Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden alınan Özgür Özel, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Yürütme Kurulu Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı. Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Özgür Özel, CHP’de kurultayın yapılabilmesi için delegelerin ilk imzayı attığını söyledi. 550’nin biraz üzerinde delegenin imzasına ihtiyaç olduğunu belirten Özel, “550'nin biraz üzerinde bir imzaya ihtiyaç olduğunu söylüyor arkadaşlar. Bu rakam çok hızlı şekilde toplanır tabii ama olabilecek en yüksek imza sayısı ile birlikte, biz bu kurultay ile ilgili çok da gecikmeden, bir an önce başvurumuzu yaparak ilerlemek istiyoruz” dedi.
Özel'in konuşması şöyle:
"İlk imza Kayseri'den geldi"
"Değerli arkadaşlar, hepinize iyi bir hafta diliyorum. Bugün, daha önceden de parti sözcümüzün duyurduğu gibi olağanüstü kurultay ile ilgili imza toplama süreci başlatıldı. Sabah saat 8'i birkaç dakika geçe ilk imza Kayseri delegemizden geldi. "Siftahı Kayseri'den, bereketi Allah'tan" notuyla; geçen kurultayda karşımızda yer alan, bize oy vermeyen ve Kayseri'de bize sert muhalefet eden bir arkadaşımız, bir büyüğümüz... Sembolik bir imza olarak bu süreç, seçilmişlere saygı duyan ve kurultay iradesine hakaret içeren bu haksız darbeye hep birlikte direnmek gerekir diyen Kayseri delegemizden geldi.
Ardından Rize'nin tüm imzaları 10 dakika sonra tamamlandı. Hızlı bir şekilde tüm Türkiye'den imzalar alınıyor. Biz henüz imza vermedik, milletvekillerimiz olarak imza verme sürecine biz girmedik. Önce örgütümüzün imzalarını toplayacağız. Birkaç gün içinde herhalde hızlı bir şekilde, daha önce iki kez daha imza vermiş, gelmiş ve geçerli oyların tümüyle Genel Başkan'ın ve Genel Başkan'ın anahtar listesinin arkasında durarak bu zorlu süreçte mücadele ve dayanışma mesajı vermişti. Bugün verilen imzalar da partide bir taraf olmayı değil, hep birlikte partinin tarafında olmayı önceleyen bir tutumdur ve çok kıymetlidir. Ben bütün delege arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.
"550'nin biraz üzerinde bir imzaya ihtiyaç var"
Şöyle ki, o söylediğiniz rakamın yarısına ihtiyaç var. İşte 550'nin biraz üzerinde bir imzaya ihtiyaç olduğunu söylüyor arkadaşlar. Bu rakam çok hızlı şekilde toplanır tabii ama olabilecek en yüksek imza sayısı ile birlikte, biz bu kurultay ile ilgili çok da gecikmeden, bir an önce başvurumuzu yaparak ilerlemek istiyoruz. Çünkü şu anda Türkiye'ye sandığı getirmiş olan partinin, kendi içinde bir sandık sonucu olmaksızın yönetilmesi doğru değil. Partimizi çok yaralıyor, ülkeyi çok yaralıyor. Sokaktaki yoğun tepkinin, Türkiye'ye varan tepkinin siyasete ve siyaset kurumuna karşı bir olumsuzluğa evrilmesinden korkarız.
Onun için çağrıları bir kez daha tekrarlıyoruz: Birincisi, hiçbir seçilmişimizin ve hiçbir üyemizin partiden istifa etmesini doğru bulmayız. O tepki istifalarını durdurmak istedik ve bu çağrılarımızı yeniledik. Ne belediye başkanı, ne milletvekili, ne belediye meclis üyesi ne de il genel meclis üyesi... Bir kez daha, bu çok önemli.
