‘Ara seçim’ çağrısı kapsamında başlatılan siyasi parti ziyaretlerine devam eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Demokrat Parti Genel Merkezi'nde Gültekin Uysal ile bir araya geldi.
Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan Özel şunları söyledi;
“Milletin kararına güveniyoruz dedik”
“Ara seçim gündemi, bir süredir Türkiye’nin gündeminde. Çünkü Sayın Erdoğan doğrudan sandığa saldıran, sandığın sonuçlarını kabul etmeyen ve adeta yerel seçimde kullanılan oyları hor gören, hiçe sayan bir tutum içinde. Bunun bir tek sebebi var. O da başta çok eleştirdiğimiz, ‘Siz bir kişiyi beş yıllığına seçiyorsunuz, gerisine karışmıyorsunuz. Siz seçiyorsunuz sonra kenara çekiliyorsunuz. Demokratik bir yönetim, hukuka uygun bir yönetim talebiniz de olamaz. Buna itirazlarınız da varsa bunu ancak bir seçim sandığına kavuşursanız kullanacağınız oyla belli edersiniz’ yaklaşımı var. Ve seçim sandığının verdiği mesajı almayan, onunla inatlaşan, onunla kavga eden bu yönetim anlayışına karşı bizim çok yönlü sandık talebimiz var. En başta erken seçim talep ediyoruz. Bunu tüm muhalefet liderleri ayrı ayrı bugüne kadar dile getirdiler, dile getirmeye devam ediliyorlar. Biz Aydın gibi, Bursa gibi, Gaziosmanpaşa gibi, Bayrampaşa gibi milletin başka bir siyasi partiye görev verdiği yerde, o siyasi partinin belediye başkanlarını bir bahaneyle gözaltına alıp, tutuklayıp yerine Adalet ve Kalkınma Partisi’nden belediye başkanları seçen ya da belediye başkanına ‘Ya partime geçeceksin, ya Silivri’ye gideceksin’ dayatmasıyla belediye başkanı transfer eden bu anlayış, bilhassa bir an önce saydığım Gaziosmanpaşa’da, Bayrampaşa’da, Aydın’da, Bursa’da inanılmaz bir tansiyon yaratmış durumda. Erdoğan’a seslendik. ‘Gelin, buraya sandığı koyalım ve millet sizin ithamlarınıza ve sizin iftiralarınıza inanıyorsa size versin görevi. Ama biz iddia ediyoruz ki çok daha yüksek bir oranda seçtiğinin arkasında duracak’ dedik. Bu konuda herhangi bir cevap duymadık. ‘Erken seçim yapacaksanız, erken yerel seçim de yapalım, iki seçimi birleştirelim. Biz ona dahi varız. İki yıl önce yüzde 65’ini kazandığımız bu coğrafyanın seçimlerinin yenilenmesine varız, çünkü milletin kararına güveniyoruz’ dedik. Bunda da bir şey duymadık.”
“Erdoğan tarihi bir hatayı yapmış durumda”
“Son olarak da seçimle ilgili beklenti ve talebimizi dile getirdik. Bunu iktidar medyası şimdi kendi kendilerine de ‘Kendi kendimize bilir bilmez bu işin nerelerden tartışıldı, niye buraya geldi’ diye eleştirileri yapıyorlar. Biz ‘ara seçim’ der demez ‘Efendim işte milletvekillerinin istifa etmesi gerekiyor, yok çoğunu kabul eder, azını kabul etmez, CHP’nin sayısını azaltır’ gibi hesapların içerisine girdikleri noktada anayasayı okumayı ihmal etmişlerdi. O yüzde 5’lik milletvekili boşalmasına ilişkin durumun ilk 30 ay için geçerli olduğunu atlamışlardı. 30 ay bittikten sonra ara seçim yapmanın bir zaruret olduğunu ve boş sandalyeler için bir an önce bu kararın alınmasının anayasal bir zorunluluk olduğunu şimdi okuması, yazması olan herkes anlıyor, herkes kabul ediyor. Ve bu konuda bir adeta suç üstü durumuyla karşı karşıyayız. Adalet ve Kalkınma Partisi erkenden sözü tüketip hele hele bir de Erdoğan’ın ‘Ara seçim gündemimizde yok’ lafıyla adeta anayasayı açıkça ihlal etme, Meclis’in sorumluluğunda olan bir meseleye yürütme olarak direktif verme gibi bir tarihi hatayı yapmış durumda Sayın Erdoğan. Ve çok net olarak şu ortadadır, ara seçim Meclis’in görevidir, anayasal zorunluluktur. Bu konuda Meclis Başkanı’na da Meclis’te milletvekili olan tüm siyasi partilere de önemli görevler düşmektedir. Bu konudaki mesele artık toplumsal bir mutabakata, işin gerekliliği toplumsal bir kabule dönüşmüştür. 