Zaman zaman duygusal anlar yaşayan ve gözyaşlarını tutamayan Tanyeli, hayatını anlattı:

‘’Annem assolist olarak sahne alıyordu. Üç kardeştik. Annem bize bakamadığı için bakıcıya vermiş. Bakıcı da bizi yurda verdi. Bakımsızlıktan tüberküloz olmuşum.

Çok küçük yaşta başladı hayatla ve hastalıkla mücadelem, hemşireleri annem zannederdim.

Yurta çok kalmadık ama ben de kardeşim de çok küçüktük. Ben mi söylüyordum kardeşim mi biliyorum o döneme ait hafızama kazılı "açım, açım" kelimesiydi...

Melisa Aslı Pamuk ve Yusuf Yazıcı, Trabzon'a el öpmeye gitti Melisa Aslı Pamuk ve Yusuf Yazıcı, Trabzon'a el öpmeye gitti

13 yaşıma kadar babaannemle büyüdüm. Aile hayatını orada yaşadım. Annem 14 yaşında anne olmuş. Ben asla derken ben de 14 yaşında anne oldum. 20 yaşında ayrıldım. Oğlum en büyük hediye en büyük şükrüm. Onun sayesinde güçlü oldum ve hayata tutundum.

Annem 39 yaşında kaza geçirdi hafızasını kaybetti. Yıllarca küçük çocuğum oldu. Ben ona baktım

20 yaşından sonra anneannemle yaşamaya başladım. Çaresizlikten dans etmeye karar verdim. Rezalet dans ediyordum. Dans etmekten çok utanıyordum. Ama bir gün şöyle bir aydınlanma yaşadım. Dedim ki kendi kendime Tanyeli seni doyuran mesleğe saygı duymazsan sana da kimse saygı duymaz. İşte her şey orada başladı.

Çok çok zor şeyler yaşadım. Aydınlanma sadece beni güçlü kıldı, dik durmamı sağladı. Annemin assolist yıllarında annemle arası iyi olmayan bir kadın vardı. Annemle olan olumsuz düşüncelerini nedense benden çıkardı. Her karşılaştığımız çalışma ortamında bir bahane ile beni döverdi. Yaşım ilerledikçe kickboks dersleri aldım. Burun kırmışlığım bile var. Ama tabii bu hiç iyi bir şey değil. Öfke kontrolü önemli.

Allah bin razı olsun asla inkar edemem dostlarımın maddi - manevi desteklerini ama çok ağır geliyor. Çünkü yıllarca ben bakarım, ben yaparım, ben yardım ederim dedim. Şimdi bu durum ağrıma gidiyor. Fakat şunu gördüm ki böyle yaparak alma verme dengesini bozmuşum. Veren el iken alan el olmak, çok fedakarlık çok iyilik çok verici olmak ve her şeyi yapabileceğine inanmak sonunda beni hasta etti. Hep veren eldim, ilk defa alan el oldum, bu benim için çok zor.’’

Kaynak: Haber Merkezi