Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, haziran ayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık bazda yüzde 0,99 artarken, yıllık enflasyon yüzde 32,61'den yüzde 32,11'e geriledi.

Verinin ardından yerli ve yabancı finans kuruluşları yıl sonu enflasyon tahminlerini paylaşırken, piyasalarda yılın ikinci yarısında iç piyasadaki fiyat ayarlamaları ile küresel enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisi yakından izleniyor.

12 kurumun yıl sonu enflasyon tahmini

Haziran ayı enflasyon verilerinin ardından kurumların 2026 yıl sonu TÜFE beklentileri şöyle sıralandı:

Kurum Yıl sonu TÜFE tahmini

Tacirler Yatırım:…………………………%28,00

Şeker Yatırım:…………………………….%28,00

NATO anısına özel madeni 5 lira basıldı: Tedavülde kullanılacak
NATO anısına özel madeni 5 lira basıldı: Tedavülde kullanılacak
İçeriği Görüntüle

Alnus Yatırım:…………………………….%28,62

Kuveyt Türk Yatırım:…………………..%28,80

Yatırım Finansman:…………………….%28,80

İş Yatırım:…………………………………..%29,00

OYAK Yatırım:…………………………….%29,00

Goldman Sachs:…………………………%29,00

Gedik Yatırım:…………………………….%29,50

Garanti BBVA Yatırım:………………..%30,00

Akbank:……………………………………..%30,00

Citi:……………………………….Yaklaşık %31,00

Gözler 23 Temmuz'daki TCMB faiz kararında

Haziran enflasyonunun ardından yayımlanan değerlendirme raporlarında, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) 23 Temmuz'daki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizinde değişikliğe gitmeyeceği yönündeki beklentiler öne çıktı.

Piyasa değerlendirmelerine göre TCMB'nin politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutması, yılın son çeyreğine kadar ise enflasyondaki kalıcı düşüş eğilimini ve özellikle çekirdek enflasyon göstergelerini izlemeyi sürdürmesi bekleniyor.

Faiz indiriminin önündeki en büyük engel

Kurum raporlarında, yıl sonu enflasyon beklentilerinin yüzde 28 ile yüzde 31 aralığında yoğunlaştığı görülürken, hizmet enflasyonundaki katı seyrin erken faiz indiriminin önündeki en önemli risk unsuru olduğu değerlendirildi.

Raporda, baz etkisiyle manşet enflasyonda düşüş eğilimi görülse de hizmet sektöründeki fiyat artışlarının para politikasında temkinli duruşun sürdürülmesini gerektirdiği ifade edildi.

Ağustosta PPK toplantısı yapılmayacak

PPK takvimine göre ağustos ayında olağan bir toplantı bulunmuyor. Bu nedenle 23 Temmuz'da alınacak karar ve verilecek mesajların piyasalar açısından daha kritik olacağı belirtiliyor.

Değerlendirmelerde, TCMB'nin eylül ayındaki toplantıya kadar finansal istikrarı korumak amacıyla temmuz ayında ihtiyatlı bir yaklaşım sergileyebileceği öngörülüyor.

Likidite için yeni adımlar gündemde

Piyasalardaki fazla likiditenin kontrol altına alınması amacıyla zorunlu karşılıklar ve makroihtiyati tedbirler gibi ilave sıkılaşma adımlarının temmuz ayındaki PPK toplantısıyla eş zamanlı veya hemen sonrasında devreye alınabileceği yönünde beklentiler de bulunuyor.

Politika faizi için eylül beklentisi

Piyasalar ayrıca TCMB'nin yüzde 40 seviyesindeki fonlama maliyetini yüzde 37'lik politika faizine ne zaman yaklaştıracağını da takip ediyor.

Kuveyt Türk Yatırım değerlendirmesinde, 23 Temmuz'daki PPK toplantısında politika faizinin yüzde 37 seviyesinde korunmasının beklendiği belirtildi. Kurum ayrıca, 1 Mart'ta ara verilen bir hafta vadeli repo ihalelerinin yeniden başlamasının likidite yönetiminin sadeleşmesi açısından önemli olacağını ifade ederken, faiz indirim sürecinin ise 10 Eylül'deki PPK toplantısında 100 baz puanlık indirimle başlayabileceğini öngördü.

Kaynak: Haber Merkezi