Selim Ercan

Elips TV’de Dursun Erkılıç’ın hazırlayıp sunduğu Kalemin Hikayesi programında, programın sürekli konuğu şair ve yazar Metin Turan, Fakir Baykurt’un Türk edebiyatında derin izler bırakan romanı Yılanların Öcü üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Turan, romanın Anadolu köylerinde yaşanan adaletsizlikleri, sınıf farklılıklarını ve köylülerin hak arayışını güçlü bir gerçekçilikle ortaya koyduğunu vurguladı.

Köyden kente uzanan bir bakış

Metin Turan’a göre Baykurt, Yılanların Öcü’nde küçük bir köyden yola çıkarak çok daha geniş bir toplumsal yapının izdüşümünü sunar. 1958’de yayımlanan roman, köydeki mülkiyet meselelerini ve iktidar ilişkilerini ele alırken, Demokrat Parti döneminde kentlerde yaşanan dönüşüm ve tahribatla da paralel bir okuma imkânı verir. Turan, Baykurt’un köyde gözlemlediklerini büyük şehirlerin değişimiyle sezgisel bir bağ içinde ele aldığını belirtti.

Irazca’nın direnişi

Romanın merkezinde yer alan Irazca ve Karabayram karakterlerinin, köy yaşamındaki iktidar ilişkilerini görünür kıldığını ifade eden Turan, özellikle Irazca’nın duruşuna dikkat çekti. Baykurt’un köyü idealize etmeden anlattığını söyleyen Turan, Irazca’nın haksızlığa karşı sessiz kalmayan, çevresini harekete geçiren güçlü bir kadın figürü olduğunu dile getirdi. Irazca’nın “Gecedir, gece de olsa yola çıkacaksın” sözünün, hak ve adalet için mücadele çağrısı niteliği taşıdığını vurguladı.

Koma Amed, Ankara konserini iptal etti
Koma Amed, Ankara konserini iptal etti
İçeriği Görüntüle

Mülkiyet, iktidar ve adalet

Metin Turan, romandaki temel çatışmanın toprak ve kamu mülkiyeti üzerinden şekillendiğini belirtti. Muhtar ve Haceli gibi karakterlerin köyün ortak alanlarını kişisel çıkarlara dönüştürmesinin, yalnızca bireysel bir haksızlık değil, sistematik bir toplumsal adaletsizlik örneği olduğunu söyledi. Baykurt’un “yılan” metaforuyla bu sürekli tehdidi ve baskıyı sembolleştirdiğini ifade eden Turan, romanın bu yönüyle evrensel bir anlatı kurduğunu dile getirdi.

Metin Turan’a göre Yılanların Öcü, yalnızca bir köy romanı değildir; toplumsal eşitsizlik, mülkiyet adaleti, kadının rolü ve iktidar ilişkileri gibi meseleleri merkeze alarak bugün de geçerliliğini koruyan güçlü bir toplumsal metindir. Romanın sinemaya uyarlanmasıyla geniş kitlelere ulaşmasının ise, Baykurt’un anlattığı mücadelenin toplumsal hafızada kalıcı olmasını sağladığını belirtti.

Muhabir: Selim Ercan