Yılbaşına günler kala ülke genelinde sahte alkol üretimi yapan yerlere yönelik operasyonlar arttı. Bugün sabah saatlerinde İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 81 ilde düzenlenen ‘Çengel-5’ operasyonlarında 220 şahsa adli işlem yapıldığını, 187 ton kaçak-sahte alkole el konduğunu açıkladı. Yasa dışı içki üretimi ile ilgili Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise geçtiğimiz günlerde, Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan Etil Alkol Takip Sistemi (EATS) ile yasa dışı alkollü içki üretimiyle mücadeledeki yerini anlattı. Yumaklı, 2024'ün ilk çeyreğinde "Etil Alkol Takip Sistemi"ni devreye alacaklarını ve bu sistemle yasa dışı alkollü içki ticaretiyle mücadelede önemli mesafe katedeceklerini söyledi.

Sahte alkolün zararları, vatandaşların bu konuda dikkat etmesi gerekenler, merdiven altı alkol üretim yerlerinin halk sağlığına tehdidi, sahte alkol kullanımı sonucunda olası sağlık sorunları ve nasıl mücadele edilmesi gerektiği ile ilgili TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı İ.Uğur Toprak, açıklamalarda bulundu.

Yılbaşı öncesi 187 ton sahte alkole el konuldu Yılbaşı öncesi 187 ton sahte alkole el konuldu

Kaçak alkol insan hayatını sonlandırabiliyor

Sanayi tipi alkollerle yapılan üretimlerin insan hayatını sonlandırabildiğine dair uyarıda bulunan Toprak şunları söyledi;

“Tamamen adli bir vaka ve kayıt dışı ekonominin bir ürünü olan merdiven altı üretimin halk sağlığını nasıl tehdit ettiğinin çarpıcı örnekleri ile çokça karşı karşıya kalıyoruz. İçilebilir nitelikte alkol olmasının çok ötesinde sanayi tipi alkollerden veya hiç olmayacak bir şekilde insan sağlığı için son derece zararlı olan metil alkol türü çok daha ucuz alkol kullanılarak yapılan bu kaçak üretimlerin insan hayatını nasıl sonlandırdığına da birçok kez daha tanık olduk.

Gıda insan sağlığı ile doğrudan ilgili, ihmal edilemeyecek ve ertelenemeyecek bir konu. Mevzuat hazırlamak, kurallar koymak, bu kuralların uygulaması takip edildiği ve yeterince denetim yapıldığı sürece önemli. Bu denetimler yeterince yapılamazken, bir de alkollü içkilerde çok yüksek oranlarda vergi uygulanması kayıt dışını ve sahteciliği körüklemekte, tüketicileri riske atmakta.”

Yüksek zam ve vergiler tetikliyor

Alkol fiyatlarına ve vergi oranlarına yapılan zamların sahtecilik ve kaçakçılığı tetiklediğine dikkat çeken Toprak,

“Bütçe açıklarını kapatmak için, alkollü içkilere yapılan yüksek zamların ve vergilerin sahtecilik ve kaçakçılığı tetiklediği açık. Rakı dışındaki diğer distile alkollü içkilerde de sahteciliğin olmadığını söylemek olası değil. Bu günlerde rakıda yaşanan sorun, yarın diğer distile içkilerde de görülebilir. Bu bağlamda, alkollü içkilerdeki yüksek vergi baskısının, sahtecilik cazibesini düşürecek oranlara çekilmesi, tüketicinin uygun fiyatlarla alkollü içkilere ulaşmasını sağlayıcı bir fiyat düzeyinin belirlenmesi gerekmekte.

Alkol ve gıda zehirlenmesi gibi vakalarla insanlarımızı yitirmek çağdaş, demokratik bir hukuk devletine yakışmamaktadır. Halk sağlığı ve gıda güvenliği denetimsizliği ile yüksek ÖTV’nin bir sonucu olan kaçak alkolden ölmek, insanın kaderi olmamalıdır.” dedi.