1960’tan bugüne kadar ne rahmetli Demirel ne rahmetli Ecevit ne Erbakan ne Özal ne Türkeş ara seçimden kaçmışlardır. Sayın Erdoğan 22 yıllık iktidar oldukları dönemde Siirt seçimlerinin iptal edilmesi ile birlikte AK Parti ile CHP’nin mutabakatı ile bahsettiğimiz 78’inci madde, yani ara için maddesine 3’üncü fıkra eklenerek, ‘Bir ilin tüm milletvekilleri boşaldıysa 90 günü takip eden pazar günü ara seçim yapılır’ maddesini anayasaya eklenerek yapılan ara seçimle milletvekili olmuş ardından da Başbakan olmuştur. Ve bugüne kadarki siyasi yolculuğu başlamıştır. O yüzden de o ilk dönemde anayasada, ‘Ara seçim bir kere yapılır’ dendiği için bir daha ara seçim yapılmamıştır. Sonra milletvekili seçim süresinin beş yıldan dört yıla indirdiği için ve ara seçim maddesini düzenledikleri için o özensiz anayasa değişikliği ile birlikte, bu durumda da bu sefer dört yıllık sürede 30 ay kısıtı ve bir yıl kısıtı gelince ara seçimlerin yapılmasına fiili imkansızlık ortaya çıkmıştır.”
“Ara seçimden kaçmak, siyasi tükenmişliğin itirafıdır”
“Şimdi yeniden beş yıla çıkmış olan milletvekili seçim sürecinde 30 ay dolmuş, 1960’tan beri olan 80 Anayasası’nda da olan tüm dokümanları Genel Başkanlarıma da arz ettim, tutanaklarda da bir ara ‘yapılabilir’ yazılıp sonra ‘yapılar’a çevrilen ve daha o kanun, o anayasa maddesi görüşülürken ‘yapılabilir’ demeyelim yapılması zorunlu olsun diye tutanakların da mevcut olduğu durumda şimdi Sayın Erdoğan, ‘Ben 78’inci maddedeki ara seçimi yapmayacağım’ demektedir. O zaman kendisine soru şu; 77’nci maddede ‘yapılır’ denen Cumhurbaşkanlığı seçimi ile gelirken anayasa uygulanacak, ‘beş yılda bir milletvekili seçimi yapılır’ ile milletvekili seçimleri yapılacak. Ama ara seçime gelince siz son genel seçimlerde birinci çıktığı Afyon’da, Kırıkkale’de, Kastamonu’da, İstanbul birinci bölgede, Hatay’da, seçime gireceğiniz takatiniz olmadığı için birinci parti çıkamayacağınızı bildiğiniz için güç kaybettiğinizi gördüğünüz için ara seçimden kaçacaksınz. Ara seçimden kaçmak, anayasayı ihlal suçuyla birlikte siyasi bir tükenmişliğin de itirafıdır. Bunu bu zeminde bir kez daha sayın Erdoğan’a hatırlatıyorum. Bahsettiğimiz seçim bölgelerinin tamamında son milletvekili seçiminde birinci çıkmış bir parti, şimdi Meclis’te boş sandalyeleri seçime girip de AK Partililerle doldurabilecek olsa neden bundan kaçmaktadır? Kaybettiğinizi, tükendiğinizi gördüğünüzden, giriştiğiniz darbe girişimi milletin vicdanından döndüğünden ötürü şimdi bu durumdasınız. Bunu açık ve net bir şekilde görüyoruz. Bir kez daha sizi anayasayı çiğnememeye ve gelip mertçe rekabet etmeye davet ediyoruz. Ama siz bunun yerine son yerel seçimdeki mağlubiyetin intikamını almak, oradaki seçimi kazananlara saldırmak, operasyonlar yapmak ve darbe yoluyla memlekette verilmemiş yetkileri almaya çalışmayı tercih ediyorsunuz. Bunu da milletin takdirlerine sunuyorum. Sayın Genel Başkanımıza ve kıymetli heyetine ev sahiplikleri için bir kez daha teşekkür ediyorum.”



