Rapora göre; Türk gençleri telefonu yanında olmadığında "en yüksek kaygı" duyan grup olarak OECD ülkeleri arasında ilk sırada yer alıyor. Kullanıcıların yüzde 70'inin mutluluğu sosyal medyada aradığı belirtilirken, kontrol kaybı yaşayan yüzde 25'lik kesimin ciddi bir bağımlılık riski taşıdığı vurgulandı.
Türkiye Yeşilay Cemiyetinin, "Türkiye Sosyal Medya Araştırma Raporu" kamuoyuna açıklandı.
Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, Yeşilayın Sepetçiler Kasrı'ndaki genel merkezinde rapora ilişkin düzenlenen toplantıda, "sosyal medya bağımlılığı", "internetle ilişkili bağımlılıklar" ve "kumar bağımlılığı" olarak tanımlanan davranışsal bağımlılıkların tüm dünyada insanlar için ciddi bir tehdit haline geldiğini söyledi.
Yeşilayın dijital bağımlılık ve diğer bağımlılık türleriyle alakalı çalışmalarına değinen Dinç, "Sahada gördüğümüz bir gerçeklik var. Başta çocuklarımız ve gençlerimiz olmak üzere sosyal medyanın yanlış kullanımı, çok büyük bir ıstırabın, problemin ama daha da ötesinde ülkemiz için çok büyük bir kaybın olduğunu gösteriyor. Bireysel anlamda insanlar ıstıraplar çekiyorlar, aile işleri bozuluyor, fiziksel sağlıkları zarar görüyor, psikolojik bütünlüğü yara alıyor. Bunun ötesinde, toplum olarak bir nüfusu, bir geleceği kaybediyoruz. Genç kardeşlerimizin yeteneklerini, yaşama enerjilerini, sevinçlerini kaybediyoruz." ifadelerini kullandı.
Yaptıkları araştırmanın, yoğun sosyal medya kullanımının ilişki başlatmakla alakalı problemler ortaya çıkardığını, sosyal becerilerin gelişmediğini açık şekilde gösterdiğini belirten Dinç, bu anlamda sosyal medyanın anlamının tam tersi bir amaca hizmet ettiğini dile getirdi.
Yoğun sosyal medya kullanımının yol açtığı zararlara değinen Dinç, "Stresle başa çıkmak, problem çözme becerileri, hayatlarını düzene sokma, duygularını kontrol etme gibi beceriler de maalesef ciddi anlamda zarar görür hale geliyor. Yine telefonu yanında olmadığı zaman eksik, kaygılı, güvensiz hissetme, bütün dünyadaki gençlerde kısmen var ama en yüksek oranda OECD ülkelerine göre Türkiye'deki gençlerimizde var. Türkiye'de en az bir kere siber zorbalığa maruz kalan öğrencilerin sayısı, OECD ülkelerinin ortalamasının çok üzerinde." dedi.
Dinç, sosyal medya kullanımında eğitim düzeyi azaldıkça bağımlılığın da arttığını, bunun diğer bağımlılıklarda tam tersi olduğunu vurguladı.
Araştırmaya göre sosyal medya kullanımının sebeplerini de açıklayan Dinç, şöyle konuştu:
"En yaygın sebeplerden bir tanesi mutluluk aramak olarak ortaya çıkıyor. Yüzde 70, iyi hissetmek, mutlu olmak, problemlerine uzaklaşmak için kullanıyorlar. Bu da oldukça yanlış bir arama yönetimi olduğu için maalesef genellikle hayat kırıklığı ile neticeleniyor. Sosyal medyanın kendisi bizatihi bir bağımlılık olabildiği gibi aynı zamanda diğer bağımlılıklara ulaşma, onlarla alakalı pozitif bir algı sahibi olmak gibi konularda ciddi şekilde tehdit içeriyor. Kullanıcıların yüzde 30'u kumar-bahis, yüzde 70'i tütün-alkol reklamına maruz kalmış. Maruz kalanların yüzde 58'i içeriği değiştiriyor. Yüzde 43'ü platform üzerinden şikayet ediyor. Yüzde 13'ü resmi kurumlara şikayet ediyor ama bizi en çok endişelendiren bir rakamla karşı karşıyayız. Yüzde 12'si pasif izlemeye devam ediyor."
Dinç, bu noktada "hayır" deme, öz kontrol, stresle başa çıkma, duygu yönetimi gibi becerileri kazandırma noktasında öncelikli adımların atılmasının kritik öneme sahip olduğunu ifade etti.
Gençler kadar yaşlıların da bu süreçten zarar gördüğünün altını çizen Dinç, şunları kaydetti:
"Türkiye'de 60 yaş üzeri 10 milyon yaşlımız var. Bunların 1,8 milyonu yalnız yaşıyor. Bu yalnız insanlar sosyal medyayı kullanıyorlar ve bu sosyal medya kullanımı neticesinde dolandırıcılığın ne kadar yaygın olduğunu her gün haberlerde görüyoruz. Sosyal medyada vakit geçirdiğinden dolayı sosyal harekete geçme enerjisi bittiğinden, yalnızlığın derinleşmesi söz konusu oluyor. Sosyal medyadan devamlı yanlış haber aldığı için yanlış kararlara, doğru yanlış haberleri ayırt etmeye ve korku paniğini kontrol etmeye muvaffak olunamayan durumları görüyoruz. Korku kültürünün, güvensizliğin daha çok ortaya çıkmasına yaşlılarda şahit oluyoruz."





