındaki prim ödeme gün sayısına dahil ediliyor.

Karakaş, "18 yaşından önce ödenen uzun vadeli sigorta primleri hiçbir şekilde geçersiz sayılmaz. Bu primler doğrudan prim ödeme gün sayısına eklenir ve emeklilik hesabında dikkate alınır." değerlendirmesinde bulundu.

Kademe düzenlemesi için hangi tarihler önem taşıyor?

Karakaş, olası bir kademe düzenlemesi açısından 9 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 tarihleri arasındaki sigorta girişleri ve prim ödemelerinin kritik önem taşıdığına dikkat çekti.

Mevcut mevzuata göre emeklilik, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarında, 18 yaşından önce sigorta tescili bulunan kişilerin sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihten itibaren başlıyor.

Ancak Karakaş, Emeklilikte Kademe düzenlemesinde EYT'de olduğu gibi "sigortalılık süresi" şartı bulunmaması halinde, 18 yaş öncesindeki geçerli sigorta girişlerinin de yasal düzenleme kapsamında dikkate alınabileceği yönünde görüş bildirdi.

Kaza-i rüşt kararı alanlar için istisna uygulanıyor

Karakaş, Bağ-Kur (4/1-b) ve Emekli Sandığı (4/1-c) kapsamındaki sigortalılar için farklı hükümler bulunduğunu belirtti.

Türk Medeni Kanunu kapsamında mahkeme kararıyla ergin kılınan, yani kaza-i rüşt kararı alan ve eğitimini aldığı meslekle ilgili bir işte çalışan kişiler için 18 yaş şartının aranmadığını ifade eden Karakaş, bu kişilerin sigortalılık süresinin mahkeme kararının verildiği tarihten itibaren başladığını söyledi.

Yıllık izinde hak kaybına dikkat! Memurlar için bilinmesi gereken kritik kurallar
Yıllık izinde hak kaybına dikkat! Memurlar için bilinmesi gereken kritik kurallar
İçeriği Görüntüle

Bu kapsamda sigortalı olanların, işe giriş tarihlerine bağlı olarak olası bir kademe düzenlemesinde avantaj elde edebileceğini dile getirdi.

1 Nisan 1981 öncesi sigorta girişlerinde önemli istisna

Karakaş, sosyal güvenlik hukukunda 1 Nisan 1981 tarihinden önce sigorta tescili bulunan kişiler için ayrı bir uygulama bulunduğunu vurguladı.

Buna göre, 1 Nisan 1981'den önce sigorta başlangıcı bulunan kişiler için 18 yaş şartı uygulanmıyor ve sigortalılık süresi doğrudan ilk tescil tarihinden itibaren başlıyor.

Bu tarihten sonra sigorta girişi bulunan kişilerde ise sigortalılık süresi, 18 yaşın doldurulmasıyla başlıyor.

Karakaş ayrıca, eski SSK kapsamında 506 sayılı Kanun'a tabi olanların emeklilik şartlarının ilk işe giriş tarihine göre belirlendiğini, ancak aylık bağlama aşamasında 18 yaş şartının ayrıca değerlendirildiğini ifade etti.

Aile iş yerinde çalışan çocuklar için farklı kurallar geçerli

Karakaş, anne veya babaya ait iş yerinde çalışan çocukların sigortalılığı konusunda da özel şartlar bulunduğunu belirtti.

Buna göre, 18 yaşından küçük çocukların aile iş yerinde sigortalı sayılabilmesi için vasinin katılımıyla yazılı hizmet sözleşmesi yapılması ve bu sözleşmenin hâkim tarafından onaylanması gerekiyor. Hâkim onayı bulunmayan durumlarda sigortalılık geçerli kabul edilmiyor.

18 yaşını dolduran veya evlilik nedeniyle reşit olan çocuklar için ise yazılı hizmet sözleşmesi ile fiili çalışmanın bulunması yeterli görülüyor. Bu durumda ayrıca hâkim onayı aranmadığı ifade ediliyor.

Kaynak: Haber Merkezi