Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM’de düzenlenen grup toplantısında konuştu. Konuşmasında ‘ara seçim’ çağrısını yineleyen CHP Lideri Özgür Özel, “CHP bu seçimi kendi için değil, millet için istiyor. Açık açık söylüyorum; bu seçimden birinci parti çıkmayı vesile değil, bu milletin sesini duyurma, erken seçim için ara seçimde bu milletin gerçek duygusunu, gerçek beklentisini duyurmak için istiyor” dedi.

Özgür Özel, konuşmasının bir bölümünde ABB Başkanı Mansur Yavaş hakkında verilen soruşturma iznine tepki gösterdi. Özel, “'Melih Gökçek yargılanamazsa kimse yargılanamaz' diye bir atasözü var. AK Parti'nin ak saçlıları, ataları söylüyor bunu. Melih Gökçek yargılanmadan, Ankara'ya yaptıklarının hesabını vermeden, imar rantı sorularına yanıt verilemeden bu sorular kimseye sorulamaz diyorlar” diye konuştu.

Özel'in konuşmasından satırbaşları şöyle;

Mecliste grubu olan, milletvekili olan bir hoca, bir önceki dönem Mecliste grubu bulunan partilerle ya da milletvekili olan partilerle, kendileri parlamenter olmuş genel başkanlarla görüşmeler yaptık.

Bu görüşmelerin en önemli kısmı hiç şüphe yok ki ülkenin içinde bulunduğu ekonomik kriz kısmıydı. İran meselesine karşı alınması gereken kısa, orta, uzun vadeli tedbirleri, bizim önerilerimizi, projelerimizi anlatan Ekonomi Eşgüdüm Konseyimizin oluşturmuş olduğu bir raporu paylaştık.

Sayın Genel Başkanlar kendi çalışmalarından bahsettiler ve partilerin ekonomistlerinin bu ve benzer konularda bir arada çalışmasının, masalar kurmamızın, oturup birlikte karşılıklı — hepsi ziyaretleriyle, uzman ziyaretleriyle çalışmamızın ve artık yönetilemeyen bu ekonominin çıkış noktasında fikir birliği, iş birliği ve amaç birliği içinde olmamıza yönelik olarak çok kıymetli görüşmelerde bulunduk.

Görüşmelerde bulunduk. Ayrıca ortak bir tespit olarak, hatta milletin ortak bir tespiti olarak, hatta… öyle ki küçültüyorum; AK Parti’ye oy verenlere sorsanız ortak bir tespit olarak, AK Parti’nin belediyecilikteki karnesinin ne olduğunu söylerler.

“Melih Gökçek yargılanmadan kimse yargılanamaz”

Melih Gökçek yargılanmadan kimse yargılanamaz diye bir atasözümüz var. Mesela bizim bu atasözünü biz bulmadıktan sonra hiçbir belediye başkanına yargı bu soruları soramaz diyor.

Melih Gökçek, Ankara’ya yaptıklarının hesabını vermeden ve imar rantı, rantediliği meselelerine Melih Gökçek bu sorulara yanıt vermeden kimseye sorulamaz diyor.

Siyasi ahlakta karnesi en kırık olan partinin, siyasi ahlakta ahkâm kesmeye çalışan, hem acı acı gülümsetmiş hem de “bu ne kadar büyük cesaret” denilmişken hep birlikte karşılarındayız.

Yıllardır… koyarız hakkını teslim edelim, birlikte yaptığımız basın toplantısında da söyledim. Sayın Davutoğlu, Başbakan vizesiz Avrupa’da dolaşımı için önüne koyulan 55 kriterden son üçünden bir tanesi siyasi ahlak yasasıydı.

“Çıkaralım bunu” dedi, “olmaz” dediler. Erdoğan o veciz sözde “il ve ilçe başkanı bulamayız” dedi.

Sayın Davutoğlu o dört bakanı, kasten hani ayakkabı kutularından paralar çıkan, önce “FETÖ koydu” diyen, sonra iş yaklaşınca faiziyle geri isteyen, sonra kimi büyükelçi yapılan o dört bakanın durumunu görünce Davutoğlu demişti ki: “Hırsızlık yapan kardeşim olsa kolunu keserim.”

Maalesef sonra bir parti için darbeyle hırsızlık yapan kardeşim olsa kolunu keserim diyen başbakanın siyasetten başına almışlardı ve onun yerine Binali demişlerdi. Binali, olabildiğince yollarına onunla birlikte… Binali bir eğlen devam etmişlerdi.

İşte o süreçte siyasi ahlak yasası vardı. Bizim de desteklediğimiz, AK Parti’nin kaçtığı…

Şimdi bugün partilerimizin karşılıklı heyetlerle konuştuğumuz tüm siyasi partiler bu konuda en olumlu ve birbirini kapsayan ve aşan önerilerde bulundular.

Özgür Özel’den ara seçim çıkışı

Birçok krizin içinde yaşadığımız en derin kriz, Anayasayı tanımamak krizidir.

