İcra dairelerindeki dosya yükü 2026’ya hızlı bir artışla girdi. Ekonomi yönetiminin enflasyonu kontrol altına almak için uyguladığı sıkı para politikaları, ticari hayatta daralmayı ve kapanan işyeri sayısını artırırken borçların tahsilatında da ciddi sorunlar yaratıyor.

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) verilerinden derlenen istatistiklere göre icra dairelerine gelen yeni dosyalar, sonuçlandırılan dosyalardan daha hızlı artıyor. Bu durum net dosya sayısının her geçen gün yükselmesine yol açıyor.

Savaş turizmi etkiledi, rezervasyonlar azaldı
Savaş turizmi etkiledi, rezervasyonlar azaldı
İçeriği Görüntüle

2026’nın ilk aylarına bakıldığında artış hızının giderek yükseldiği görülüyor. Ocak ayında toplam dosya sayısı 24 milyon 140 bine ulaşırken günlük ortalama artış 4 bin 689 olarak kaydedildi. Şubat ayında ise tablo daha da ağırlaştı; günlük ortalama artış 6 bin 498’e çıkarak son yılların en yüksek seviyesine ulaştı.

Savaşın ekonomik yansıması

28 Şubat’ta başlayan ve ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla tırmanan bölgesel gerilim, ekonomideki kırılgan tabloyu daha görünür hale getirdi. Savaşın başladığı tarihten 11 Mart’a kadar geçen yalnızca 11 günde icra sistemine 80 bin 529 yeni dosya eklendi.

Uzmanlara göre küresel belirsizlik, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve iç piyasadaki daralma, özellikle küçük işletmeler ve borçlu haneler üzerinde baskıyı artırıyor. Bu durum icra dairelerindeki yoğunluğu daha da büyütüyor.

On yılda 9 milyonluk artış

İcra dosyalarındaki yükseliş son on yılın ekonomik dalgalanmalarının da bir yansıması niteliğinde. 2016 yılında 15,2 milyon olan dosya sayısı, 2019’da ilk kez 20 milyon sınırını aşmıştı.

2023 yılında 2 bin liranın altındaki alacakların silinmesi kısa süreli bir rahatlama yaratsa da artış trendi yeniden hız kazandı. Bugün itibarıyla icra dairelerindeki toplam dosya sayısı 24 milyon 402 bine ulaşarak tarihi zirveye çıktı.

Rakamların arkasında ise yalnızca istatistikler değil, borçlarını ödeyemeyen esnafın, taksitlerini yetiştirmeye çalışan hanelerin ve ekonomik belirsizlik içinde ayakta kalmaya çalışan işletmelerin hikâyeleri bulunuyor. Ekonomistler, borç yükündeki bu büyümenin hem sosyal hem de ekonomik etkilerinin önümüzdeki dönemde daha fazla hissedilebileceği uyarısında bulunuyor.

Kaynak: Haber Merkezi