Bursa'da bir hastanenin mutfağında çalışan aşçının, nöbet sırasında uyuyan iş arkadaşının fotoğrafını çekerek amirine göndermesi yargıya taşındı. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, olayla ilgili verdiği kararla iş yerlerinde kişisel görüntülerin izinsiz kaydedilmesi ve paylaşılmasına ilişkin emsal niteliğinde bir içtihada imza attı.
Olay, özel bir hastanenin mutfak bölümünde meydana geldi. Gece nöbeti sırasında çalışan B.D., mesai arkadaşı K.M.'nin uyuduğunu fark etti. B.D., iş arkadaşının fotoğraf ve görüntülerini çekerek amirine gönderdi.
Görüntülerin ardından iş yeri yönetimi tarafından nöbette uyuyan çalışan hakkında işlem başlatıldı. Ancak olay bununla sınırlı kalmadı. K.M., görüntülerinin rızası dışında çekildiğini ve üçüncü kişilerle paylaşıldığını belirterek şikayetçi oldu.
2 yıl 1 ay hapis cezası aldı
Savcılık soruşturmasının ardından B.D. hakkında "özel hayatın gizliliğini ihlal" suçundan dava açıldı.
Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın Türk Ceza Kanunu'nun ilgili hükümleri kapsamında 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bazı haklardan yoksun bırakılmasına karar verdi.
İstinaftan döndü
Dosyanın taşındığı Bölge Adliye Mahkemesi ise ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak sanığın beraatine hükmetti.
Ancak kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin önüne geldi.
Yargıtay bozdu
Yargıtay, sanığın eyleminin tek bir suç kapsamında değerlendirilemeyeceğine hükmetti.
Kararda, iş yerinde nöbet sırasında uyuyan kişinin görüntüsünün kayda alınmasının "görüntü ve seslerin kaydedilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal", bu görüntülerin amire gönderilmesinin ise "görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal" suçunu oluşturduğu belirtildi.
Yüksek Mahkeme, sanığın her iki eylem nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılması gerektiğini vurgulayarak beraat kararını bozdu.
Hukukçular, Yargıtay'ın kararının iş yerlerinde çalışanların görüntülerinin izinsiz şekilde kaydedilmesi ve paylaşılmasına ilişkin önemli bir emsal oluşturduğunu belirtiyor.
Karar, bir çalışanın görüntüsünün disiplin amacıyla dahi olsa rızası olmadan kaydedilip üçüncü kişilerle paylaşılmasının, özel hayatın gizliliğinin ihlali kapsamında değerlendirilebileceğini ortaya koyuyor.




