E-devlet'ten sosyal medya yaş doğrulaması nasıl yapılacak? İşte tüm detaylar!
E-devlet'ten sosyal medya yaş doğrulaması nasıl yapılacak? İşte tüm detaylar!
İçeriği Görüntüle

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, bir polis memuruna “çakal” diye hitap eden sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararını bozdu. Daire, kullanılan sözcüğün kaba, rahatsız edici ve nezaket dışı bir ifade olduğunu ancak tek başına kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek ağırlığa ulaşmadığını belirtti. Böylece sanık hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 125’inci maddesi kapsamında verilen 6 ay hapis cezasının hukuka aykırı olduğuna hükmedildi. Karar, “çakal” sözcüğünün hakaret suçu oluşturup oluşturmadığına ilişkin tartışmayı yeniden gündeme getirdi. Yargıtay’ın değerlendirmesinde kelimenin sözlük anlamından çok, hangi ortamda, kime ve hangi koşullarda söylendiği önem taşıdı.

Polisle kimlik kontrolü sırasında tartıştı

Karara konu olay İzmir’de yaşandı. Polis ekiplerinin kimlik kontrolü yaptığı sırada bir kişi ile görevli polis memuru arasında tartışma çıktı. Tartışma sırasında polis memuruna “çakal” diye hitap eden kişi hakkında hakaret suçlamasıyla kamu davası açıldı. Davaya bakan İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın sözlerini hakaret kapsamında değerlendirdi. Mahkeme, Türk Ceza Kanunu’nun 125’inci maddesini uygulayarak sanığa 6 ay hapis cezası verdi. Sanık, karara karşı istinaf yoluna başvurdu. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi başvuruyu reddetti. Bunun üzerine sanık, mahkûmiyet hükmünü Yargıtay’a taşıdı. Temyiz dilekçesinde yeterli inceleme yapılmadığını savunan sanık, olayın koşullarının değerlendirilmediğini, hafifletici nedenlerin ve haksız tahrik hükümlerinin dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını istedi.

Yargıtay mahkumiyet hükmünü oy çokluğuyla bozdu

Dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sanığın temyiz başvurusunu haklı buldu. Daire çoğunluğu, yerel mahkemenin mahkûmiyet kararının hukuka uygun olmadığı sonucuna vardı. Kararda, hakaret suçunun oluşması için kişinin onur, şeref ve saygınlığını hedef alan bir davranışın bulunması gerektiği vurgulandı. Bir sözün rahatsız edici veya kaba olmasının tek başına hakaret suçunun oluşması için yeterli olmadığı belirtildi.

Yargıtay, kullanılan ifadenin somut olayın koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Daire, sanığın “çakal” sözünün muhatabın onur ve saygınlığını rencide edecek ağırlığa ulaşmadığını, rahatsız edici ve nezaket dışı bir hitap biçimi niteliğinde kaldığını kaydetti.

Bu gerekçelerle hakaret suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı sonucuna ulaşan Daire, mahkumiyet hükmünü oy çokluğuyla bozdu.

Bir üye karşı oy kullandı

Kararda Daire üyelerinden biri çoğunluğun görüşüne katılmadı. Karşı oy gerekçesinde “çakal” sözcüğünün argo anlamlarına dikkat çekildi. Türk Dil Kurumu’nun Güncel Türkçe Sözlüğü’nde sözcüğün hayvan anlamının yanı sıra “kurnaz, yalancı, düzenci, aşağılık, zorba, külhanbeyi tipli kimse” anlamlarında da kullanıldığı belirtildi. Karşı görüşte, sözcüğün anlamı ve polis memuruna yöneltildiği koşullar birlikte değerlendirildiğinde ifadenin basit bir kabalık veya ağır eleştiri olarak görülemeyeceği savunuldu. Kamu görevlisinin görevini yerine getirdiği sırada kullanılan sözün, görevlinin saygınlığını zedelemeye yönelik olduğu ve hakaret suçunu oluşturduğu görüşü dile getirildi.

Yargıtay’a göre her kaba söz hakaret suçu değil

Türk Ceza Kanunu’nun 125’inci maddesi, bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat edilmesini ya da sövülmesini hakaret suçu kapsamında düzenliyor. Suçun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi hâlinde ise kanunda daha ağır yaptırım öngörülüyor. Yargıtay kararında, hakaret suçunun oluşması için kullanılan sözün muhatabı küçük düşürmeye yönelik olması gerektiği vurgulandı. Bir ifadenin tahkir edici niteliğinin her olayda aynı şekilde değerlendirilemeyeceği; zaman, yer, taraflar arasındaki ilişki ve olayın gelişiminin dikkate alınması gerektiği belirtildi. Kararda şu değerlendirmeye yer verildi:

“Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.”

Bu yaklaşım doğrultusunda Daire çoğunluğu, somut olayda “çakal” sözcüğünün kaba ve nezaket dışı bir hitap biçimi olarak kaldığını, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığını kabul etti.

Kaynak: Haber Merkezi