Gaziantep'teki saha çalışmaları kapsamında esnaf ve mahalle ziyaretleri gerçekleştiren Özgür Özel, Eyüpsultan Mahallesi'nde vatandaşlara hitap etti. Gündemdeki cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarına değinen Özel, partinin önde gelen isimlerinin bu yarışta yer alabileceğini net bir dille ifade etti.
Mansur Yavaş'ın adaylığına açık destek
Seçim stratejileri ve geleceğe yönelik yönetim vizyonunu paylaşan Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın ismini ön plana çıkararak adaylık ihtimalini güçlendirdi. Vatandaşlara bir kamyonet kasasından seslenen Özel, "Eğer Ekrem Başkan Cumhurbaşkanı olabilirse Ekrem Başkanım, Mansur Başkan Cumhurbaşkanınız olursa Mansur Başkanım, kimi cumhurbaşkanı yaparsak hep birlikte gideceğiz misafiri olacağız" diyerek Mansur Yavaş'ın adaylığına yeşil ışık yaktı.
"En güzel yerler milletin olacak"
Yavaş veya İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda yönetim anlayışının tamamen değişeceğini vurgulayan Özel, halk odaklı bir dönem vadetti. Konuşmasının devamında, "Bundan sonra saraylar, parklar, bahçeler, en güzel yerler milletin olacak, milletle birlikte her şey çok güzel olacak" ifadelerini kullanan Özel, Gaziantep'teki fırın ziyareti sırasında kendisine ikram edilen lahmacunu da takip eden basın mensuplarıyla paylaşarak birlik mesajı verdi.
Özel'in konuşmasından öne çıkanlar ise şu şekilde:
"Şuna emin olun biz, sizin için çalışıyoruz, sizin için mücadele ediyoruz, 47 yıl sonra partiyi birinci parti yaptık. İlk kez AK Parti’yi geçtik, birinci olduk. Başımıza gelmeyen kalmadı. Bize, ‘İktidarı hedeflemeyin’ diyorlar. Biz, iktidar hedefinden vazgeçmiyoruz çünkü ben iktidar olursam bu mahalledeki emekliler iktidar olacak, bu mahalledeki gençler iktidar olacak. Bu mahalledeki ev kadınları iktidar olacak, bu mahalledeki esnaf iktidar olacak. Çünkü biz zenginlerin partisi değiliz, çünkü biz rejimin partisi değiliz. Türkiye’de Cumhuriyet kuruldu, Atatürk dedi ki ‘Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.’ Bununla kuruldu ama 23 yıldır AK Parti, kimsesizlerin kimsesi olmak yerine zenginlerin yandaşların partisi haline dönüştü. Sizi unuttu. Zaten en düşük emekli maaşı 20 bin lira olmasa, asgari ücret 28 bin lira olmasa, çiftçinin aylık gelir ortalaması 19 bin lira olmasa, memleket bu halde olmasa kimse iktidardan şikayet etmez. Kimse iktidarı değiştirmeye çalışmaz. Ama bugün ülkede büyük bir yoksulluk, büyük bir işsizlik, büyük bir mutsuzluk, gelecekten bir umutsuzluk var.
"Memleketin derdi boynunu aşmış durumda"
Biz, genç bir kadro ile yola çıktık. Partimizi değiştirdik, dört ay sonra Türkiye’de yer seçimleri kazandık. Türkiye’nin yüzde 65’ini kazandık. O gün dedik ki ‘İktidara yürüyeceğiz.’ CHP iktidar olursa ne olur? CHP iktidar olursa, bizim partimiz iktidar olursa bu mahallenin yoksulluğunu bitiririz. En düşük emekli maaşı şimdi 20 bin lira. Bu yönetimden öncesini beğenmiyorlar, Ecevit‘i. O dönemde en düşük emekli maaşı 8 tane çeyrek altın alıyordu. Sekiz çeyrek. İnanmayan 24 yıl önce en düşük emekli maaşına baksın, çeyrek altının fiyatına baksın. Bugün çeyrek altının 10 lira. İki çeyrek altın alıyor emekli maaşı. Sekiz çeyrekten ii çeyrek altına düşmüş. Ve elbette yetmiyor. Asgari ücret yedi çeyrek altındı. Şimdi. Üç çeyrek altın bile almıyor. 28 bin 500 lira. Çeyrek altının 10 bin lira. Yani yarısından da aza düşmüş asgari ücret. Böyle olunca bu memleketin derdi boynunu aşmış durumda.
