Gazeteci Fatih Altaylı, kişisel blogunda yayımladığı yazısında UltrAslan lideri Sebahattin Şirin hakkında geçmişten bugüne uzanan dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.

Şirin’le yıllardır davalık olduğunu belirten Altaylı, daha önce kaleme aldığı yazılar nedeniyle çeşitli hukuki süreçlerle karşı karşıya kaldığını aktardı. Altaylı, Şirin’in geçmişteki bazı ilişkileri ve Galatasaray tribünlerindeki konumuyla ilgili de çeşitli iddialar öne sürdü.

Avukatlığını Serdar Öktem yapıyordu

Altaylı’nın yazısında dikkat çeken bölümlerden biri, Şirin’in geçmişteki davalarında avukatlığını yapan isimle ilgili oldu.

Altaylı, Sebahattin Şirin’in avukatlığını bir dönem Serdar Öktem’in yaptığını belirtti. Öktem’in daha sonra Sinan Ateş cinayeti dosyasındaki sanıklar arasında yer aldığını hatırlatan Altaylı, Öktem’in serbest bırakılmasının ardından Zincirlikuyu’da uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybettiğini yazdı.

Kendisi hakkında açılan davalardan birinde 7 ay hapis cezasına çarptırıldığını da aktaran Altaylı, cezanın para cezasına çevrilmediğini ifade etti.

Altaylı ayrıca Şirin’in geçmişine ilişkin, 1991 yılında işlenen bir cinayetin sanıkları arasında yer aldığı ve daha önce “Muzaffer” olan adını bu süreç nedeniyle “Sebahattin” olarak değiştirmiş olabileceği yönünde bir iddia ortaya attı. Bu ifadelerin Altaylı’nın yazısındaki kişisel değerlendirmeleri ve iddiaları olduğu belirtildi.

Galatasaraylı olmadığı iddiası

Altaylı, Şirin’in Galatasaray tribünlerindeki geçmişine ilişkin de dikkat çeken iddialarda bulundu.

Galatasaray taraftarı olduğunu belirten Altaylı, Şirin’in adının Galatasaray camiasıyla anılmasından rahatsızlık duyduğunu ifade etti. Altaylı, Şirin’in aslında Galatasaraylı olmadığını ve geçmişte başka bir takımın tribün liderliğini yaptığını öne sürdü.

Altaylı, Şirin’in başka takımın tribün lideriyken yaşadığı bir anlaşmazlığın ardından Galatasaray’a geçtiğini iddia etti.

Yazısında Galatasaray’daki karaborsa bilet iddialarına da geniş yer veren Altaylı, yaklaşık iki yıl önce gündeme getirdiği konunun yeniden araştırılması gerektiğini savundu.

Altaylı, kulüp içerisinden bazı kişilerin taraftar organizasyonları üzerinden karaborsa bilet satışı yaparak gelir elde ettiği yönünde iddialar bulunduğunu belirtti. Özellikle yurt dışındaki maçlarda UltrAslan grubunun adının bu iddialarla birlikte anıldığını ifade eden Altaylı, soruşturmanın derinleştirilmesi gerektiğini savundu.

“Belki karaborsa meselesinin üzerine gidilir”

Altaylı, Şirin’in son dönemde Adalet Bakanı’nı hedef alan ve Galatasaray’ın şampiyonluğunun engellenmeye çalışıldığını savunan paylaşımını da değerlendirdi.

Şirin’in bu paylaşımını şaşırtıcı bulduğunu belirten Altaylı, söz konusu açıklamanın çevresinde artan soruşturma baskısını hissetmesiyle bağlantılı olabileceğini öne sürdü.

PKK bağlantılı Kartal'dan 'çerçeve yasa' açıklaması: 'Örgüt üyeleri askere mi alınacak?'
PKK bağlantılı Kartal'dan 'çerçeve yasa' açıklaması: 'Örgüt üyeleri askere mi alınacak?'
İçeriği Görüntüle

Altaylı ayrıca Şirin’in gözaltına alınmasının ardından gündeme gelen, evinde yüksek miktarda para, silah ve çelik yelek bulunduğu yönündeki iddialara da değindi. Bu iddiaların bazı taraftarlar tarafından görmezden gelindiğini savunan Altaylı, sosyal medyada Şirin’i “Sebo Reis” söylemiyle savunan bir grubun ortaya çıktığını yazdı.

Bu ifadelerin de Altaylı’nın yazısında aktardığı iddialar kapsamında yer aldığı belirtildi.

Altaylı, son gelişmelerin Türk futbolundaki karaborsa bilet iddialarının araştırılması açısından bir fırsata dönüşebileceğini savundu. “Belki bu sayede bu karaborsa meselesinin üzerine gidilecek, belki bu sayede bu karaborsa organizasyonunun kulüp içindeki uzantıları tespit edilecek.” ifadelerini kullanan Altaylı, benzer yapıların diğer kulüplerde de bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini belirtti.

Tribün liderlerinin kulüpler ve futbolcular üzerindeki etkisinin de incelenmesi gerektiğini söyleyen Altaylı, taraftar gruplarının futbolcularla kurduğu ilişkilerin ve takım antrenmanlarına girişlerinin de araştırılması gerektiğini savundu.

Yazısının sonunda Türk futbolundaki kutuplaşmaya dikkat çeken Altaylı, taraftarların çoğunlukla eleştirilerini rakip kulüplerle sınırladığını belirterek, “Herkes suçlamayı karşı tarafla sınırlı tutmayı yeğliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: Haber Merkezi