ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, Suriye üzerinden yaşanan Türkiye-İsrail gerilimine ilişkin, İsrail’in Türkiye’yi kışkırttığı yönünde bir teori bulunduğunu söyledi. İsrail savaş uçaklarının sınıra doğru yaklaşmasının ardından Türkiye’nin kendi uçaklarını havalandırmayı değerlendirdiğini anlatan Barrack, “Sınırda bildirimde bulunmadan, bir anlaşma olmadan savaş uçakları konuşlandırmak çok tehlikeli bir oyun” dedi.
ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Barrack, yaptığı canlı yayınlar, röportajlar ve küresel gündeme ilişkin programlarıyla tanınan Mario Nawfal’a verdiği röportajda, son günlerde Suriye üzerinden yaşanan Türkiye-İsrail gerilimini anlattı.
Barrack, İsrail’in elinde bölgede Türk askeri veya askeri unsurlarının bulunabileceğine ilişkin bazı istihbarat bilgilerinin bulunduğunu söyledi. Konunun yaklaşık altı gün önce ABD tarafına ulaştığını belirten Barrack, kendilerine, “Bu sahaya bir Türk intikali olabileceğine dair bazı istihbaratlar var ve bu durumdan son derece endişe duyarız” denildiğini aktardı.
ABD’nin kendi istihbarat teşkilatlarıyla gerekli incelemeleri yaptığını söyleyen Barrack, alınan yanıtın “Hayır, böyle bir şey yaşanmıyor” şeklinde olduğunu belirtti.
“Türk askeri unsurlarının sahada olmadığını biliyoruz”
Barrack, İsrail’in elindeki istihbarata ilişkin ihtimallerden birinin sahada Türk askeri veya askeri unsurlarının bulunduğu yönünde olduğunu belirterek, “Durumun böyle olmadığını biliyoruz” dedi.
Türk ordusunun güçlü, cesur ve iyi donanımlı olduğunu söyleyen Barrack, Türkiye’nin ne yaptığını bilen bir askeri kapasiteye sahip olduğunu ifade etti. Barrack, yaşanan gerilimin taşıdığı riske ilişkin, “Bu durum Üçüncü Dünya Savaşı’na yol açabilir mi? İkinci Dünya Savaşı’na bakarsanız, kasıtsız tek bir eylemin bile Üçüncü Dünya Savaşı’nı başlatabileceğini düşünürsünüz” dedi.
ABD’nin değerlendirmesinin tarafların böyle bir çatışmaya girme niyeti bulunmadığı yönünde olduğunu belirtti.
Türkiye savaş uçaklarını kaldırmayı değerlendirdi
Barrack, İsrail jetlerinin Türkiye sınırına doğru ilerlediğinin görülmesiyle birlikte Türk tarafının uçakların amacını, yönünü ve niyetini bilmediğini söyledi.
“Türk ordusu son derece iyi. Çok güçlü, aynı şekilde istihbaratları da böyledir” diyen Barrack, Türkiye’nin bu sırada kendi savaş uçaklarını havalandırmayı değerlendirmeye başladığını anlattı.
Barrack, “Jetlerin sınıra doğru geldiğini gördüklerinde ve bunun amacını, yönünü ya da niyetini bilmediklerinde, ‘Kendi uçaklarımızı havalandırmak zorunda kalacağız’ demeye başlarlar” ifadelerini kullandı.
Krizin son anda çözüldüğünü belirten Barrack, “Çok şükür ki tam o anda sağduyu galip geldi ve bu krizi çözdük” dedi.
Barrack, yaşanan anı, “Çoğumuzun gözünün önünden tüm hayatının film şeridi gibi geçtiği ve ‘Dostum, bunun daha iyi bir yolu olmalı’ dediğim anlardan biriydi” sözleriyle anlattı.
“Bir teori, İsraillilerin Türkleri kışkırttığı yönünde”
Gerilimin neden yaşandığına ilişkin teorileri de anlatan Barrack, “Birincisi, İsraillilerin Türkleri kışkırttığı yönünde” dedi. Türkiye’nin geçmişte benzer şartlar altında bir Rus savaş uçağını düşürdüğünü hatırlatan Barrack, “Sınırda bildirimde bulunmadan, bir anlaşma olmadan savaş uçakları konuşlandırmak çok tehlikeli bir oyun” ifadelerini kullandı.
“Türkiye saldırgan değil”
Türkiye’de istihbarat teşkilatlarının, üst düzey yönetimin, Dışişleri Bakanlığı’nın, Cumhurbaşkanlığı’nın ve istihbarat yönetiminin itidale odaklandığını bildiğini söyleyen Barrack, “Gerçekten öyle. Bu bir gerçek. Saldırgan değiller” dedi.
Türkiye’nin İsrail’e saldırmak ya da herhangi bir askeri veya düşmanca ilişkiye girmek istemediğini belirten Barrack, bunun ne bölge ne de Türkiye açısından iyi olacağını söyledi. Barrack, “Herkes bir yerlerde bir çıkış yolu arıyor. Türkiye’nin zihnindeki çıkış yolu, İran’dan ziyade Filistin meselelerinin çözülmesidir. Türk halkı ve İslam coğrafyası için asıl mesele budur” ifadelerini kullandı.
Trump’ın Erdoğan’a 'Suriye’yi neden almadınız?' sorusu
Barrack, ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında geçtiğini söylediği bir konuşmayı da aktardı.
Trump’ın Erdoğan’a, “Suriye’yi neden doğrudan almadınız? Onlara yardım etmekte bu kadar kilit bir rol oynamışken neden doğrudan kontrolünüze geçirmediniz?” diye sorduğunu söyleyen Barrack, Erdoğan’ın şu yanıtı verdiğini aktardı:
“Çünkü bunu istemiyoruz. Suriye’nin, bu son derece zor coğrafyanın tam ortasında koruyucu bir örtü ve bağımsız, egemen bir ülke olarak kalmasını istiyoruz.”
“Erdoğan tansiyonu düşürmeye çalışıyor”
Türkiye’nin yeni ve güçlü bir döneme girdiğini söyleyen Barrack, ülkenin coğrafi konumu ve duruşu nedeniyle tehditkâr algılanabildiğini belirtti.
Barrack, “Bu nedenle sağduyunun hakim olacağını umuyorum. Sayın Cumhurbaşkanı, tansiyonu düşürmeye çalışarak harika bir iş çıkarıyor” dedi.
Bölgede güç boşluğu sürdükçe IŞİD'in yeniden toparlanmaya çalıştığını belirten Barrack, Türkiye, İsrail ve Suriye arasında IŞİD mensuplarına yönelik her akşam yürütülen bir koordinasyon mekanizması bulunduğunu da söyledi.
2000’lerin başında Türkiye ile İsrail arasında bir “balayı dönemi” yaşandığını hatırlatan Barrack, benzer bir dönemin yeniden yaşanmasını umduğunu ifade etti.
Barrack, ülkelerin üst düzey liderlerinin söylemlerinin siyasi kampanya süreçleriyle de bağlantılı olduğunu savunarak, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ekim ayına doğru ilerlerken kendi seçmen kitlesinin beklentilerini bildiğini söyledi.