"CHP hep söyledi, günü geldiğinde ev kadınlarına eğer iş bulamıyorsak, onu evde sigortalayacağız"
Benim ablalarım, annelerim dinliyor. Bu ülkede kadınlara, çocuk bakacaksın, evde duracaksın, hasta bakacaksın, sonra yaşın geçecek emeklilik yok. Kocasından bir emeklilik varsa var, yoksa günün biri geldiğinde halin ne olacak kimse söylemiyor. CHP hep söyledi, günü geldiğinde ev kadınlarına eğer iş bulamıyorsak, bir kreşe çocuğunu alamıyorsak, onu çalıştıramıyorsak onu evde sigortalayacağız, sigortasını da devlet ödeyecek. Bütün ev kadınlarına CHP'nin sözü bu.
"CHP'nin kendi içindeki bir mücadele olduğuna kimse inanmasın"
Biz bunları söyledikçe, anketlerde birinci parti olarak çıktıkça, biz iktidara yürümeye başladıkça bir anda hedefe koydular bizi. Cumhurbaşkanı adayımızı hapse koydular, partimize butlan atadılar, partiyi adaysız, kurumsuz, lidersiz bırakmayan, gelecek seçimlere tek başına girmeye, istediği rakiplerle girmeye, bir kez daha kendi iktidarlarını uzatmaya çalışıyorlar. Bunun, CHP'nin kendi içindeki bir mücadele olduğuna kimse inanmasın. Tayyip Bey diyor ya, bugün de demiş. ‘Efendim bizimle ilgisi yok, biz bu işin hiçbir yerinde yokuz.’ Tam göbeğindesin, tam göbeğinde. Çünkü biz iktidar olacağımız için, bu AK Parti’nin kara düzenini bozacağımız için, bu ülkede bu haksız, eşitsiz düzene itiraz ettiğimiz için hedefteyiz. Bunun için partimizi elimizden almaya çalışıyor, geri almak için mücadele ediyoruz. Ya bu partiyi geri alıp iktidar yapacağız ya bir yol açacağız yeni bir yoldan iktidara ulaşacağız. Ama şunu bilin ki bu Eyüpsultan Mahallesi’nin gençlerini de kadınlarını da emeklerini de emekçilerini de iktidar yapacağız. Söz veriyorum. Bunun başka bir yolu yok.
"Cumhurbaşkanı kim olursa olsun inşallah Eyüpsultan Mahallesi’ni Cumhurbaşkanlığı'nda, Çankaya Köşkü’nün bahçesinde ben ağırlayacağım"
‘Eyüpsultan Mahallesi’ne gel’ dediler, gelelim. ‘Fırına uğra’ dediler, uğrayalım. Ama herhalde bir mahallede hem de hiç planda, programda yokken kendiliğinden mahalle mitingi yapıldığı ilk oluyor. Seçim zamanlarında elbette köylere gidiyoruz, mahallelere gidiyoruz, mitingler yapıyoruz ama bayram değil, seyran değil. Seçim yok, aday yok. Seçim arabası yok, bir şey yok. Mahallenin köşesindeki bu pikabın üstünden yaptığımız, bu açık kasanın üstünden yaptığımız konuşma da inşallah menzile ulaşınca, inşallah iktidar olunca, inşallah Cumhurbaşkanlığı'nın kapıları hepinize açılınca o gün Cumhuriyet Halk Partisi’nin Cumhurbaşkanı kim olursa olsun inşallah Eyüpsultan Mahallesi’ni Cumhurbaşkanlığı'nda, Çankaya Köşkü’nün bahçesinde ben ağırlayacağım.
"Ekrem Başkanım, Mansur Başkan Cumhurbaşkanınız olursa Mansur Başkanım, kimi cumhurbaşkanı yaparsak hep birlikte gideceğiz"
Bakın Türkiye’de 81 il var. Türkiye’de 973 tane ilçe var. Türkiye’de 192 bin sandık var. Sizin mahallenizde de. Ve Eyüpsultan Mahallesi, Türkiye’de bundan sonraki iktidar döneminde Çankaya Köşkü’nün bahçesine davet alan ilk mahalledir. Benim misafirimsiniz. Eğer Ekrem Başkan Cumhurbaşkanı olabilirse Ekrem Başkanım, Mansur Başkan Cumhurbaşkanınız olursa Mansur Başkanım, kimi cumhurbaşkanı yaparsak hep birlikte gideceğiz onun misafiri olacağız, bundan sonra saraylar, parklar, bahçeler, en güzel yerler milletin olacak, milletle birlikte her şey çok güzel olacak. Ben Manisalıyım, Bursalıyım ve eşim Bursalı, kızım İpek. Samsunluyum, Giresun Bulancaklıyım, kayınpeder orada doğmuş. Samsunluyum. Fahri milletvekili olarak Osmaniye’de çalıştım, çok uzun yıllar, çok severler, Osmaniyeliyim. ‘Gaziantep’te nereden’ derlerse bundan sonra ‘Eyüpsultan’ diyeceğim."
Özel konuşmasının ardından kendisini çay içmek için evine davet eden İsmail ve Meryem Kazoğlu çiftinin evlerine konuk oldu.