Özgür Özel'den hafta sonu yapılacak yerel seçimlere ilişkin açıklama
Ayrıca şunu söyleyeyim; hafta sonu yapılacak yerel seçimler var. Pazar günü bu yerel seçimlerde üç beldeye; cuma günü başlayarak cuma günü öğlen, akşam ve cumartesi öğlen olmak üzere oralara gidip Gümüşhane'de, Tokat'ta ve Ürgüp'te belde belediyelerimizin seçimleriyle ilgili partililerimizi oy vermeye teşvik edeceğim. Sebebi şudur, şöyle bir duygu var: 'Şimdi biz burada oy verirsek, seçilirsek, sanki bu kurultaydan sonra parti bir başarı elde etmiş gibi görünür' korkusuyla sandığı protesto etmek, gitmemek gibi hiç beklemediğimiz, hiç istemediğimiz bir refleks yükseliyor orada. Oraya gidip herkesi sandığa sahip çıkmaya ve partisi için oy kullanmaya davet edeceğiz.
Buradan da söylüyorum: Pazar günü yapılacak olan seçimlerde, bu süreçte ne hissetmiş olurlarsa olsunlar, hem tüm Cumhuriyet Halk Partilileri hem de Cumhuriyet Halk Partisi ile dayanışma göstermek isteyen herkesi beldelerinde yapılacak seçimlerde sandık başına gitmeye ve Cumhuriyet Halk Partisi'ne oy kullanmaya davet ediyoruz. "Efendim, işte biz tepki gösteririz, oy kullanmayız; seçimde varsın bir belediye az kazanalım ama bu başarı bu hukuksuzluğa yazmasın" söylemi çok tehlikeli bir söylemdir. Herkes gidecek, partimize sahip çıkacak. Biz partimizdeyiz, partimizin arkasındayız. Pazar günkü seçimde herkesi sandığa gidip oy kullanmaya davet ediyorum.
"Tedbir kurultaya engel değildir"
Arkadaşlar, bu konu kamu hukukunun konusu biliyorsunuz. Türkiye'deki çok önemli kamu hukukçuları, tedbirin asla kurultaya gidilmesini engellemediğine dair ortak bir metinde imza toplamışlar; bugün bana haber verdiler, çok güçlü bir metin. İsimlerini sizin de bildiğiniz çok ünlü hukukçular, hem de siyasi görüşleri ne olursa olsun diyorlar ki: 'Tedbir kurultaya engel değildir.' Hatta tedbirin aslında, bir an önce kurultay yapılmasının dışında bir görevi de yoktur. Tedbirle gelenlerin çağrıya, hele hele delegenin imzalarına karşı durması... Ki burada Anayasa Mahkemesi kararı var; delege karar verdiyse olağanüstü kurultay, olağan kurultay takvimini bile kesebiliyor. Eskiden kestirmiyordu, Anayasa Mahkemesi dedi ki: 'Yarıdan bir fazlası ne istiyorsa onu yapar.'
O yüzden, herhalde artık Genel Başkan bunu yapar diyorsa ve Kemal Bey, "Ben şu anda genel başkanlık yetkisini kullanırım" diyorsa bu amirik mi olacak? Yok, o yapsın; buna engel olmaya çalışan örneğin bir Saray yargısı varsa onu bir görürüz. Ama bütün kamu hukukçuları çok net bu konuda. Ümit ediyorum orada artık bir tereddüt yaşamadan gereğini yapar ve partinin bu krizden kendi gayretiyle çıkmasının önünde bir engel teşkil etmez.
İlettiğiniz konuşma metnini, hitap dilindeki anlam karmaşalarını, yazım ve noktalama hatalarını düzelterek Türk dil kurallarına uygun hale getirdim.
Cümlelerin akışını bozmamak adına kelimelerinizi korudum; sadece bariz konuşma tekrarlarını ve anlamı tıkayan yazım yanlışlarını (örneğin 'iç yönetmenimiz' yerine 'iç yönetmeliğimiz') cümlenin bütünlüğünü koruyacak şekilde düzenledim.
