Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) feshedilerek Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesi sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Sosyal medya hesabından değerlendirmelerini paylaşan Emir, Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması ve ülkedeki tüm toplulukların bir arada yaşamasının öncelikli olduğunu belirtti.
SDG’nin feshedilmesi ve Suriye devlet kurumlarına entegrasyonunu umudun işareti olarak nitelendiren Emir, sürecin bölgesel barış açısından önem taşıdığını söyledi. Emir açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması, ülkede yaşayan tüm toplulukların birlik, beraberlik ve kardeşlik içinde aynı çatı altında bir arada yaşaması bizim için önceliklidir. Sürecin bölgemizde kalıcı barışın inşası açısından önemli olduğu bir gerçektir."

Yeni anayasa ve demokratik seçim çağrısı
Suriye’nin geleceğine ilişkin beklentilerini de paylaşan Emir, kapsamlı ve katılımcı bir anayasa hazırlanması gerektiğini belirtti. Suriye’de demokratik ve laik değerlere bağlı bir yönetim anlayışının oluşturulması ve bunun ardından serbest ve demokratik seçimlerin yapılması gerektiğini ifade eden Emir, bu adımların atılmasıyla iç savaş döneminin sona erdirilerek yeniden yapılanma sürecinin hızlandırılması gerektiğini söyledi.
Murat Emir'in açıklaması şu şekilde:
"Komşumuz Suriye, yıllardır süregelen bir iç savaşın içindeydi. Bu çatışma hem Suriye halkına derin acılar yaşattı hem de bölgemize istikrarsızlık ihraç etti. Bugün gelinen aşama ile SDG’nin feshi ve Suriye devlet kurumlarına entegresi bu karanlık dönemin sona erme umudunun işaretidir. Bundan sonraki dönemde Suriye'nin kapsamlı, katılımcı bir anayasa hazırlığını hızla tamamlaması; demokratik ve laik değerlere bağlı bir yönetim anlayışıyla Ortadoğu'da hak ettiği yere yeniden ulaşması büyük önem taşıyor. Bunu serbest ve demokratik seçimlerin izlemesi, böylece iç savaş defterinin kapanıp yeniden yapılanma sürecinin tam anlamı ile hızlanması gerekiyor. Suriye'nin önünde henüz uzun bir yol var. Bu uzun soluklu değişim sürecinde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin çağdaş, laik ve demokratik kuruluş vizyonu, bölge ülkeleri için bugün de yol gösterici bir rol model olmaya devam ediyor. Bu tarihi tecrübenin bölgemizdeki dönüşüm süreçlerine ışık tutması için gerekli siyasi ve diplomatik çalışmalar kararlılıkla sürdürülmelidir."




