Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu başladı. 16 Mayıs’a kadar sürecek forumda, “barışın toplumsallaşması”, “demokratik çözüm”, “yerel yönetimlerin rolü” ve “Kürt meselesinin hukuk temelinde çözümü” başlıkları ele alınıyor.

Forum geniş katılımla açıldı
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Ali Emiri Konferans Salonu’nda düzenlenen açılış programına belediye eşbaşkanları, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler ve uluslararası demokratik kitle örgütlerinden temsilciler katıldı.
Katılımcılar arasında Tuncer Bakırhan, Keskin Bayındır, belediye eşbaşkanları, Barış Anneleri Meclisi üyeleri ve çeşitli siyasi partilerden isimler yer aldı.
Forumda uluslararası yerel yönetim temsilcilerinin de bulunması, toplantının yalnızca yerel değil bölgesel ölçekte de önem taşıdığı yönünde değerlendirmelere neden oldu.
Açılış konuşmasını yapan Serra Bucak, forumun Diyarbakır’da düzenlenmesinin sembolik ve siyasi önemine dikkat çekti. Yerel yönetimlerin barış sürecinde aktif rol üstlenmesi gerektiğini belirten Bucak, demokratik toplum hedefinin yerelden yükselen iradeyle mümkün olabileceğini söyledi.
Bucak ayrıca kayyım uygulamalarına değinerek, görevden alınan seçilmiş yerel yöneticilerin yeniden görevlerine dönmesi gerektiğini ifade etti. Bu açıklamalar, forumun öne çıkan başlıklarından biri olan “yerel demokrasi ve yönetim hakkı” tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Tutuklu siyasetçilerden “onurlu barış” mesajı
Forum kapsamında tutuklu eski siyasetçilerin gönderdiği mesajlar da katılımcılarla paylaşıldı.
Selahattin Demirtaş ve Selçuk Mızraklı tarafından gönderilen mesajlarda, forumun “onurlu barış arayışına katkı sunacağı” ifade edildi.
Mesajlarda, Türkiye’deki toplumsal ve siyasal sorunların çözümünde diyalog ve demokratik siyasetin önemine vurgu yapıldı.
Siyasi partilerden dikkat çeken mesajlar
Forumda farklı siyasi aktörlerin gönderdiği mesajlar da okundu.
Feti Yıldız tarafından iletilen mesajda, demokratik yurttaşlık bilincinin güçlendirilmesinin kalıcı barış açısından kritik önemde olduğu belirtildi. Mesajda, kurumsal şeffaflık ve eşitlik vurgusu öne çıktı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise mesajında, bölgede çatışmasızlık ortamının korunmasının önemine dikkat çekerek, bu sürecin kalıcı barışa dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti. Özel, siyasi iktidarın süreci “siyasi hesaplara kurban etmemesi” gerektiğini savundu.
Akademisyenlerden “toplumsal dönüşüm” değerlendirmesi
Akademisyen Özgür Sevgi Göral da forumdaki konuşmasında, barışın yalnızca devlet politikalarıyla sınırlı bir süreç olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Göral, kalıcı barışın toplumun tüm kesimlerinde inşa edilmesi gereken uzun vadeli bir dönüşüm süreci olduğuna dikkat çekerek, eşitsizliklerin ve toplumsal hiyerarşilerin ortadan kaldırılmasının önemine işaret etti.
“Kalıcı barışın yolu Amed’den geçer”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise konuşmasında Diyarbakır’ın tarihsel ve toplumsal önemine vurgu yaptı.
Bakırhan, “Kalıcı ve onurlu barışın yolu Amed’den geçer” ifadelerini kullanarak, forumun barışın yalnızca siyasi değil toplumsal bir inşa süreci olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.
Barış Anneleri Meclisi temsilcileri de yaptıkları konuşmalarda, yıllardır süren çatışmaların toplumda derin yaralar açtığını ifade etti.
Temsilciler, toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, barış için ortak mücadele çağrısında bulundu.
Gözler sonuç bildirgesine çevrildi
Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu, farklı siyasi görüşlerden isimleri aynı platformda buluşturmasıyla dikkat çekti. Forumda özellikle “yerel demokrasi”, “hukuk temelli çözüm”, “kayyım uygulamaları” ve “toplumsal barışın inşası” başlıkları öne çıktı.
Forumun ilerleyen oturumlarında yapılacak değerlendirmeler ve yayımlanması beklenen sonuç bildirgesinin, siyasi kamuoyunda nasıl yankı bulacağı merak ediliyor.