'10 Manşette Bugün' | 21 Temmuz 2024 '10 Manşette Bugün' | 21 Temmuz 2024

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı İ.Uğur Toprak

Örgütler birlikte çalışmalı

Sahte alkole karşı yerel yönetim ve merkezi yönetimin birlikte hareket etmesi gerektiğini ifade eden Toprak şöyle konuştu:  

“Devletin denetlemeden sorumlu kamu kurum ve kuruluşları ile etkin bir denetim mekanizması kurmalı, merdiven altı kayıt dışı üretimlere yönelik çok boyutlu bir çalışma başlatmalı, halk sağlığının ve gıda güvenliğinin sağlanabilmesi için yerel yönetimler dahil olmak üzere konuyla ilgili bizler gibi Anayasa’da tanımlanmış kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve demokratik kitle örgütleriyle birlikte çalışmalar yapmalıdır.”

Sahte alkolü nasıl anlarız?

Bu konuda tüketicilerin dikkat etmesi gerektiği hususları ayrıntılı şekilde Toprak şöyle açıkladı:

“Tüketicilerimiz bilmelidirler ki, ürünün dış görünüşünden sahte olup olmadığını anlamak mümkün değildir. Dökme içki tüketmemek veya tükettikleri noktalarda orijinal ambalajı görmeyi talep etmek yetersiz de olsa bir önlem olarak görülmelidir. Alışveriş sırasında kapak, etiket, barkod ve seri numarası kontrollerini yapmaları ve olabildiğince güvenilir buldukları yerlerden içki satın almaları önemlidir. Akıllı telefonlarda kullanılabilen GİB BÜİS uygulaması ile ürünlerin bandrolünde bulunan QR kodu okutup orijinalliğinin kontrolünü sağlayabilirler. Şüpheli gördükleri durumları yetkililere bildirmekten kaçınmamalıdırlar. Genel bir ilke olarak, piyasadaki eşdeğerlerinden çok daha ucuz olan gıda maddelerinde sahtecilik ve aldatma riski oldukça yüksektir.

Zehirleme belirtileri 24 saate kadar görülmeyebilir

“Metil alkol endüstriyel kullanımı olan bir üründür. Gıda maddelerinin üretiminde girdi olarak kullanılması kesinlikle yasaktır ve kullanılamaz. Türk Gıda Kodeksi'ne göre rakıda bulunmasına izin verilen metil alkol miktarı en fazla 150 gr/hektolitredir. Bu miktardan daha yüksek oranlarda metil alkol içeren ürünler insan sağlığı açısından riskli olarak değerlendirilir. Mevzuatta izin verilen dozların üzerinde tüketildiğinde zehirlenmelere neden olur. Zehirlenme belirtileri 12-24 saate kadar görülmeyebilir. Metil alkolün bir diğer özelliği zehirleme dozunun değişkenlik gösterebilmesidir. Zehirlenme mide bulantısı, karın ağrısı, baş dönmesi, güçsüzlük gibi belirtilerle başlar ve merkezi sinir sisteminde çökme, körlük, koma ve ölüm, bu olumsuz tablonun ciddi sonuçları olarak ortaya çıkar.”

Yurttaş sağlığı tehlikede

Yasal olarak üretim ve tüketim serbestliği olan alkolün vatandaşlar tarafından sağlıklı şekilde tüketilebilmesinin sorumluluklar getirdiğini söyleyen Toprak sözlerini şöyle tamamladı:

“Devlet üretimine ve tüketimine izin verdiği tüm gıdaların (buna alkollü içkiler de dahil) yurttaş tarafından sağlıklı ve güvenilir bir şekilde tüketilmesinden sorumludur. Bu sağlanmadığı sürece yurttaşın sağlığı tehlike altında olacaktır.

Yüksek vergi sebebiyle giderek artan sahte içki kaynaklı ölüm, sakat kalma vakaları bu gibi yasaklarla da artmaya devam edecektir. Çünkü; insanlar ulaşamama endişesiyle farklı çözüm yolları üretmeye çalışacaktır.”

Kaynak: Halide Tonga