Yasanın nasıl uygulanacağı açısından gözler, kamuoyunda "Kobani davası" olarak bilinen davaya da çevrildi. Özellikle eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın durumu, hangi suçlar yönünden yasa kapsamına girip girmeyeceği konusunda bir hukuki belirsizlik barındırıyor. Çünkü Demirtaş, Kobani davasında bir yandan TCK'nın 302. maddesinde düzenlenen "devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak" suçundan mahkum edilmişti. Diğer yandan Kobani olayları sırasında meydana gelen ölümler nedeniyle yöneltilen "kasten öldürmeye azmettirme" suçlamasından ise beraat etti. Ancak bu beraat kararı henüz kesinleşmiş değil.
Çerçeve yasa ne getiriyor?
Çerçeve yasa, kapsamına giren suçlar bakımından belirli soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesini öngörüyor.
Buna göre, üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlardan yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar beş yıl; 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ise 10 yıl süreyle ertelenebilecek.
Ancak yasa önemli bir istisna getiriyor: "Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu" nedeniyle yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar bu düzenlemenin dışında tutuluyor.
Demirtaş açısından kritik nokta da burada ortaya çıkıyor. Çerçeve yasa, kasten öldürme suçlarını kapsam dışında bırakıyor. Demirtaş'ın Kobani davasında bu suçtan aldığı beraat ise henüz kesinleşmiş değil. Gözler İstinaf'ın vereceği karar çevrildi.
Kobani davası nedir?
Kamuoyuna Kobani Davası olarak geçen dava, 6-8 Ekim 2014 tarihlerinde, Suriye’deki iç savaş sırasında IŞİD’in Suriye'nin Kürt yoğunluklu kentlerinden Kobani'ye yönelik saldırıları üzerine HDP Genel Merkezi’nin sosyal medyadan yaptığı protesto çağrısı sonrası, Türkiye genelinde yaşanan olaylarla ilgili açıldı. Resmi kaynaklara göre, bu olaylarda 37 kişi hayatını kaybetti, 326’sı kolluk kuvveti olmak üzere toplam 761 kişi yaralandı.
HDP’nin 6 Ekim 2014’te attığı “Halklarımızı sokağa çıkmaya ve sokağa çıkmış olanlara destek vermeye çağırıyoruz” tweeti, dava sürecinde önemli bir suçlama unsuru oldu. Çoğu zaman tartışmalar, Demirtaş'ın bu sosyal medya paylaşımına sıkıştı. Aynı zamanda Selahattin Demirtaş, 9 Ekim 2014’te Diyarbakır’da yaptığı basın açıklamasında şiddet olaylarını eleştirerek sükûnet çağrısı yapmış, devamında olaylar sona ermişti.
Soruşturma 2014’te başladı. 20 Mayıs 2016’da milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasıyla hız kazandı. Demirtaş, Yüksekdağ ve yedi HDP milletvekili 4 Kasım 2016’da gözaltına alınarak tutuklanmış, 2 Ekim 2020’de 17 HDP’li siyasetçi daha tutuklanmıştı. 2 bin 676 kişinin mağdur veya müşteki sıfatıyla yer aldığı davada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı 3 bin 530 sayfalık iddianame, 7 Ocak 2021’de mahkemece kabul edilmişti.





