Selim Ercan

Metin Turan, 1932 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Âşık Daimi’nin asıl adının İsmail Aydın olduğunu hatırlatarak, Erzincan’ın Tercan ilçesiyle kurduğu bağın onun sanatında belirleyici olduğunu söyledi. Daimi’nin şehirde doğmasına rağmen ruhen ve kültürel olarak Anadolu’nun sözlü geleneği içinde şekillendiğini belirten Turan, bu durumun onun deyişlerine sahici ve köklü bir ses kazandırdığını ifade etti. Çocuk yaşta geçirdiği rahatsızlığın ise ozanın dünyasında sabır ve içe yöneliş duygularını derinleştirdiğini dile getirdi.

Türk dizilerine bölüm başı 100 bin dolar destek!
Türk dizilerine bölüm başı 100 bin dolar destek!
İçeriği Görüntüle

Sazla kurulan hakikat dili

Âşık Daimi’nin âşıklık geleneğini yalnızca öğrenen değil, onu yaşayarak sürdüren bir ozan olduğunu vurgulayan Turan, sazın Daimi için sıradan bir enstrüman olmadığını söyledi. Turan’a göre saz, Daimi’nin hakikati dile getirdiği bir yol arkadaşıydı. Göç, yoksulluk ve yalnızlık gibi yaşam deneyimleri ise onun deyişlerinde bir yakınmadan çok, olgun bir kabulleniş olarak karşılık buldu.

Deyişlerde insan ve fanilik

Programda Daimi’nin deyişlerinin merkezinde insan sevgisi, inanç ve fanilik düşüncesinin yer aldığına dikkat çekildi. Metin Turan, Âşık Daimi’nin ölümü bir son olarak değil, hakikate dönüş olarak ele aldığını belirterek, onun sözlerinin dinleyene hem sükûnet hem de direnç verdiğini ifade etti.

Muhabir: Selim Ercan