Chicago Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü John Mearsheimer, katıldığı bir yayında ABD’nin İran politikasını değerlendirdi. Uluslararası ilişkiler alanında “saldırgan realizm” yaklaşımıyla tanınan Mearsheimer, savaşın gidişatının Washington açısından ciddi bir stratejik sorun yarattığını ifade etti.
ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü askeri operasyonun başarısız bir stratejiye dayandığını savunan Mearsheimer, “İran’a karşı kazanmıyoruz. Dünyaya, kazanamayacağı bir savaşı başlatan bir avuç aptal olduğumuz mesajını veriyoruz” dedi.
Mearsheimer, Clash Report'ta katıldığı bir yayındaki değerlendirmesinde ayrıca Financial Times gazetesinde yayımlanan ve ABD’nin savaş stratejisini eleştiren bir başyazıya atıfta bulunarak Washington yönetiminin net bir hedef ortaya koyamadığını savundu.
Çin ve Rusya’ya verilen mesaj
Mearsheimer’a göre savaş yalnızca Orta Doğu’daki dengeleri değil, küresel güç rekabetini de etkiliyor. ABD’nin İran karşısındaki performansının özellikle Çin ve Rusya tarafından yakından izlendiğini belirten Mearsheimer, Washington’un attığı adımların rakip güçlere “beceriksizlik” mesajı verdiğini söyledi.
Profesör, ABD yönetimindeki bazı isimlere de gönderme yaparak Jared Kushner ve Steve Witkoff ile yürütülen diplomatik temasların da bu algıyı güçlendirdiğini ileri sürdü.
Ukrayna ve Avrupa’da endişe
Mearsheimer, savaşın Avrupa ve Ukrayna cephesinde de ciddi sonuçlar doğurduğunu dile getirdi. ABD’nin küresel petrol piyasasını dengelemek amacıyla Vladimir Putin yönetimine yönelik bazı yaptırımları gevşetmesinin Avrupa’da şaşkınlık yarattığını ifade etti.
Bunun yanında ABD’nin elindeki kritik savunma sistemlerinin Orta Doğu’da kullanılması da tartışma konusu oldu. Mearsheimer, özellikle Patriot hava savunma sistemlerine ait PAC-3 füzelerinin İran’a karşı yürütülen operasyonlarda tüketildiğini belirterek, bu sistemlerin Ukrayna tarafından Rusya’ya karşı savunmada kullanılmak üzere uzun süredir talep edildiğine dikkat çekti.
Uzmanlara göre savaşın uzaması, hem Orta Doğu’daki dengeleri hem de Avrupa’daki güvenlik mimarisini doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor.