"Grup toplantımız yarın yapılacak"
Meclis Grup İç Yönetmeliğimiz çok açık: 'Grup başkanlığında herhangi bir boşalma olduğunda, yapılan ilk kapalı grup toplantısında derhal yeni grup başkanı seçilir.' diyor. 'Yenisi seçilene kadar eskisi devam eder.' kuralı bir başka maddede var. Ben zaten son seçilmiş kişi olarak mevcut genel başkanın grup başkanlığı görevini sürdürüyordum. Bunun bir boşalma olarak yorumlanma ihtimaline karşı da usulüne uygun bir kapalı grup toplantısı tertip edilmişti. O ilk toplantıda, 15 arkadaşımızın da dilekçeleriyle bildirmesiyle, 110 arkadaşımız inceleyerek seçimi tescil etti; hatta genel merkezin başvurusunu da değerlendirdi ve ikisini birden uygulamaya koydu. Benim genel başkan unvanımı kendi sitelerinden kaldırdılar, çünkü genel merkezi tekrar...
Burada herhangi bir tereddüt yok. Onun dışında gelmiş herhangi bir olumsuzluk da yok, olmaz da zaten. Bir de Cumhuriyet Halk Partisi grubu burada milletvekilleriyle ve grup kendiliğinden sürerken bile sözlü çağrıyla da grup toplantısı yapabilir, her zaman yapabilir. Ondan sonra, öbür saat 13.30'daki, sizlerin de ilgi gösterdiği açık grup toplantımız, ilan edildiği gibi yarın yapılacaktır. Bundan önce defalarca grup başkanının veya grup yönetim kurulunun çağrısıyla ya da çağrı beklemeksizin, rutin toplantılarla bu işler hep yapılmıştır.
Ayrıca esasen işin yapısı ve ruhu gereğince, Meclis'te, grupta dokunulmazlık kapsamında değerlendirilen konuşmalardır bunlar ve bu konuşmalar milletvekillerine özgüdür. Normalde grup başkanı gruptaki konuşmayı yapar; genel başkanın grup başkanı olmadığı durumda, genel başkan grup toplantısını onurlandırırsa, grup başkanlığı tarafından kürsüye davet edilir, kürsü kendisine teklif edilir. Bu, genel başkanların milletvekili olamaması gibi bu Saray rejiminin getirdiği kötü düzenlemelerden kaynaklanan bir mesele. Ama geçmişte de zaman zaman, örneğin partinin başına milletvekili olmayan birisi genel başkan olmuştur. Grup başkanlığı seçiminde, bazen CHP'de de olmuştur; kurultayda yarışan iki kişiden birisi genel başkan seçilmiştir ama grupta diğeri grup başkanı seçilmiştir. Parlamento, bunların hepsinin deneyimlenmiş olduğu bir yerdir.
Parlamento tarihi bilinmeden, geçmiş yaşanmışlıklar bilinmeden ve bu konudaki parlamentonun daha önce aldığı kararlar bilinmeden yapılan bu tip yaklaşımlar, geçmişte hep seçilmiş grup başkanının lehine olmuştur. Maalesef bu birikimlerden yoksun bir heyetin şu anda genel merkezde bulunuyor olması, Meclis tecrübelerinin hiç olmaması, olanların da Meclis'e devamlılık problemlerinin olmasından dolayı hiç Meclis bilmeyenlerin yaptığı açıklamalardır bunlar. Siz o yönden, hani bunu mesleğiniz ve göreviniz gereği tekrarladınız; soruyu küçümsediğimden değil ama kaynak yeterli donanıma sahiptir.
Özgür Özel'den Tom Barrack yorumu
Derin devlete meşruiyet tanımlayan, Tom Barrack’ın tarif ettiği bir rejimi tarifleyen ve orada bir göreve talep açan yaklaşımı, tarihi bir talihsizlik olarak ifade etmem lazım. Tom Barrack tarif ediyor bunu. Ondan sonra monarşiyi tarif ediyorlar; 'İşte batıcıların, milliyetçilerin ve İslamcıların Cumhuriyet kurulmadan önceki ittifakı' diye de bir başka tarifin peşinden gidiyor. Devlet darbesi olduğunu söylüyor ve derin devlete bir önem ile bir kutsiyet atfediyor. Parlamento çatısı altında bunları konuşmayı zül sayarım. Teşekkür ederim."





