Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması'nın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi", Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dışişleri Komisyonu'nda oy çokluğuyla kabul edildi.
Toplantıda, Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Levent Gümrükçü, Anlaşma'ya ilişkin milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Kanun teklifi daha sonra Komisyon'da yapılan oylamada AKP, MHP ve CHP’nin oylarıyla kabul edildi.
Anlaşma neleri öngörüyor?
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan anlaşma, üç ülkeyi "çekirdek taraflar" olarak tanımlıyor.
Taraflar arasında NATO benzeri bir karşılıklı savunma ve güvenlik işbirliği mekanizması kurulması öngörülüyor:
16 maddelik anlaşmada öne çıkan maddeler kısaca şöyle:
Ortak savunma taahhüdü
1. Madde'de taraflardan herhangi birinin toprak bütünlüğünün, egemenliğinin ve uluslararası alanda tanınan sınırlarının tehdit edilmesi veya tehlikeye düşmesi durumunda, tarafların bunları bertaraf etmek maksadıyla "gerekli tüm yöntemleri kullanacakları" belirtiliyor.
2. Madde'de "Taraflardan herhangi birine yönelik dış kaynaklı bir silahlı saldırı, tüm taraflara yönelik bir saldırı olarak kabul edilir" deniyor.
Bir tarafın saldırıya uğraması durumunda, anlaşmaya katılan diğer ülkelerin "karşılıklı yardım imkanlarının tamamını" kullanarak derhal yardım edecekleri belirtiliyor.
Savunma ve askeri işbirliği
6. Madde'de ortak tatbikatlar ve eğitimler, personel değişimi ve silahlı kuvvetler arasında birlikte çalışabilirliği artıracak faaliyetler yürütülmesi öngörülüyor.
Savunma sanayii entegrasyonu
3. ve 7. maddelerde anlaşmaya taraf ülkeler arasında teknoloji transferi, ortak Ar-Ge projeleri, ortak üretim ve savunma sanayii alanında yakın işbirliği yapılacağı kaydediliyor.
Güvenlik ve terörle mücadele
4. Madde'de, tarafların uluslararası güvenlik konularında "düzenli olarak istişarelerde bulunacakları" ve tehdit ve tehlikeleri bertaraf etmek için bireysel ve ortak tedbirler geliştirmek üzere "sürekli ve etkili bir şekilde birbirlerine yardım edecekleri ve işbirliği yapacakları" kaydediliyor.
5. Madde'de tarafların "terörizmin tüm türlerine karşı operasyonel düzeyde işbirliğini artıracağı" ve "ortak güvenlik değerlendirmeleri yapacağı" belirtiliyor.
İstihbarat paylaşımı
9. Madde, istihbarat ve güvenlik bilgileri paylaşılmasının önünü açıyor.
Lojistik destek
10. Madde, savaş, barış veya olağanüstü durumlarda silah, mühimmat, yakıt, yedek parça ve diğer askeri teçhizat desteği sağlanmasını öngörüyor.
Kurumsal yapı
8. Madde'de, Dışişleri ve Savunma Bakanları ile Genelkurmay Başkanlarından oluşan bir Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi kurulacağı belirtiliyor.
Komite anlaşmanın uygulanmasını yönetecek, yeni üyelerin katılımını değerlendirecek ve merkezi Suudi Arabistan'da olacak bir sekretarya tarafından desteklenecek. İlk genel sekreter Pakistanlı olacak.
Diğer maddelerde tarafların bu anlaşmayı hukuki dayanak olarak kabul edeceği ve ihtiyaç halinde ilave yasal düzenlemeler önerebileceği belirtiliyor. Metinde "Anlaşma, tarafların daha önce akdetmiş oldukları uluslararası anlaşmalardan doğan hak ve yükümlülüklerine halel getirmez" deniliyor.
Anlaşma tüm tarafların onay sürecini tamamlamasının ardından yürürlüğe girecek. Üç ülke, anlaşmanın yürürlüğe girmesini takip eden ilk 10 yıl boyunca anlaşmadan ayrılamayacak. 10 yılın ardından ise en az üç ay önceden yazılı bildirimde bulunarak çekilme hakkı kullanılabilecek.
Mekke Anlaşması nedir, hangi ülkeler arasında imzalandı?
Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında güvenlik ve savunma alanlarında iş birliğini güçlendirmek amacıyla imzalanan üçlü bir anlaşmadır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından 7 Ağustos 2026’da Mekke’de imzalandı.
Anlaşmanın temel amacı, üç ülke arasında ortak savunma kapasitesini ve caydırıcılığı artırmak, askerî iş birliğini geliştirmek ve bölgesel güvenlik alanında koordinasyonu güçlendirmektir.
Anlaşmada hangi maddeler öne çıkıyor?
Anlaşmanın en dikkat çeken hükümlerinden biri, taraf ülkelerden herhangi birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yönelik kabul edilmesi. Metne göre ülkeler, birbirlerinin bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve egemenliğini korumak amacıyla iş birliği yapmayı taahhüt ediyor. Ancak ortak savunma hükmünün otomatik olarak devreye girmeyeceği, uygulamaya ilişkin kararların istişare ve mutabakatla alınacağı belirtiliyor.
Anlaşma ayrıca savunma sanayisi alanındaki iş birliğinin geliştirilmesini, silahlı kuvvetler arasında koordinasyonun artırılmasını ve ortak tehditlere karşı caydırıcılığın güçlendirilmesini kapsıyor. Resmî açıklamalarda anlaşmanın belirli bir ülkeyi hedef almadığı ve Türkiye’nin NATO kapsamındaki yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığı vurgulanıyor.
Anlaşma kapsamında ne oldu?
Anlaşma, 7 Ağustos 2026’da Mekke’de imzalandı. Ardından üç ülkenin dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarının katılımıyla oluşturulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi, 31 Ağustos’ta İstanbul’da ilk toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda anlaşma kapsamındaki iş birliğinin kurumsallaştırılması, savunma sanayisi ve askerî koordinasyon konuları ele alındı.
Anlaşmanın Türkiye’de yürürlüğe girmesi için onay süreci başlatıldı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un imzasını taşıyan kanun teklifi 21 Ekim’de Meclis Başkanlığına sunuldu. 27 Ekim 2026’da TBMM Dışişleri Komisyonu’nda kabul edilen teklifin yasalaşması için Genel Kurul tarafından da kabul edilmesi gerekiyor.
Mekke Anlaşması neden önemli?
Anlaşma, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında savunma alanında daha kapsamlı bir iş birliği kurulmasını hedefliyor. Üç ülkenin ortak güvenlik ve caydırıcılık kapasitesini artırmayı amaçlayan düzenleme, aynı zamanda Orta Doğu’daki güvenlik meselelerine bölgesel iş birliği yoluyla çözüm geliştirilmesini öngörüyor. Bununla birlikte anlaşmanın nasıl uygulanacağı ve ortak savunma hükümlerinin olası bir kriz durumunda nasıl işletileceği, tarafların alacağı kararlar ve istişare süreciyle şekillenecek.



