Işık Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Emotics Lab tarafından hazırlanan Haziran 2026 tarihli araştırma, kamuoyunda tartışılan “mutlak butlan” sürecinin seçmen psikolojisi, siyasal tutumlar ve olası seçim sonuçları üzerindeki etkilerini ortaya koydu. Araştırma, CHP’de yaşanabilecek bir yönetim değişikliği ve parti bölünmesi senaryosunda seçmen eğilimlerinin nasıl şekilleneceğini inceleyerek dikkat çekici sonuçlara ulaştı.
Araştırmaya göre muhalefet seçmenleri arasında sürece yönelik en baskın duygu “öfke” olarak öne çıkarken, CHP seçmenlerinin önemli bir bölümünün mevcut Genel Başkan Özgür Özel etrafında oluşabilecek yeni bir siyasi yapılanmaya destek vermeye hazır olduğu görüldü. Bulgular, Kemal Kılıçdaroğlu ile CHP seçmeni arasındaki duygusal bağın ciddi ölçüde zayıfladığını da ortaya koydu.
Seçmenler süreci yargı müdahalesi olarak görüyor
Araştırmada katılımcılara, Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine dönmesi ve Özgür Özel’in görevden uzaklaştırılması ihtimalini nasıl değerlendirdikleri soruldu. Muhalefet seçmenleri arasında bu gelişmelerin büyük ölçüde “iktidarın yargı müdahalesi” olarak görüldüğü belirlendi. CHP seçmenlerinin yüzde 69’u, İYİ Parti seçmenlerinin yüzde 56’sı ve DEM Parti seçmenlerinin yüzde 57’si yaşananları bu şekilde yorumladı.
AK Parti seçmenleri arasında ise daha farklı bir tablo ortaya çıktı. AK Parti seçmenlerinin yalnızca yüzde 18’i süreci yargı müdahalesi olarak değerlendirirken, yüzde 39’u yargının tarafsız davrandığını savundu. Yüzde 43’lük kesim ise konu hakkında görüş bildirmedi. Yeniden Refah Partisi seçmenleri arasında ise yüzde 38 oranında müdahale görüşü öne çıkarken, yüzde 19 oranında seçmen süreci tarafsız yargı çerçevesinde değerlendirdi.
FETÖ ve yolsuzluk iddiaları tabanda karşılık bulmadı
T24'te yer alan habere göre, araştırmanın dikkat çeken bölümlerinden biri de Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP içerisindeki bazı isimlere yönelik dile getirdiği FETÖ ve yolsuzluk iddialarına ilişkin oldu. Sonuçlara göre söz konusu iddialar muhalefet seçmenleri arasında büyük ölçüde ikna edici bulunmadı. CHP seçmenlerinin yüzde 80’i, İYİ Parti seçmenlerinin yüzde 75’i ve DEM Parti seçmenlerinin yüzde 71’i bu iddiaların inandırıcı olmadığını ifade etti.
Dikkat çekici şekilde, AK Parti seçmenleri arasında da iddiaları inandırıcı bulanların oranı yüzde 37’de kaldı. MHP seçmenlerinde ise bu oran yüzde 34 olarak ölçüldü. Araştırma raporunda, söz konusu söylemlerin siyasi karşılık üretme kapasitesinin sınırlı kaldığı değerlendirmesine yer verildi.
CHP seçmeninde umut Özel’de, öfke Kılıçdaroğlu’nda
Araştırma kapsamında siyasi liderlerin seçmenlerde oluşturduğu duygusal etkiler de ölçüldü. CHP seçmenleri arasında Özgür Özel’in umut puanı 10 üzerinden 7,9 olarak hesaplandı. Aynı seçmen grubunda Kemal Kılıçdaroğlu’nun umut puanı 1,6 olurken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın umut puanı ise 1,3 seviyesinde kaldı.
Öfke düzeyleri incelendiğinde ise CHP seçmeninin Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik öfke puanının 7,5 olduğu görüldü. Erdoğan’a yönelik öfke puanı ise 7,6 olarak ölçüldü. Araştırmacılar, bu sonucun CHP seçmeni ile Kılıçdaroğlu arasında derin bir duygusal kopuş yaşandığına işaret ettiğini belirtti. Genel seçmen ortalamasında ise Özgür Özel’in umut puanı 4,5 olarak ölçülürken, Erdoğan’ın umut puanı 4,3 seviyesinde gerçekleşti. Kılıçdaroğlu’nun umut düzeyi ise her iki ismin gerisinde kaldı.
Sürecin baskın duygusu öfke
Katılımcılara yöneltilen “Mutlak butlan süreci size en çok hangi duyguyu hissettiriyor?” sorusuna verilen yanıtlar da seçmen kümeleri arasındaki farklılıkları ortaya koydu. CHP seçmenlerinde en yaygın duygu yüzde 38 ile öfke oldu. Bu oran İYİ Parti seçmenlerinde yüzde 27, DEM Parti seçmenlerinde ise yüzde 28 olarak ölçüldü.
