Afetlerde kapsayıcı müdahale için eğitim
Afetlerde kapsayıcı müdahale için eğitim
İçeriği Görüntüle

Türkiye’deki Pınarbaşı arkeolojik alanında bulunan bir kafatası parçası, bilim dünyasının köpeklerin kökenine dair bilgilerini değiştirecek bir keşfe işaret ediyor. Yaklaşık 15 bin 800 yıl önce yaşamış dişi bir yavru köpeğe ait DNA, şimdiye kadar bilinen en eski köpek DNA’sından binlerce yıl daha eski.

Araştırmaya göre, yavru köpek görünüm olarak küçük bir kurdu andırıyor. Daha önce 10 bin 900 yıl olarak bilinen en eski köpek DNA’sı kaydı, bu bulgu ile önemli ölçüde geriye çekilmiş oldu. Bilim insanları, köpeklerin büyük olasılıkla iki farklı gri kurt türünün karışımından evrimleştiğini düşünüyor. Ancak tam olarak ne zaman kurtlardan ayrıldıkları, fosil kalıntılarının ayırt edilmesindeki güçlükler nedeniyle netleşememişti.

Francis Crick Institute’nden genetikçi Pontus Skoglund, köpeklerin kökeninin hâlâ bilim dünyası için “ilgi çekici bir gizem” olduğunu vurguladı. Nature dergisinde yayımlanan iki ayrı çalışmada, Avrupa genelinden elde edilen 216 köpek ve kurt kalıntısının genetik analizi yapıldı; bu analizler, köpeklerin kıta genelinde nasıl yayıldığını ortaya koydu. Örneğin İngiltere’nin güneybatısında bulunan ve 14 bin 300 yıl öncesine tarihlenen DNA örnekleri, köpeklerin Avrupa’ya oldukça erken dönemde ulaştığını gösterdi.

Araştırmacılar, Buzul Çağı’nda insanların köpeklerle kurduğu ilişkinin tam olarak neye dayandığını kesin olarak belirleyemese de, köpeklerin beslenmesinin maliyetli olması, bu hayvanların işlevsel bir rol üstlendiğine işaret ediyor. Uzmanlara göre köpekler avcılıkta yardımcı olmuş veya koruma amacıyla kullanılmış olabilir. Ayrıca insanlarla köpekler arasındaki duygusal bağın, Pınarbaşı’nda yavru köpeklerin insan mezarlarının üzerine gömülmüş olarak bulunmasıyla kanıtlandığı belirtiliyor.

Bu keşif, insanlık tarihinin en eski ve en güçlü bağlarından birinin düşündüğümüzden çok daha derinlere uzandığını gösteriyor.

Kaynak: NTV