Suriye’de geçici Şam Yönetimi, 30 Ocak’ta yapılan anlaşma kapsamında Suriye Demokratik Güçleri (SDG) kontrolündeki Rimelan petrol sahasının devri için bölgeye inceleme heyeti gönderdi. Bu adım, Haseke ilindeki Kamışlı Havaalanı’ndan sonra ikinci büyük petrol sahasında uygulamaya konulacak.
T24'ten Namık Durukan'ın aktardığına göre Şam yönetimi, Rimelan petrol sahasının durumunu ve elden geçirilmesini değerlendirmek amacıyla bugün bölgeye bir keşif turu düzenledi. Tur, merkezi Şam yönetimi tarafından atanan Haseke İç Güvenlik Müdürü Tuğgeneral Mervan el-Ali ve Suriye Petrol Şirketi temsilcilerinden oluşan bir heyet tarafından, Kürt iç güvenlik güçleri Asayiş ve Suriye Petrol Şirketi teknik ve mühendislik ekiplerinin eşliğinde gerçekleştirildi.
Suriye Petrol Şirketi, sahada çalışan işçilerin görevlerine devam edeceğini ve yaşam standartlarının iyileştirileceğini açıkladı. Tesislerde görev alacak güvenlik personelinin yerel halk arasından seçileceği belirtildi.
Şirketin Genel Müdür Yardımcısı Velid el-Yusuf, keşif turunun ardından düzenlenen basın toplantısında, enerji şirketi ADES ile birkaç gün içinde sözleşme imzalanacağını ve petrol kuyularının onarımı ile bölgenin geliştirilmesine önümüzdeki hafta başlanacağını bildirdi. Yusuf, sahadaki ekipmanların çalışır durumda olduğunu ve savaş nedeniyle ciddi bir hasar görmediğini vurgulayarak, ekipmanı koruyan bölge halkına teşekkür etti.
Yusuf, çalışanların geleceğine ilişkin olarak şu açıklamayı yaptı:
“Personelimiz bizimle kalmaya devam edecek. Çalışanlarımızın maaşlarını ve yaşam standartlarını iyileştirmek için çalışıyoruz. Ücretler eski rejim dönemindeki seviyede olmayacak; belki Amerikan veya İngiliz şirketleri seviyesinde değil ama onurlu bir düzeyde olacak.”
Rimelan petrol sahasının devri, SDG-Şam anlaşması kapsamında enerji alanında atılan ikinci kritik adım olarak kaydediliyor.
"Kürtler Suriyelidir"
Suriye’nin petrol ve gaz üretiminde artış yaşanacağını öngören Velid el-Yusuf, "Ades" şirketi ile birkaç gün içinde sözleşme imzalanacağını ve bir hafta içinde kuyuların onarımı ile bölgelerin geliştirilmesine başlanacağını ifade etti. Yusuf, "Bölgeyi ve petrol kuyularını DSG korudu. Peki, petrol bütçesinden Kürtlere ve bölge halkına özel bir pay ayrılacak mı?" sorusunu, "Devlet Başkanımızın kararnamesinde de belirttiği gibi; Kürtler Suriyelidir, bizim için başka bir milliyet yoktur. Onlar bu ülkenin vatandaşıdır ve petrol gelirinden, ekonomik destekten ve kalkınmadan sonuna kadar yararlanmayı hak ediyorlar. Rakka, Deyrizor ve Haseke geçmişte kasıtlı olarak ihmal edilmiş olabilir ancak buralar Suriye’nin gıda ve petrol deposudur" diye yanıtladı.
Üretim devlet hazinesine gidecek
Üretimin ekonomik etkisine dikkat çeken Şirketin Kurumsal İletişim Müdürü Safwan Şeyh Ahmed ise açıklamasında, “Ayda 2,5 milyon varil petrol ithal ediyoruz. Haseke’deki sahaların üretime tam kapasite dönmesi, Humus ve Banyas rafinerilerine hammadde sağlayacak, bu da devlet hazinesine büyük bir girdi olarak yansıyacaktır. Bu gelirler tüm iller arasında eşit şekilde dağıtılacaktır" dedi.





