En düşük emekli aylığının belirlenmesinde yeni bir sisteme geçilmesi gündeme geldi. Mevcut uygulamanın yol açtığı sorunların giderilmesi ve taban aylık artışlarının belirli kurallara bağlanması amacıyla farklı modeller değerlendiriliyor.
Yeni Şafak'ın haberine göre, üzerinde durulan çalışmada en düşük emekli aylığının hangi ölçüte göre belirleneceği, düşük gelirli emeklilere nasıl destek sağlanacağı ve kök aylık sisteminin nasıl düzenleneceği başlıkları öne çıkıyor.
Asgari ücrete endeksli model
İlk seçenek kapsamında en düşük emekli aylığının asgari ücrete veya başka bir ekonomik göstergeye bağlanması değerlendiriliyor. Bu modelde taban aylığın her altı ayda bir yeni kanunla belirlenmesi yerine, yasada tanımlanacak bir formül üzerinden güncellenmesi öngörülüyor.
Böylece emeklilerin aylık artışlarında hangi ölçütün esas alınacağı önceden belirlenmiş olacak. Ancak asgari ücretin hangi oranının dikkate alınacağı ve düzenlemenin bütçeye getireceği maliyetin nasıl karşılanacağı önem taşıyor.
Gelir tamamlama sistemi
İkinci formülde, en düşük emekli aylığını sürekli artırmak yerine gelir tamamlama sisteminin kurulması üzerinde duruluyor. Buna göre belirlenen gelir seviyesinin altında kalan emeklilere aradaki fark kadar destek verilmesi planlanıyor.
Sistemin kapsamının genişletilmesi halinde emeklilerin hane gelirleri ve sosyal destek ihtiyaçları da dikkate alınabilecek. Bu modelde prim karşılığı kazanılan emekli aylığı ile sosyal yardımın birbirinden ayrı tutulması öngörülüyor.
Kök aylık sistemi yeniden düzenlenebilir
Üçüncü seçenek ise kök aylık sorununa yönelik kapsamlı bir reformu içeriyor. Bu kapsamda prim gün sayısı, prime esas kazanç ve aylık bağlama oranlarının hesaplamadaki etkisinin yeniden değerlendirilmesi gündeme gelebilir.
Yapılacak olası değişiklik yalnızca mevcut emeklileri değil, ilerleyen yıllarda emekli olacak vatandaşları da etkileyebilir.
Bütçe dengeleri esas alınabilir
Dördüncü formülde ise en düşük emekli aylığının artışında enflasyonun yanı sıra ekonomik göstergeler ve kamu maliyesinin imkânlarının dikkate alınması değerlendiriliyor.
Bu modelde artış oranının doğrudan enflasyona eşitlenmesi yerine bütçe dengeleri çerçevesinde belirlenmesi öngörülüyor. Emeklilerin gelirlerinde öngörülebilirliğin korunması için asgari artış güvencesi getirilmesi de seçenekler arasında bulunuyor.
Yasal düzenleme gerekiyor
Söz konusu modellerden herhangi birinin hayata geçirilmesi için 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda değişiklik yapılması gerekiyor. Düzenlemenin kapsamı, kaç emekliyi etkileyeceği ve bütçeye getireceği maliyet de karar sürecinde belirleyici olacak.
Hangi formülün tercih edileceği ve seçeneklerin birlikte uygulanıp uygulanmayacağı ise yapılacak değerlendirmelerin ardından netleşecek. Şu aşamada dört formülün de değerlendirme seçeneği olduğu, kesinleşmiş bir düzenleme bulunmadığı belirtiliyor.