AK Parti ve MHP seçmenlerinde ise “hiçbir duygu hissetmiyorum” seçeneği ilk sırada yer aldı. AK Parti seçmenlerinin yüzde 25’i, MHP seçmenlerinin yüzde 24’ü sürece karşı kayıtsız olduğunu belirtti. Tüm seçmenler birlikte değerlendirildiğinde yüzde 20 ile öfke en yaygın duygu olurken, yüzde 18 ile kayıtsızlık ikinci sırada yer aldı.
Demokrasi endişesi öne çıktı
Araştırma, seçmenlerin süreç nedeniyle duyduğu temel kaygıları da ortaya koydu. CHP seçmenlerinin yüzde 77’si yaşananların demokrasi açısından ciddi risk oluşturduğunu düşündüğünü ifade etti. Aynı oran İYİ Parti seçmenlerinde yüzde 70, DEM Parti seçmenlerinde ise yüzde 72 olarak kaydedildi.
Toplumsal gerilim endişesi ise siyasi görüş fark etmeksizin tüm seçmen gruplarında yüksek çıktı. CHP seçmenlerinde yüzde 45, İYİ Parti seçmenlerinde yüzde 47, AK Parti seçmenlerinde yüzde 45 ve MHP seçmenlerinde yüzde 48 oranında toplumsal kutuplaşma kaygısı tespit edildi. Ekonomik etkiler ise tüm siyasi kümelerde üçüncü sırada yer aldı.
Seçmen Özel’den sakin ve kararlı tutum bekliyor
Araştırmada seçmenlere, Özgür Özel ve CHP yönetiminin bu süreçte nasıl bir yol izlemesi gerektiği de soruldu. Katılımcıların yüzde 36’sı “sakin ve kararlı” bir tutumun benimsenmesini destekledi. Yüzde 31’lik kesim ise hukuki süreçlere odaklanılması gerektiğini belirtti.
CHP seçmenleri arasında sakin ve kararlı yaklaşımı destekleyenlerin oranı yüzde 45 olurken, yüzde 38’i hukuki mücadeleyi öncelikli gördü. Bununla birlikte CHP seçmenlerinin yüzde 33’ü daha sert siyasi mücadele verilmesini, yüzde 31’i ise sokak mobilizasyonuna başvurulmasını destekledi. Uzlaşmacı yaklaşım ise yüzde 12 ile en düşük destek alan seçenek oldu.
Özel’in yeni parti senaryosu yüzde 49’luk potansiyele ulaşıyor
Araştırmanın en dikkat çeken bölümü, Özgür Özel’in yeni bir siyasi parti kurması ihtimali üzerine yapılan ölçümler oldu. Katılımcıların yüzde 33’ü böyle bir partiye doğrudan oy verebileceğini söyledi. Araştırmacılar, kararsız pozisyonda bulunan ve “ortadayım” yanıtını veren yüzde 16’lık kesimin de potansiyel destek havuzuna dahil edilmesi halinde yeni oluşumun ulaşabileceği toplam desteğin yüzde 49’a çıktığını belirtti.
CHP seçmenlerinin yüzde 69’u olası yeni partiye oy verebileceğini ifade etti. Aynı seçmen grubunun yüzde 52’si gönüllü olarak çalışabileceğini, yüzde 42’si ise maddi destek sağlayabileceğini belirtti. DEM Parti ve İYİ Parti seçmenlerinden de sınırlı ancak anlamlı düzeyde destek sinyalleri geldi. AK Parti ve MHP seçmenlerinde ise destek oranları düşük seviyelerde kaldı.
Özel-Yavaş ortaklığı birinci parti oluyor
Araştırmada iki farklı seçim senaryosu test edildi. Birinci senaryoda Özgür Özel’in tek başına yeni bir parti kurduğu varsayıldı. Bu durumda partinin oy oranı yüzde 33 seviyesinde ölçüldü. AK Parti ise yaklaşık yüzde 34 oy oranıyla ilk sırada yer aldı.
İkinci senaryoda ise Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın da yeni oluşumun lider kadrosunda yer aldığı varsayıldı. Bu durumda yeni partinin oy oranı yüzde 37’ye yükseldi ve birinci parti konumuna geldi. Araştırmaya göre bu senaryoda AK Parti’nin oy oranı yaklaşık yüzde 31 seviyesinde kaldı. Her iki senaryoda da Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP’nin oy oranı yüzde 5 ila 6 bandında ölçüldü. Bu oran, partinin seçim barajının altında kalabileceğine işaret etti.
Araştırma notunda, Mansur Yavaş etkisinin istatistiksel hata payı içinde değerlendirilebileceği belirtilirken, genel eğilimin CHP seçmeninin büyük bölümünün Özgür Özel liderliğinde şekillenebilecek yeni bir siyasi oluşuma yönelmesi olduğu vurgulandı.