Şimdi geldik, millet yoksulluktan, istedikten, sefaletten, her türlü zorluktan yılmış; sesini duyurmak istiyor. Emeklileri çağırıyoruz, nereye çağırırsa. 7 bölgede sesini duyurmaya çalışan emekliler, hakkını alamayan emekçiler, perişan durumdaki çiftçiler, siftahsız esnaflar… Ve bu şartlar altında milletin bir seçime ihtiyacı var.

“Erken seçim” diyorsun, “yokuz” diyorlar. Niye? Çünkü şöyle diyorlar: “Biz o zaman çok karşı çıktık ama bizden kıl payı farkla…” O halde değiştirdiler ilgili maddeyi diyor ki: “Sen oy vereceksin, ben söyleyeceğim, ben kararlaştıracağım.”

Buna bir çare yok mu? Çaresi erken seçim. Hükümet, AK Parti tek başına yetmez ama MHP desteğiyle erken seçimi yapmayabiliyor ama bir yandan da sürekli millete saldırıyorlar.

Milletin sesini duyurmak, erken seçime zorlamak, hiç değilse gidişata milletin itirazını göstermek için açtık. Anayasaya baktık, Anayasa’nın 78 maddesi var. Açık, net yazıyor: “Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliklerinde boşalma olması halinde ara seçime gidilir.”

Yapılır. Net yazmış. Bakın, bu maddeden bir madde önce, bu 77 ya; “TBMM ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri 5 yılda bir aynı anda yapılır” yazıyor. Bu “yapılabilir” değil, bu da “yapılabilir” değil, bu “gidilebilir” değil, bu da “gidilebilir” değil. Net yazıyor.

Ama birisi “Ben 77’ye göre Cumhurbaşkanı olacağım ama emrettiği gün her ara seçimi yapmayacağım” diyor.

İstanbul 1. Bölge, Kocaeli, Afyonkarahisar, Kırıkkale, Kastamonu, Adıyaman ve tartışmalı olarak Atalay Can Atalay milletvekili ise buraya gelmeli; boşsa orada seçim yapılacaksa o zaman Hatay tarafından bir kez daha rekor oyla seçilmesine imkân tanımak.

Ama bu 7 seçim bölgesinde AK Parti’nin bir özelliği var. 2023 seçimlerinde yetkiyi aldıklarında Afyon’dan Kastamonu’ya, Kırıkkale’den Kocaeli’ye, İstanbul 1. Bölgeden Adıyaman’a kadar Hatay dahil 7’de 7 parti, yani birer milletvekili seçtiğinde çıkaracak parti.

Normalde biz güçlüyüz, seçimleri kazanacağız. Ömer Çelik diyor ya: “Seçimlerde büyük bir zafer kazanacağız.” 31 Mart 2024 mağlup olmak yerine bu girdiğin seçimin galibi olma şansını veriyorum, gelebiliyorlar mı? Gelemiyorlar.

Neden gelemiyorlar? Çünkü o seçimi kazanırken ne dedilerse tersini yaptılar. Mülakatı kaldırmaktan tut, emekliliği, asgari ücreti enflasyona ezdirmememekten, enflasyonu tek haneye getirmekten tut, tek tek hane olana kadar emekli ve asgari ücrete yılda 4 zam vermekten, gayri safi milli hasılanın yüzde biri desteklemeyi tarıma, çiftçiye vermek sözünden bunun beşte birine geleceğine kadar hiçbir sözlerini tutmadılar.

Ahmet Telli'nin sağlık durumuyla ilgili açıklama
Ahmet Telli'nin sağlık durumuyla ilgili açıklama
İçeriği Görüntüle

Cumhuriyet Halk Partisi o günden sonra yapılan hem yerel seçimde hem bütün anketlerde hem de gittiğinde sahada, sokakta, milletin içinde kurulduğu gün gibi Türkiye’nin 1. partisi. Ama CHP bu seçimi kendi için değil, millet için istiyor. Açık açık söylüyorum; bu seçimden birinci parti çıkmayı vesile değil, bu milletin sesini duyurma, erken seçim için ara seçimde bu milletin gerçek duygusunu, gerçek beklentisini duyurmak için istiyor.

Bu konuda gittiğimiz genel başkanlarımızın tamamı Anayasa’ya uygun, Anayasa’nın olmazsa olmaz olduğunu, seçime hazır olduklarını, seçimin gelmesi gerektiğini net bir şekilde ifade ettiler.

Karşımızda bulunan ara seçim 1963’ten beri yapılan, Demirel’in kaçmadığı, Ecevit’in kaçmadığı, Erbakan’ın kaçmadığı, Türkeş’in, Özal’ın, İnönü’nün kaçmadığı bir erken seçimden kaçmaya çalışan bir iktidarla karşı karşıyayız.

Eskiden bu mecliste ara denetim imkânları vardı. Genç soru vermek bakana ya da hükümete karşı o genç soruyla güvensizlik ve bunun sonucunda yeniden bir seçimi getirmek için bir mücadele vardı.

Bu imkânları aldılar. “Sen bir kez oy vereceksin, sonra kenara çekileceksin” diyenlere karşı Anayasa 78 açıktır. Ancak iktidar partisinde, yani parlamenter sistemde güven oyundan kaçanın şimdi de bir özgüven eksikliğiyle seçimden kaçtığını görmekteyiz.

Kaynak: Haber Merkezi