Yeni Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan'ın hazırlayarak TBMM'ye sunduğu ve en düşük emekli aylığının asgari ücret seviyesine yükseltilmesini öngören kanun teklifi, kamuoyunda geniş bir yankı uyandırdı. Milyonlarca emeklinin gözü kulağı meclisten gelecek habere çevrilmişken, Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun’dan sistemin işleyişine ve teklifin yaratabileceği sonuçlara dair değerlendirmeler geldi.

Erdursun, en düşük emekli aylığının asgari ücrete eşitleneceğini düşünmediğini belirterek, bu durumun sosyal güvenlik sisteminde daha büyük sorunları beraberinde getireceğini ifade etti.

“Sistemde yığılma olur”

Hükümetin 2019 yılında gerçek primlerle elde edilen emekli aylıklarının çok düşük kalması nedeniyle taban aylığı bin liraya tamamladığını ve o dönem bundan 900 bin kişinin yararlandığını hatırlatan Özgür Erdursun, günümüzde ise bu kapsamda tamamlanan aylığı alan kişi sayısının 5 milyona ulaştığına dikkat çekti.

En düşük aylıkların daha yüksek oranda artırılmasına karşın, diğer emekli aylıklarının aynı oranda artmadığını vurgulayan Erdursun, "En düşük aylığın asgari ücrete eşitlenmesi halinde diğer emeklilere aynı oranlarda artış yapılmayıp sadece en düşük aylık üzerinde gidilirse; 7 bin gün çalışan da 9 bin gün çalışan da 28 bin lira alır. Bu söylem ortalama aylıkları düşüren, en alttakileri biraz arttıran bir sistemdir. En altta daha çok kişi yığılır" ifadelerini kullandı.

‘İntibak’ çağrısı

Emekli maaşlarının mutlaka artırılması gerektiğini ancak bunun adaletli bir "intibak" düzenlemesiyle yapılması gerektiğini savunan Erdursun, mevcut sistemin daha fazla çalışan kişileri cezalandırmaması gerektiğini söyledi. Tüm emekli aylıklarının sil baştan yenilenmesi gerektiğini belirten SGK Uzmanı, formülü şu sözlerle açıkladı:

"Tüm emeklilerin prim gün sayısına göre, sigortalılık gün sayısına göre, prime esas kazançları ve yaş, bunların hepsinin etkisiyle olması lazım. Düzenleme ile en altta 23 bin 552 lira alıp kök aylığı 12 bin lira olan birisinin ‘intibak’ düzenlemesiyle emekli aylığını 28 bin liraya çıkartabilirsiniz. Ancak 60 bin lira alanın da 90 bin liraya çıkması gerekir. Adaletli bir şekilde, daha fazla çalışan, daha fazla sistemin içinde kalanları da cezalandırmamak lazım."

Kanun teklifini eleştirdi

Muhalefetin sunduğu kanun tekliflerini de eleştiren Erdursun, tekliflerin daha gerçekçi açıklamalar yapılması gerektiğini belirtti. Ekonomi yönetiminin mevcut yaklaşımıyla çözüm üretilecek bir durumun ortaya çıkmayacağını söyleyen Erdursun, önümüzdeki döneme dair enflasyon ve maaş tahminlerini de paylaştı.

Enflasyonun yüzde 28,5 - 29 bandında çıkacağını öngören Erdursun, buna bağlı olarak SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yüzde 9, memur emeklilerine ise yüzde 7 - 8 civarında bir fark çıkacağını söyledi. Bu senaryoda 23 bin 552 lira olan rakamın 25 bin 600 lira seviyesine tekabül edeceğini belirten Erdursun, "Seçime yakın zamanda en düşük tamamlanan aylığa bir artış yapılarak, geçmişteki hatalar tekrarlanarak seçime gidilir. Kalıcı bir çözüm üretilmiyor, aksine sorun derinleşerek devam ediyor" dedi.

Kanun teklifi neler içeriyor?

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, en düşük emekli maaşının net asgari ücret seviyesine eşitlenmesini içeren kanun teklifini TBMM Başkanlığına sundu. 16 Ekim'de meclise sunulan bu kanun teklifi, 19 Ekim itibarıyla TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na gönderildi.

Milletvekili İbrahim Arslan'ın hazırladığı teklif, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngörüyor:

• Asgari Ücrete Endeksleme: Mevcut durumda 23 bin 552 TL olan en düşük emekli aylığı alt sınırının kaldırılarak, doğrudan güncel net asgari ücrete bağlanması talep ediliyor.

• Sürekli Güncelleme: Düzenleme yasalaşırsa emekli maaşları tek seferlik artmayacak; ilerleyen dönemlerde asgari ücrete gelen her zam en düşük emekli maaşına da otomatik olarak yansıtılacak.

Fon soruşturmasında AK Partili eski vekil gözaltına alındı
Fon soruşturmasında AK Partili eski vekil gözaltına alındı
İçeriği Görüntüle

Kanun teklifinin gerekçe bölümünde, emekli maaşlarının mevcut ekonomik şartlar ve artan yaşam maliyetleri karşısında yetersiz kaldığı ifade edildi. Sosyal devlet ilkesi ve Anayasa'nın yaşlıları koruma hükümlerine dikkat çekilen gerekçede, emeklilerin açlık sınırının üzerinde, insani koşullarda yaşayabilmesi için bu gelir güvencesinin şart olduğu savunuldu.

Süreç nasıl işleyecek?

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'na sevk edilen kanun teklifinin kaderi, komisyonda yapılacak görüşmelerin ve ardından TBMM Genel Kurulu'nda gerçekleştirilecek oylamaların sonucunda netlik kazanacak.

Muhabir: Nur Kaplan