Ankara'nın Beypazarı ilçesinde meydana gelen ve iki işçinin ağır yaralanması ile Erdi Kahveci'nin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan maden kazasının ardından gerginlik sürüyor. Alacaklarının ödenmesi talebiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde eylemlerini sürdüren Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi Doruk Madencilik ve Elazığ ETİ Gümüş işçileri, kazanın acısı nedeniyle bu kez eylemlerinde ıslık çalmadı ve baretlerini yere vurmadı.
Erdi Kahveci'nin fotoğrafı ile iş kazalarında yaşamını yitiren işçilerin yıllara göre verilerinin yer aldığı dövizleri taşıyan işçiler, "Çalışırken ölmek istemiyoruz" sloganı attı. Öte yandan Birleşik Metal-İş Sendikası da alandaki işçileri ziyaret ederek yemek ve su desteğinde bulundu, Birleşik Metal-İş Ankara Şube Başkanı işçilerin haklı mücadelesinde sonuna kadar yanlarında olduklarını belirtti.
Denetimsizlik ve adalet eleştirisi
Eylemde söz alan Bağımsız Maden-İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, Yıldızlar SSS Holding'in "itibarımızı zedeleyenlere dava açacağız" yönündeki açıklamalarına tepki gösterdi. Sorumluların gerçek anlamda cezalandırılmadığını savunan Aksu, şunları kaydetti:
"Hangi ilişkilerle yaptın? İşte tam da bu ilişkiler, bakanlıkların, Enerji Bakanı’nın, Çalışma Bakanı’nın seninle, patronlarla kurduğu bu ilişkiler nedeniyle, bu denetimsizlik nedeniyle insanlarımızı kaybediyoruz. Dünyanın hiçbir tarafında bu kadar şiddetli madenci ölümleri yok. Tıpkı depremde ölenler gibi. Devleti yönetenler, 'Başsağlığı diliyoruz, acıyı paylaşıyoruz' diyor. Hadi, 'savcılar görevlendirdik, müfettişler görevlendirdik' diyorlar. Öncesinde yapın. Binlerce aile bunun acılarıyla kalıyor. Bir tane itibarı kıymetli adam yargılanmıyor, ceza almıyor. Sorumlular cezalandırılsın derken iki gariban mühendis bulup onlara ceza kestiriyor. Bağımsız yargıymış. Ne bağımsız yargısı? Kimi kandırıyorsunuz? Onlar kar edecekler, servet büyütecekler, biz öleceğiz. Haklarımızı da alamayacağız. Hak isteyince itibar zedeliyor olacağız."
Aksu, süreçin başında yetkililerin verdiği sözlerin tutulmasını talep ederek "Devletin gücü sınanamaz" diyenlere karşı bu sözün gereğinin yapılması çağrısında bulundu.

"Hırsızsın, yalan mı? Benim hakkımı çalmadın mı?"
Eylemde konuşan maden işçisi Ersin Fırıncı ise holdingin açıklamalarına isyan ederek içeride 2 ila 8 aylık maaş alacakları bulunduğunu hatırlattı. Şirket yetkililerinin hak arayışını "itibar zedeleme" olarak nitelendirmesine tepki gösteren Fırıncı, şu ifadeleri kullandı:
"Ne söyledik? Hırsızsın. Yalan mı? Benim hakkımı çalmadın mı? Benim hakkımı gasp etmedin mi? 6 ay, 8 ay... Biz bu direnişe başladığımızda 2 ila 8 ay maaşımız vardı içeride. 2 ila 8 ay maaşı içeride olan biri ne yer, ne içer diye sen düşünmedin. Hırsız deyince ben senin itibarını mı kirlettim? Yalan mı? Vali Bey de söylemiş, demiş ki aylardır maaşları ödenmiyor. Vali Bey dememiş mi sana hırsız diye? Ben mi dedim sana bunu? Basın açıklamasını Vali Bey yapmamış mı? Hakkımı ödemezsen hırsız olmuyor musun? Cebimdekini çalmıyor musun? Çoluk çocuğumun geleceğini, kursağındakini çalmıyor musun? İtibar, benim açlığım ne olacak? Bir yaşında çocuğum var, bekliyor, ben ne olacağım? İyi, senin itibarın kirlenmesin, ölelim o zaman biz. Senin itibarın mı önemli, işçinin hayatı mı önemli?"




