Erkeklerin kadınlara kıyasla daha erken yaşta hayatını kaybetmesinin arkasında biyolojik etkenlerin yanı sıra sosyal ve kültürel nedenler de bulunuyor. Uzmanlar, özellikle "güçlü görünme" baskısının erkeklerin sağlık sorunlarını ertelemesine neden olduğunu ve bunun birçok hastalıkta erken teşhis fırsatını kaçırdığını belirtiyor.
BBC'nin derlediği uzman değerlendirmelerine göre, erkeklerin daha kısa yaşam süresine sahip olmasında sağlık okuryazarlığı, toplumsal cinsiyet rolleri ve sağlık hizmetlerine erişim davranışları belirleyici rol oynuyor.
Sağlık kontrolleri erteleniyor
Uzmanlara göre birçok erkek, sağlık sorunlarını önemsememeyi ya da doktora gitmeyi "güçsüzlük" olarak algılayabiliyor. Bu nedenle kalp-damar hastalıkları, kanser ve karaciğer hastalıkları gibi ciddi rahatsızlıklar çoğu zaman ileri evrelerde teşhis ediliyor.
Araştırmalar, erkeklerin belirtileri fark etme, sağlık hizmetine başvurma ve tedavi sürecine uyum konusunda kadınlara göre daha düşük bir performans sergilediğini ortaya koyuyor. Bu durumun ortalama yaşam süresini birkaç yıl kısaltabildiği ifade ediliyor.
Toplumsal baskılar riski artırıyor
Uzmanlar, "erkek her koşulda güçlü olmalı" anlayışının sağlık davranışlarını olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor. Bu kültürel yaklaşım nedeniyle birçok erkek, hastalık belirtilerini görmezden gelerek günlük yaşamına devam etmeyi tercih ediyor.
Özellikle genç yetişkinlik ve orta yaş döneminde düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmesi, birçok hastalığın erken dönemde tespit edilmesini zorlaştırıyor. Yoksulluk ve sosyal eşitsizliklerin yoğun olduğu bölgelerde yaşayan erkeklerde ise erken ölüm riskinin daha da arttığı belirtiliyor.
Ruh sağlığı göz ardı ediliyor
Uzmanlar, erkeklerin ruh sağlığı konusunda da destek aramaktan kaçınabildiğini vurguluyor. İşsizlik, ekonomik sorunlar ve ilişki problemleri gibi etkenlerin intihar riskini artırdığına dikkat çekilirken, erkeklerin psikolojik destek ve terapi hizmetlerinden yararlanma oranının kadınlara göre daha düşük olduğu ifade ediliyor.
Uzmanlara göre erkeklerin yaşam süresini uzatmada en önemli adımların başında düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi, sağlık okuryazarlığının artırılması ve ruh sağlığına ilişkin toplumsal önyargıların azaltılması geliyor.




